Mahalli mahkemece verilen hüküm sanık tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. Maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği, sanığın hüküm tarihinde Beşikdüzü Açık ceza İnfaz Kurumunda bulunması sebebiyle, kanun yolu dilekçesini cezaevi idaresine başvuru aracılığıyla da gönderilebileceği belirtilmediğinden SEGBİS sistemi ile yüze karşı 01/10/2019 tarihinde verilen karara karşı 21/10/2019 tarihinde verilen istinaf dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Olay tarihinde sanığın durumundan şüphelenilmesi üzerine Sapanca Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/112 değişik iş sayılı önleme arama kararına istinaden yapılan arama sonucu suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda önleme arama kararı temin edilmeden hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüş ise de, yapılan yazışma sonucu söz konusu eksiklik tamamlandığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 28.03.2017 tarih, 2015/7-673, 2017/186 Karar; 11.04.2017 tarih, 2015/7-713, 2017228 Karar; 15.04.2014 tarih 2012/5-1373, 2014/187 sayılı ilamlarında belirtildiği üzere; sanığın tekerrüre esas olsun ya da olmasın sabıka kaydı bulunmasına dayanılarak tekrar suç işlemeyeceği yönünden kanaat oluşmadığından bahisle hakkında TCK m.51'in uygulanmamasının yeter ve yasal bir gerekçe olmadığı, TCK m.51 uyarınca erteleme konusunda karar verilirken sanığın geçmişinin değil, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığın gözönüne alınması gerektiği, yargılama sürecindeki olumlu davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek hakkında TCK madde 62/1'in uygulanmasına karar verilen sanık hakkında, sabıka kaydına dayanılarak bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle yetersiz, yasal olmayan ve hükmün kendi içinde çelişen gerekçe ile TCK madde 51'in uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de, sanığın incelenen adli sicil kaydına göre 3 aydan fazla süreli kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunduğundan ve bu nedenle objektif şartlar bulunmadığından sonuç uygulama doğru görülmüştür.
Yukarıda belirtilen eleştiriler dışında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla,
CMK 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)