Mahalli mahkemece verilen hüküm sanık tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. Maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
CMK’nun 191/1 maddesi uyarınca duruşmaya iddianamenin kabulü kararının okunarak başlanması gerektiği, yerel Mahkemece 03/05/2019 tarihli ilk duruşmada iddianamenin kabulü kararının okunmadığı, ancak yapılan usul hatasının esasa etkili olmadığı ve bu aşamada hatanın telafisinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla, bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Ancak;
İstinaf incelemesinin konusu, ilk derece mahkemeleri tarafından verilmiş hüküm olup Ceza Muhakemesi Kanununa göre hüküm ancak usulüne uygun olarak toplanmış delillerin tartışılmasından sonra verilir.
CMK madde 217/1'e göre "hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hakimin vicdani kanaati ile serbestçe takdir edilir." hükmüne amir olup CMK madde 209'a göre de muayene ve keşif tutanakları gibi delil olarak kullanılacak belgeler ve diğer yazılar, adli sicil özetleri ve sanığın kişisel ve ekonomik durumuna ilişkin bilgilerin yer aldığı belgeler duruşmada anlatılır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28/06/2011 tarih 2011/1-130 Esas – 2011/149 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere duruşmada okunmamış ve tartışılmamış belge ve deliller hükme esas alınamayacağı gibi CMK madde 215 uyarınca herhangi bir belgenin okunmasından sonra bunlara karşı bir diyecekleri olup olmadığı sanığa sorulmadan hüküm kurulması açıkça yasaya aykırıdır.
Buna göre;
Sanığın sorgusunun yapıldığı 28/06/2019 tarihli duruşmadan sonra Sakarya 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/136 Esas ve yine Sakarya 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/150 Esas sayılı dosyalarının birleştirme kararı ile ana dosya olan 2019/86 Esas sayılı dosya içerisine alınması karşısında, birleşen dosya kapsamındaki iddianameler okunup kendisine yüklenen suç anlatıldıktan sonra savunması alınıp akabinde hükme etkili nitelikteki kriminal raporlar, yakalama tutanakları ve diğer belgeler okunarak diyeceği sorulmadan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle CMK madde 147, 148, 209, 215 ve 217/1'e aykırı davranılması,
Kabüle göre de;
1-İddianamelerde sevk maddeleri arasında gösterilmediği halde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan TCK madde 43'ün uygulanması suretiyle CMK madde 226'ya aykırı davranılması,
2-Yargıtay 20.Ceza Dairesi’nin 2018/3891 esas 2019/285 karar ve yine benzer şekilde aynı dairenin 2015/10718 esas 2019/215 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, suç tarihleri 20/11/2017, 20/09/2018, 10/09/2018 olarak yazılması gerekirken karar başlığında yalnız ana iddianamedeki suç tarihlerine yer verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüş olup istinaf nedenleri bu itibarla yerinde olduğundan, CMK m.289 ve 280. uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 13/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)