Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda; dairemizin yetkisi, başvuranın istinaf hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve esas hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek 5271 Sayılı CMK'nın 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında yapılan inceleme sonucunda;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sağlık için tehlikeli madde temin etme suçuna yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/05/2013 tarih 2013/11-79 Esas - 2013/244 Karar, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2017/16237 Esas - 2018/14168 Karar ve yine aynı mahiyette yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2018/3447 Esas - 2018/18867 Karar sayılı ilamlarında belirtildiği üzere; sanık vekilinin usulüne uygun olarak yüzüne karşı 18/09/2019 tarihinde verilen hükmü 18/09/2019 tarihli süre tutum dilekçesi ile istinaf ettiği, bu dilekçede vekalet ücretine ilişkin bir istinaf beyanının bulunmadığı, sonradan verilen ayrıntılı istinaf dilekçesi ile şahsi hak kapsamındaki vekalet ücreti yönünden kanun yolu başvuru kapsamını genişletemeyeceğinden bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Sanık hakkında 4250 sayılı yasanın 6/3 ve 7/1-b maddesi uyarınca idari para cezası uygulanırken, maddede öngörülen idari para cezasının, 5326 sayılı Kabahatler Kanunun 17/7 maddesi uyarınca, suç tarihi olan 2019 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak 17.763,00.TL idari para cezası ile cezalandırılması gerekirken, eksik uygulama yapılarak, idari para cezasının, yeniden değerleme oranında artırılmadan 10.000,00TL idari para cezası ile cezalandırılması aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla,
CMK 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 24/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)