T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1261 - 2024/1901
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1261
KARAR NO: 2024/1901
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ...(...)
ÜYE: ...(...)
ÜYE: ...(...)
KATİP: ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/01/2024
NUMARASI: 2024/68 Esas - 2024/75 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACILAR: 1-.......
2-.......
3-.......
4-.......
5-.......
VEKİLİ: Av. .......
DAVALI: HEDEF ARAÇ KİRALAMA VE SERVİS ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av. .......
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan)
BAŞVURU TARİHİ: 06.06.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 02.09.2024
KARAR TARİHİ: 07.11.2024
YAZIM TARİHİ: 07.11.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, 06.04.2022 tarihinde davalılardan ... yönetimindeki ... plaka sayılı araçla Gebze ilçesinde yaya olarak yolun karşı tarafına geçmek isteyen davacıların desteğine çarparak ölümüne neden olduğunu, davalılardan Hedef Araç Kiralama ve Servis A.Ş'nin kazayı gerçekleştiren aracın maliki, Zurıch Sigorta A.Ş'nin ise ... poliçe numarasıyla araç için KTK ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olduğunu, kazanın olduğu gün mahallin zemininin asfalt kaplama olduğunu, yol yüzeyinin kuru, havanın açık, vaktin gündüz ve yolun eğimsiz düz olduğu belirtilmiş olmasına rağmen şüphelinin havanın açık olduğu görüş mesafesinin kısıtlı olmadığı bir günde mağdurları fark etmemesinin asıl sebebinin aracın normal hız sınırının üzerinde seyir halinde olduğunu, davacıların bu ölümden sonra iş ve aile yaşamları bozulduğunu, hayatlarının bir anlamı kalmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'er destekten yoksun kalma tazminatının ... ile ...'a, 200.000,00 TL'er manevi tazminatın davacılar ..., ...'a, 100.000,00 TL'er manevi tazminatın davacılar ..., ... ve ...'a verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hedef Araç Kiralama ve Servis A.Ş vekili cevap dilekçesinde, husumet ve yetki itirazları bulunduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı ile dava dışı Euro Gıda San. ve Tic. A.Ş ile arasında Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi imzalandığını belirtmişse de ekte sunulmuş olan sözleşmenin 16. sözleşme süresi başlıklı bölümünde sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlüğe gireceği, araç teslim formunda belirtilen kira bitiş tarihine kadar, her bir araç için ayrı ayrı yürürlükte kalmaya devam edeceğinin belirtildiğini, 19.11.2020 tarihli araç teslim formu incelendiğinde kira bitiş tarihinin yazılmadığını, belirsiz olduğunu, aracın kiralandıktan 1 yıl sonra kazanın gerçekleştiğini, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/774 esas sayılı dosyasının 24.01.2024 tarihli duruşmasında davalı Hedef Araç Kiralama ve Servis A.Ş'nin işletenlik sıfatının devam edip etmediği, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/774 esas sayılı davada ihbar edilen Euro Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne işletenliğin geçip geçmediği hususları tartışılmadan eksik inceleme ile davanın tefrikine karar verildiğini, gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerektiği yönünde olduğunu, 01.10.2020 tarihli "Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi" hükümleri değerlendirilerek kira sözleşmesi süresinin ne kadar olduğu, süresinin uzatılıp uzatılmadığı, kira süresinin kaza tarihi 06.04.2022 tarihini kapsayıp kapsamadığı, kazanın meydana geldiği tarihte kira sözleşmesinin sona erip ermediği tespit edildikten sonra taraflar arasındaki kira sözleşmesinin kaza tarihini kapsadığı sonucuna varılması halinde kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir sözleşme olup olmadığı, ekonomik yararlanmanın kime ait olduğu, kira sözleşmesi ve kira bedelinin maliye ve vergi dairelerine bildirilip bildirilmediği, gerektiğinde işletenin ticari defter ve kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle, kira sözleşmesinin fatura, ruhsat ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, 2024/68 Esas sayılı ayrılan davada davalı Hedef Araç Kiralama ve Servis Anonim Şirketi'nin işletenlik sıfatının devam edip etmediği, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/774 E. sayılı davada ihbar edilen Euro Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne işletenliğin geçip geçmediği hususları tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme karar verildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesini talep etmiştir.
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 06.04.2022 tarihinde, davacıların kızı/kardeşi yaya ..., davalı şirketin maliki olduğu aracın çarpması sonucu vefat etmiştir.
Mahkemece, davalı şirket ile dava dışı Euro Gıda San ve Tic A.Ş arasında uzun süreli kiralama sözleşmesi bulunduğu ve kaza anında aracı kullanan sürücünün Euro Gıda çalışanı olduğu gerekçesiyle, davalı şirket yönünden dosya tefrik edilerek davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK hükümlerine göre, trafik kaydı "işleteni" kesin olarak gösteren bir karine değilse de, onun kim olduğunu belirleyen güçlü bir kanıt niteliğindedir. Ancak, trafik kaydına rağmen işletenliğin 3. kişi üzerinde bulunmasını engelleyen bir kanun hükmü yoktur. Aynı Kanunun 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alacı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 85. maddesinde ise, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." hükmüne yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Somut olayda; davalı şirket tarafından, kazaya karışan aracın uzun süreli kira sözleşmesine dayalı olarak dava dışı Euro Gıda San ve Tic A.Ş'ye kiraya verildiği bu nedenle işleten sıfatının bulunmadığı ileri sürülerek uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ve bu sözleşmeye ilişkin araç teslim formunun sunulduğu, tefrik kararı verilen dosyada davalı sürücünün cevap dilekçesinde dava dışı Euro Gıda San ve Tic A.Ş'de satın alma müdürü olarak çalıştığını, Euro Gıda tarafından kiralanan aracın kendisine kullanması için verildiğini belirttiği ve mahkemece getirtilen SGK hizmet dökümünün de bunu desteklediği, sözleşme tarihi ile kaza tarihi arasındaki süreye bakıldığında kiralama sözleşmesinin uzun süreli olduğu, bu durumda kazaya karışan aracın kaza anında dava dışı Euro Gıda San ve Tic A.Ş'nin fiili tasarrufu altında olduğu anlaşıldığından mahkemece malik sıfatıyla sorumluluğuna gidilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Davacılar vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Ancak, kazaya sebep olan aracın kayden maliki olan davalı hakkında, işleten olmadığından husumetten red kararı verilmiş ise de, davalı şirket ile dava dışı Euro Gıda arasındaki uzun süreli kiralama sözleşmesini davacı tarafın bilmesi beklenemeyeceğinden davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Davacılar vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararında tespit edilen ve yukarıda belirtilen yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve hükmün vekalet ücretine yönelik 4 nolu maddesi hükümden çıkarılmak suretiyle yeniden hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.01.2024 tarih ve 2024/68 Esas, 2024/75 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,
A)Davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri gereğince husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
B) Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL başvuru harcı ile 427,60 TL karar ve ilam harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
C)Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
D) Kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacıların yatırdığı istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
4-Davacılar tarafından yapılan 390,00 TL istinaf giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine,
6-Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07.11.2024
Başkan ...
e imzalıdır
Üye ...
e imzalıdır
*Üye ...
e imzalıdır
Katip ...
e imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*