Mahalli mahkemece verilen hüküm sanık tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. Maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında gözüken Kocaeli 8.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1223 esas 2016/691 karar sayılı ilamının kesin nitelikte adli para cezası olduğu, bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş olup, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 5.paragrafındaki "Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/1223 esas, 2016/691 karar sayılı ilamı ile almış olduğu 3000 TL para cezasının tekerrüre esas olduğu anlaşıldığından sanığa hükmolunan cezanın TCK.nun 58/6-7 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezalarının infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbirinin UYGULANMASINA," ibaresinin hükümden tamamen çıkartılmak suretiyle CMK m.280/1-a uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
KESİN olmak üzere 20/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)