T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2037 - 2025/1697
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2037
KARAR NO: 2025/1697
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/09/2024
NUMARASI: 2023/609 Esas - 2024/463 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI: ......
VEKİLLERİ: Av. ....
Av. .....
DAVALILAR: 1-.....
2-......
VEKİLİ: Av......
DAVALI: .... SİGORTA A.Ş.
VEKİLİ: Av. ....
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ: 28.10.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 04.12.2024
KARAR TARİHİ: 01.10.2025
YAZIM TARİHİ: 01.10.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 77.... plaka sayılı araç ile, davalı sigorta şirketinin sigortalısı, davalı ...'ın maliki, davalı ... sevk ve idaresindeki 41.... plaka sayılı araç arasında 25.04.2023 tarihinde gerçekleşen kazada davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davacının aracının hasar gördüğünü, pek çok parçasının boyandığını, değiştirildiğini ve orijinalliğini kaybettiğini, aracın değer kaybına uğradığını, ayrıca davacının kaza sebebi ile aracı tamirat süresi boyunca kullanamamasından dolayı hak mahrumiyeti de yaşadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı alacağı ile şimdilik 100 TL hak mahrumiyeti alacağının kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte değer kaybı alacaklarının tüm davalılardan, hak mahrumiyeti alacağının davalı Nuriye ve Feyza Albayrak'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; değer kaybı tutarı tam ve kesin olarak belirlenemeyecek durumda olmadığından belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmayan davacının açmış olduğu davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin adresi İstanbul olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, davalı şirkete başvuru sırasında davacı tarafından gerekli evrakların ibraz edilmediğini, davacı tarafa eksiksiz ödeme yapılmış olması nedeniyle talebin tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, sorumluluklarına gidilecekse bile faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile, 100,00 TL değer kaybı talebinin davalı sigorta şirketinden 27.07.2023, davalı Feyza ve Nuriye'den 25.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 100,00 TL ikame araç bedelinin 25.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ve ...'den alınıp davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ikame ettikleri dava niteliği itibariyle belirsiz alacak davası olduğunu, davanın açıldığı tarihte alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenemediği durumlarda dava sonradan somutlaştırılmak ve somutlaştırıldıktan sonra gerekli harcın tamamlanması suretiyle belirsiz alacak davası açılabileceğini, davacının aracının uğramış olduğu değer kaybı alacağının ve hak mahrumiyet alacağı miktarlarının dava açılacağı sırada hesaplanması mümkün olmadığını, teknik inceleme neticesinde belirlenebileceğini, taraflarına herhangi bir şekilde dava değerini somutlaştırmak için HMK'da öngörülen ıslah ve değer artırım süresi verilmeden dava dilekçesinde yer verilen 200 TL üzerinden davanın kabulüne dair karar verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, yargılama sürecinde alınan bilirkişi raporlarında davacının uğramış olduğu zararın eksik hesaplandığını, hesaplanan miktarların davacının uğramış olduğu gerçek zararı yansıtmadığını, ilk derece mahkemesinde İzmit Galericiler Sitesine yazılan müzekkere cevabında "kaza tarihinde aracın bedelinin 1.300.000 TL ile 1.400.000 TL olduğu görülmektedir." denildiğini, ancak bilirkişi tarafından bu yazı cevabı dikkate alınmayarak eksik inceleme yapıldığını, somut dava dosyasında yer alan mevcut raporlar, ekspertiz raporu ve diğer belgelerden anlaşacağı üzere davacıya ait aracın tekrar eski halini alması için gereken asgari onarım süresi 10 günün üstünde olmasına rağmen günlük ikame araç kirasının çok düşük belirlendiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve ikame araç bedeli istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, 25.04.2023 tarihinde davalıların malik, sürücü ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları araç seyir halinde iken davacıya ait park halinde bulunan aracın sol ön kısımlarına çarpması sonucunda davaya konu trafik kazası meydana geldiği, dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu belirtilerek araç değer kaybı ve ikame araç bedeli talebiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın Belirsiz alacak davası başlıklı 107. maddesinde "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.(2) (Değişik:22.7.2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Belirsiz alacak davasının düzenlenme nedeni, davacının dava açarken alacağının tümü için dava açmak istediği hâlde, alacağının miktarını belirlemesi imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek olmasıdır. Davacının belirsiz alacak davası açarken amacı alacağının tümünü dava etmek ve tümü hakkında karar verilmesini sağlamaktır. Kısmi dava açmakta olduğu gibi, alacağının bir kısmını dava etmek değildir. Dava dilekçesinde belirttiği talep sonucu da geçicidir, dava açarken asıl amacı alacağının belirlenir belirlenmez bu miktar üzerinden karara bağlanmasıdır. Belirsiz alacak davasında davacıya alacağını belirlemesinin imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek olduğu istisnai bir durumda böyle bir dava açma olanağı tanınmıştır. Kanun koyucu alacağın belirlenmesinin imkânsız veya kendisinden beklenemeyecek durumda olması hâlinde belirsiz alacak davası açma imkânı tanıdığına göre, böyle bir davanın sonuçlarının da amaca uygun olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle talep sonucu hangi tarihte kesin olarak belirtilirse belirtilsin, dava açıldığı tarihte kesin talep sonucu miktarınca zamanaşımı süresi kesilmiş sayılmalıdır.
Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davanın araç değer kaybı ve ikame araç bedeli talebiyle 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde açıldığı, davanın bu niteliğine göre alacağın tamamının dava konusu edildiği, dava dilekçesinde gösterilen değerin geçici değer olup mahkemece ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat aşamasına geçilmesi, taraflarca gösterilen deliller eksiksiz toplanarak tahkikatın tamamlanması, alacak miktarı ve dava değerinin açıklığa kavuşturulmasından sonra Kanun 107/2. fıkrası uyarınca talebini tam ve kesin olarak belirlemek üzere davacı tarafa açıklanan usul işlemlerinin yerine getirilmek üzere süre verilmesi ve sonucuna göre değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken anılan hususlar göz ardı edilerek karar verilmiş olması dairemizce H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli bazı delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden davacı vekili istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve anılan eksiklik giderilerek yeniden karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27.09.2024 tarih ve 2023/609 Esas, 2024/463 sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine,
4-İstinaf yoluna başvuran davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01.10.2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*