T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1840 - 2025/1737
"T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I"
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1840
KARAR NO: 2025/1737
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13.06.2024
NUMARASI: 2022/603 Esas - 2024/338 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACILAR: 1-.....
2-......
3-......
4-......
VEKİLİ: Av. ......
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI: 1- ..... KARİN LOJİSTİK İNŞAAT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ [25909-49709-00095] UETS
VEKİLİ: Av. ......
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI: 2- ...... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ, [25999-99192-76832] UETS
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI: 3- ...... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ Sahrayıcedit Mah. Batman Sokak Hdı Sigorta Binası, No: 6 34734 Kadıköy/ İSTANBUL
VEKİLİ: Av. ......
DAVALI: 4- .....
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
BAŞVURU TARİHİ: .2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: .2025
KARAR TARİHİ: 03/10/2025
İLAM YAZIM TARİHİ: 09/10/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'nın eşi, ..., ..., ...'nın babaları olan ...'nın, 13/10/2020 tarihinde bisikleti ile Şirintepe viyadüğü altında bulunan kavşaktan geçtiği sırada davalı ...'ın idaresindeki 34......plakalı ticari kargo aracının Ahududu Sokak üzerinden hız limitini aşmış bir şekilde gelerek bisikletine çarpması sonucu meydana gelen kazada ...'nın yaşamını tehlikeye sokan şekilde yaralandığını ve 31/12/2020 tarihinde vefat ettiğini, İstanbul ATK Trafik İhtisas Şube Müdürlüğü'nün 09/11/2020 tarihli raporu ile davalı sürücünün tali kusurlu bulunduğunu, sanık hakkında açılan ceza davasının derdest olduğunu, davalı .... Sigorta kazaya sebebiyet veren 34 ..... plakalı aracın ZMMS şeklinde sigorta yapıldığı şirket olduğunu, davalı .... Sigorta'nın aynı araca kasko sigortacısı olduğunu, ...'nın vefatı sonucu eşi ...'nın onun desteğinden yoksun kaldığını, belirterek müteveffanın eşi ... için 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın, müteveffanın çocukları ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacılara verilmesini, (maddi tazminat yönünden tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları sigorta şirketlerinin başvuru tarihinden itibaren ve poliçe limitleriyle sınırlı olarak sorumluluklarının belirlenmesini), manevi tazminat yönünden davalılar ... ve .... Karin Loj. İnş. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti yönünden 03/10/2020 tarihinden, sigorta şirketleri yönünden başvuru tarihinden itibaren işleyece ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan 34 ..... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde 01/12/2019 başlangıç ve 01/12/2020 bitiş tarihli İhtiyati Mali Mesuliyet teminatın havi Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı vekilinin manevi tazminat talebi bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın yıllık azami limitinin %25'i ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına dahil edildiğini, ancak bu tutarın kişi başı bedeni zarar tutarının %50'sini aşamayacağı, poliçede bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın yıllık azami teminat limiti'nin 100.000,00 TL olduğunu, manevi tazminat bedelinin 25.000,00 TL olduğunu, davacıların destekten yoksul kalma tazminatı açısından sorumluluğun kazaya karışan aracın ZMMS sigortacısı ..... Sigorta'ya ait olduğunu, müvekkili şirket tarafından düzenlenen kasko poliçesinden talepte bulunulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; 34.... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete 30/05/2020-30/05/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile teminat altında olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusur oranında olmak üzere bedeni zararlarda şahıs başıma azami 410.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortacıya dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuruda bulunma zorunluluklarının olduğunu, dava açabilmeleri için mevcut zararın tespiti açısından gerekli belgelerin ibraz edilmesi sureti ile usulüne uygun yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolması gerektiğini, müteveffanın vefatı sebebiyle talep edilen tazminata ilişkin ilgili Genel Şartlarda tahdidi olarak saylan belgeler eksiksiz bir şekilde müvekkili şirkete iletilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun belirlenebilmesi için sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde; davayı ıslah etme zarureti hasıl olduğunu, ... yönünden maddi tazminat alacağına 30.353,05 TL ilave edilerek toplam 31.353,05 TL nin kaza tarihi olan 13.10.2020 itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ..., Allianz Sigorta Anonim Şirketi ve ..... Karin Lojistik İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen tahsiline, (Sigorta şirketinin cevabi yazısında İhbar tarihi 05.08.2022 tarihi itibariyle) belirlenen maddi tazminatın trafik sigortasının sorumluluğunu aşmadığından .... sigorta yönünden talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesin, ... için 50.000,00 tl, ... için 50.000,00 tl , ... için 50.000,00 tl , ... için 50.000,00 tl manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve .... Karin Lojistik İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı kısmen kabul ve kısmen reddine, davacı ... için 25.082,44 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13/10/2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., Cen Karin Loj. