T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/279
KARAR NO: 2024/249
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/11/2022
NUMARASI: 2021/479 Esas - 2022/923 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI: ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -...
İSTİNAF YOLUNA
BAVŞURAN DAVALI: TÜRK NİPPON SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ: Av. ... -...
Av. ...-...
DAVALI: ... - ...; ...
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ: 06.01.2023 - 18.01.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 15.02.2023
KARAR TARİHİ: 07.02.2024
YAZIM TARİHİ: 07.02.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.01.2020 tarihinde davalı şirket nezdinde (ZMMS) sigortalı olan ... plakalı aracın davacının sevk ve idaresindeki ... araca vurduğunu, davacının aracının vurmanın şiddetiyle savuralarak ... plakalı aracı çarptığını, ... plakalı aracın olay yerinden kaçtığından tutanak tutulamadığını, davacının başka bir araçla davalının aracını takip ettiğini ve Gebze, Aksesapağı mevkiinde durdurduğunu, araç şoförünün aşırı alkollü olduğunun tespit edildiğini, olay yerinden ikinci kez kaçtığını, davacının oluşan zararının tespiti amacıyla Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/1 D.İş sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yapıldığını, kazada davacının aracının ciddi hasara uğradığını, araçta değişimi yapılan parça bilgilerinin raporda mevcut olduğunu, yapılacak tamirat bedelinin 26.200.00 TL olarak tespit edildiğini, ancak kusur oranı tespiti yapılmadığından alacaklarını bu aşamada belirlemenin mümkün olamadığını, oluşan kaza nedeniyle araçta değer kaybı oluşacağını, söz konusu hasar nedeniyle davacının aracının hasar kaydı için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta şirketince olumlu bir cevap verilmemesi üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmesi de olumsuz sonuçlandığından davalı taraflara karşı iş bu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.00 TL değer kaybı tazminatının ve araç için yapılan 100 TL onarım masraflarının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 16.09.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 48.700,00 TL'ye yükseltmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne, 22.500,00 TL araç değer kaybı ve 26.200,00 TL onarım masrafı olan toplam 48.700,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili ile davalı Türk Nippon Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hüküm kurulurken kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faiz taleplerinin gözden kaçırıldığını, ilk derece mahkemesince hüküm altına alınmayan hükmedilen tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasa faizi ile beraber davalıdan tahsili taleple davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararında hüküm altına alınmayan faiz taleplerinin kaza tarihinden itibaren ödenmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Nippon Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının eksik inceleme sebebiyle hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle mahkemenin hükmetmiş olduğu 48.700 TL ile davalı şirketin poliçe limitini aşmış olduğunu, davalı şirketin teminat poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, gerekçeli kararda faiz başlangıç tarihi ile ilgili hüküm kurulmadığını, davacının aracını satmış olması sebebiyle değer kaybı hesaplanırken satış tarihinin esas alınması gerekirken davanın kaza tarihini esas alarak faiz talep etmesinin ve ticari faiz talep etmesinin kabul edilemez olduğunu, zararın ticari bir işten değil haksız fiilden kaynaklandığını belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle hasar bedeli ve değer kaybı istemine ilişkindir.
Somut olayda, 08.01.2020 tarihinde, davacıya ait araçla davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın karıştığı kaza sonucunda davacının aracı hasar görmüştür.
Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan kusur raporuna göre gerçekleşen kazada davalı sürücü %100 oranında kusurlu bulunmuş, dosya kapsamına sunulan kaza sonrası resimlere ve taraflarca sunulan diğer belgelere göre davacının aracının tamiri ekonomik olacağı, 26.200 TL hasar oluştuğu, ayrıca kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre davacıya ait araçtaki değer kaybının 22.500 TL olduğu belirtilmiştir.
HMK 342/2-e maddesi uyarınca, istinaf yoluna başvuran taraf istinaf dilekçesinde, başvuru sebeplerini ve gerekçesini göstermek zorundadır. Nitekim istinaf denetiminin sınırı, aynı yasanın 355.maddesi uyarınca, kamu düzenine aykırılık teşkil eden haller dışında, istinaf başvurusunda gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olacak şekildedir.
Buradan hareketle, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde, değerlendirmeye kabil hukuki değer atfeden tek neden faiz talebi hakkında olumlu olumsuz karar verilmediğine, davalı sigorta şirketinin ise kararda poliçe limiti dikkate alınmaksızın karar verildiği,faiz başlangıç tarihi ile ilgili karar kurulmadığı, değer kaybının satış tarihi esas alınırak hesaplanması ve yasal faize hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Davacıya ait araçtaki değer kaybı Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında gerçek zarar ilkesi gereğince, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlendiğinden davalı sigorta şirketi vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Ancak kabule göre kazanın 08.01.2020 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafça olay tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunulmasına rağmen mahkemece faiz talebi hakkında karar verilmediği, haksız fiil faili konumunda olan davalı sürücünün haksız fiil tarihinde(kaza tarihinde) temerrrüde düştüğü, yine 2918 sayılı KTK'nun 99/1.maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalı sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, somut olayda, dava dilekçesi ekinde yer alan bilgi ve belgelere göre davacı tarafça davalı sigorta şirketine 20.01.2021 tarihinde yapılan başvuru sonucu 25.01.2021 tarihinde hasar dosyası açıldığı ve bu tarihten itibaren ödeme yapmayan davalı sigorta şirketi 8 iş günü sonrasında 01.02.2021 tarihinde temerrüde düştüğü yine,davalı sigorta şirketinin poliçede yazılı olan teminat miktarı kaza tarihi itibariyle araç başına 39.0000,00 TL olup mahkemece poliçe limitini aşar şeklinde davalı sigorta şirketi aleyhine tazminata hükmedilmesi hatalı olduğundan taraf vekillerinin bu hususlardaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, davalı sürücü bakımından kaza tarihi, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi esas alınarak yasal faize hükmedilmesi, yine davalı sigorta şirketi bakımından poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı bulunmuş ise de; anılan yanılgıların giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince taraf vekillerinin anılan hususlara ilişkin istinaf itirazları kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin kararındaki hatalar düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.11.2022 tarih, 2021/479 Esas ve 2022/923 Karar sayılı kararının, 6100 s. HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,
A)DAVANIN KABULÜ ile, 22.500,00 TL araç değer kaybı ve 26.200,00 TL onarım masrafı olan toplam 48.700,00 TL tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 08.01.2020 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden (poliçe limiti 39.000 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 01.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
B) Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.326,70 TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 59,30 TL harç ve 828,26 TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 2.439,14 TL harcın davalılardan (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,
C) Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç ve 828,26 TL ıslah harcının davalılardan (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine,
D) Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan toplam 1.320,20 TL yargılama giderinin davalılardan (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
E) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükteki A.A.Ü.T. uyarınca 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
F) Arabulucu gideri olarak sarf edilen 1.320,00 TL'nin davalılardan (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
G) Kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
3- İstinaf eden taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendisine iadesine,
4-Davacı tarafından istinaf yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı tarafından yapılan 129,00 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,
6-İstinaf gider avanslarının harcanmayan kısımlarının hesap edilerek yatıranlara iadesine,
7-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07.02.2024
Başkan ...
e-imzalıdır
*Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*