Mahalli mahkemece verilen hüküm sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf edilmekle, 5271 Sayılı CMK 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden sanık müdafii ve Cumhuriyet Savcısının istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve aynı yasanın 280. Maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilerek, dosyadaki duruşma tutanakları, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek gereği düşünüldü:
Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından alınan şahit numunelerin müsaderesine karar verilmemiş ise de, mahallinde bu konuda her zaman ek karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Yukarıda belirtilen eleştiri dışında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla diğer istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılacak soruşturma ve kovuşturmada hükme esas alınması gereken 560 TL Adli Tıp Kurumu giderinin sanıktan tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş olup, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 9.paragrafındaki ''Yargılama boyunca yapılan 42,00 TL Tebligat, 560,00 TL ATK gideri olmak üzere toplam 602,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,'' ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine '' Yargılama boyunca yapılan 42,00 TL Tebligat giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına,'' yazılmak suretiyle CMK m.280/1-a uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair sanık hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın süresi itibariyle CMK'nun 291/1-2 maddeleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, sanık ve sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak düzenlettirilip hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. maddesi uyarınca TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 28/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)