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti ve Allianz sigorta şirketinden (Allianz sigorta şirketi bakımından avans faiz başlangıç tarihi 17/08/2022 olup, poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, Davalı HDI sigorta şirketi hakkında açılan maddi tazminat davasının reddine, fazlaya yönelik maddi tazminat talebinin reddine, davacılar ... için 20.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL ve ... için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 65.000,00 TL manevi tazminat bedelinin davalılar ..., ... Karin Loj. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti'den 13/10/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine, fazlaya yönelik manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin manevi tazminat taktirinin son derece düşük olduğunu, caydırıclık içermeyen manevi tatmin oluşturmayan, günümüz ekonomik gerçekler içinde maddi değeri olmayan bir bedelin taktir edildiğini, maddi tazminata esas alınan bilirkişi raporunda mütevaffanın geliri ile destek niteliğindeki eşine yarattığı yoksunluk, borçlar kanununda belirtilen maddi tazminat hesaplarının eksik ve son derece düşük yapıldığını, ayrıca çok düşük hesaplanan destekten yoksun kalınma tazminatına müterafik kusur indirimi yapılarak hakkın özüne dokunacak şekilde indirim yapılmasının kabul edilemez olduğunu, .... sigorta yönünden dava değeri 1.000 TL olmasına rağmen bu rakam gözetilmeyerek 17.900 TL karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin de bozma nedeni olduğunu, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olması ve davanın niteliği gereğince her bir davacı yönünden karşı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken manevi tazminat yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu tüm bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazaya ilişkin düzenlenen resmi kaza tespit tutanağında bisiklet sürücüsü müteveffa ...'nın KTK 57/1-a maddesini ihlal ettiği bu nedenle tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sigortalı araç sürücüsüne herhangi bir kusur atfedilmediğini, her ne kadar Adli Tıp Kurumunun sigortalı araç sürücüne %20 oranında kusur atfetmişse de bu raporun kabulünün mümkün olmadığını ve hatalı olan rapora dayanılarak verilen hükmün bozulması gerektiğini, mahkemece eksik inceleme yapıldığını, dosyanın İstanbul Teknik Üniversitesi Makine-Trafik kürsüsüne ya da Karayolları Genel Müdürlüğü trafik-fen alanında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetine gönderilerek; ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bir rapor alınarak bunun sonucuna göre hüküm kurması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Karin Lojistik vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının eksik incelemeye dayalı olarak verildiğini, davaya konu olayda davalı şirketin herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını ve müteveffanın yüzde yüz kusurlu olması ve yaşı dikkate alındığında olay tarihi ve vefat tarihi baz alındığında olayla illiyet bağının kesildiğinin ortada olduğunu, ayrıca avukatlık kanunu gereğince hükmedilmesi gereken vekalet ücretlerinin de hatalı olduğunu, söz konusu davada her bir tazminat talebi her bir davacı için ayrı ayrı talep edilmesi nedeniyle kabul ve ret oranına göre de vekalet ücretlerine ayrı ayrı hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilerek hatalı hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; haksız fiil (trafik kazası) nedeniyle maddi ve manevi tazminat tazminat istemlerine ilişkindir.
Davaya konu, 13.10.2020 tarihinde meydana gelen olayda davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki, davalılardan ... Karin Lojistik Ltd. Şti'nin işleteni ve maliki olduğu, davalılardan .... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu trafik poliçesi ve diğer davalı .... Sigorta A.Ş. Tarafından kasko ve İMM sigortası ile ile sigortalanan 34..... plakalı aracın, davacıların desteği ...'nın kullandığı bisiklete çarpması nedeniyle davacıların eş ve babaları ...'nın vefat ettiği ve eldeki davanın davacılardan ..... tarafından ölen eşi nedeniyle uğramış olduğu destek yoksunluğu nedeniyle belirsiz alacak davası yoluyla işleten , sürücü ve sigortacıya karşı birlikte maddi tazminat talepli, işleten ve sürücü yönünden manevi tazminat talepli, ölenin çocukları Ertuğrul, İlknur ve Mine tarafından işleten ve sürücüye karşı manevi tazminat talepli olarak açıldığı anlaşılmaktadır.
Maddi tazminata ilişkin istinaf gerekçelerinin incelenmesinde;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve soruşturma aşamasında alınan 09.11.2020 tarihli Adli Tıp rapor ile de örtüşen 17.10.2023 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhstisas Dairesince düzenlenen uzmanlık kurum raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde, desteğin ve destekten yararlanan davacının bakiye yaşam sürelerinde ve gelir hesabında hata edilmesinden karar verilmiş olduğu görülmekle Mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre iskontolu Hesap Yöntemine göre alınan aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde ve hükmedilen tazminata davalıların sorumlu olduğu aracın kullanım amacı ve cinsi gözetilerek ticari faiz hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; taraf vekillerinin anılan yönlere değinen istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
Ancak somut olayda, trafik kolluğu tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağından davacılar desteği bisiklet sürücüsünün kaskının takılı olmadığı anlaşılmakla, desteğin ölümüne yol açan kazada kask takmama olgusunun bir etkisi olup olmadığı 6098 sayılı TBK 52.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kazanın meydana gelmesindeki kusur ile kaza nedeni ile ortaya çıkan zararlı sonuç konusundaki kusur kavramları birbirinden farklıdır. Zarar göreninin, zararlı sonucun ortaya çıkmasına veya artmasına neden olması, 6098 sayılı Borçlar Kanunun 52/1 maddesinde düzenlenen "hakkaniyet indirimi"nin konusu olabilecektir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.
TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
Somut olayda, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1.İhtisas Dairesi tarafından düzenlen 28.10.2021 tarihli raporda göre, davacılar desteğinin ölüm nedenin; "Kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı çok sayıda kemik kot ve esktremite kırıklarıyla birlikte gelişen göğüs içerisinde hava ve kan birikimi ve bunlara bağlı yatalak kalma sonucu gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun kabulü gerektiği" şeklinde tespit edilmiş olduğu, davacıda kaza nedeni ile bacak ve göğüs bölgesinde kırıklar ortaya çıktığı anlaşılmakla; davacının yaralanmasına neden olayda zararlı sonucun meydana gelmesinde yahut artmasında, davacının kask takmamasının bir etkisinin olamayacağı ve yanı sıra bisiklet sürücüleri içinde kask takma yönünde zorunlu yasal düzenlemeler bulunmadığı gözetilmeksizin yanılgılı gerekçe ile davacılar desteğinin olayda müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü ile hesaplanan maddi tazminattan indirim yapılması ve aşağıda yeniden ele alınacağı üzere manevi tazminatın takdirinde esas alınması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de davalılardan ... Sigorta sigorta şirketi yönünden davanın artırılmamış olduğu ve başlangıçta dava değeri 1.000,00 TL gösterilmiş olduğu halde dava değerini aşar şekilde davalı lehine maktu vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmediğinden; davalılar vekilinin bu kapsamdaki istinaf taleplerinin kabulü gerekmiştir.
Manevi tazminata ilişkin istinaf gerekçelerinin incelenmesinde;
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi zararın belirlenmesinde Borçlar Kanunun 56. maddesi ana ve ölçü kaideleri belirleyerek bu çerçevede takdir yetkisini somut olaya özgü olarak hakimin takdirine bırakmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 56 - "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." düzenlemesine haizdir.
Buna göre temel ölçütler "olayın özellikleri" olarak izâh edilen somut olaya ve tarafların sosyo ekonomik durumuna göre değerlendirme yapmak gereğidir. Denge unsur ise mülga 816 sayılı Borçlar Yasasının 48. maddesinin "adalete muvafık" lafzıyla izâh olunan ve yeni yasa da "uygun bir miktar paranın" da şeklinde yer bulan hakkimin durum ve koşulların gereklerine ve hakkaniyete uygun bireysel tatmin kadar toplumsal tatmini de göz önünden bulunduran bir karar vermesi gerekliliğidir. Öyle ki verilecek tazminat aynı zamanda en son kabul gören doktrin ve yargısal içtihatlarda olduğu gibi caydırıcılık etkisini de doğurmalıdır.
Toplumsal hayatın bir parçası olarak hakim, manevi tazminat talepleriyle ilgili karar verirken; kendi yaşantısını ve gözlemlediği sosyolojik vakaları da birlikte değerlendirerek; nesnel bakış açısını da kaybetmeden hakkaniyete uygun bir kar vermelidir. Bu esaslar çerçevesinde, dosyaya kazandırılan soruşturma kayıtları ile tıbbi belgelere göre, davalının tam kusurlu eylemi nedeniyle davaya konu trafik kazasında eş ve babalarını kaybeden davacıların duyacağı üzüntü açık ve anlaşılırdır. Bu nedenle davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Buna karşın, manevi tazminatın amacı zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmak olduğundan; hükmedilen tazminatın da bir tarafı zenginleştirmemesi gerektiği gibi diğer tarafı da fakirleştirmemesi gerekmektedir. Bu açıdan ilk derece mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli ve yeterli olmadığı değerlendirilmiştir.
Somut olayda; olay tarihi ve oluş şekli, davalının kusurlu eylemi, olayın gelişim biçimi ve tazminat isteminin dayanağı ile yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, davacılar yararına talep gibi ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin olaya ve hakkaniyete uygun düşeceği kanaatine ulaşılmış olup; bu sebeple davacılar vekilinin manevi tazminat tutarına ilişkin istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek; maddi tazminat talebi yönünden müterafiik kusur indirimi yapılmadan davanın kabulüne karar verilmesi ve davalılardan HDI Sigorta A.Ş. lehine tarifeye uygun bir biçimde dava değerini aşmayacak şekilde vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken; yanılgılı gerekçe ile yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuş ise de; bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davalıların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davacılar vekilinin maddi ve manevi tazminata ilişkin istinaf gerekçelerinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-A)Davalılar ... Karin Lojistik İnş. Turizm San. ve Tic. Ltd Şti ile .... Sigorta A.Ş. vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
B)Yürürlükteki Yargı Harçları tarifesi uyarınca alınması gereken toplam 1.713,38 TL istinaf nispi ilam harcından peşin alınan 435,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.278,38 TL harcın davalı Allianz Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye gelir kaydına,
C)Yürürlükteki Yargı Harçları tarifesi uyarınca maddi ve manevi tazminat yönünden alınması gereken 6.153,53 TL istinaf nispi ilam harcından peşin alınan 1.538,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.614,93 TL harcın davalı ... Karin Lojistik İnş. Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak hazineye gelir kaydına,
D)Davalıların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerlerinde bırakılmasına,
2- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2024 tarih ve 2022/603 Esas- 2024/338 sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,
A- Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE,
a)Davacı ... için 31.353,05 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13.10.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... Karin Loj. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti ve Allianz sigorta şirketinden (.... sigorta şirketi bakımından avans faiz başlangıç tarihi 17.08.2022 olup, poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine,
b) Davalı HDI sigorta şirketi hakkında açılan maddi tazminat davasının REDDİNE,
c) Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden alınması gereken 2.141,72 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 686,52 TL ile 430,00 TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 1.025,20 TL harcın davalılar ..., .... Karin Loj. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve .... Sigorta şirketinden (..... sigorta şirketi bakımından avans faiz başlangıç tarihi 17.08.2022 olup, poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
d) Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat miktarı üzerinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretini davalılar ..., .... Karin Loj. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ..... Sigorta Şirketinden (..... sigorta şirketi bakımından poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine,
e) Davalı ..... Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
B- Manevi tazminat davasının KABULÜNE,
a) Davacılar ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL ve ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın 13.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar davalılar ..., .... Karin Loj. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara verilmesine,
b) Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden alınması gereken 13.662,00 TL nisbi ilam harcının davalılar ..., ... Karin Loj. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti'den alınarak hazineye irat kaydına,
c) Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince her bir davacı lehine ayrı ayrı 30.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalılar ..., ..... Karin Loj. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
C- Davacılar tarafından yatırılan 686,52 TL peşin harç ve 430,00 TL ıslah harcının davalılar ..., .... Karin Loj. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve .... Sigorta şirketinden (..... sigorta şirketi bakımından avans faiz başlangıç tarihi 17.08.2022 olup, poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
D- Davacılar tarafından yapılan toplam 5.338,00 TL yargılama giderinin davalılar ..., .... Karin Loj. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve .... Sigorta şirketinden (..... sigorta şirketi bakımından avans faiz başlangıç tarihi 17.08.2022 olup, poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
E- 6325 sayılı HUAK 18/A-13,14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabuluculuk Bürosu 2022/105683 numaralı dosyasında ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılar ..., ... Karin Loj. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti ve .... sigorta şirketinden (..... sigorta şirketi bakımından avans faiz başlangıç tarihi 17.08.2022 olup, poliçede yer alan limit dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
F-Kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,
G- İlk derece mahkemesi tarafından düzenlenen 08.10.2024 tarih ve 2024/435-436-437 sayılı harç tahsil müzekkerelerinin işlemsiz iadesinin istenilmesine,
4- Davacılar tarafından yatırılan istinaf ilam harcının talebi halinde iadesine,
5- Davacılar tarafından yapılan 605,00 TL istinaf giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
6-Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09.10.2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*