T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/813 - 2025/862
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/813
KARAR NO: 2025/862
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21.03.2024
NUMARASI: 2022/358 Esas - 2024/187 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI: 1- ...
VEKİLİ: Av..
DAVALI: 2- ...
VEKİLİ: Av...
DAVALI: 3- ALLİANZ SİGORTA A.Ş., [25999-99192-76832] UETS
VEKİLİ: Av...
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat)
BAŞVURU TARİHİ : 04.04.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 08.05.2024
KARAR TARİHİ : 30.04.2025
İLAM YAZIM TARİHİ : 30.04.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.02.2021 tarihinde Sakarya ili Hendek ilçesinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle daimi sakat kaldığını, kaza tespit tutanağında ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın KTK 53/1-b maddesini ihlal etmesi nedeniyle kusurlu bulunduğunu, ek olarak olay akabinde Hendek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan soruşturma kapsamında alınan kusur raporunda davacının kusursuz, davalı ...'ın asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin, meydana gelen kaza neticesinde doğan maddi tazminat alacağını tahsil etmek amacıyla kazaya neden olan aracın trafik sigorta poliçesini tanzim eden Allianz Sigorta AŞ’ye başvurduğunu, sigorta şirketinin hiçbir ödeme yapmadığını, maddi tazminat alacağını müzakere etmek, tahsil etmek ve dava şartını tamamlamak amacıyla başvurulan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde de olumlu bir sonuç alınamadığını ve anlaşamama tutanağı düzenlenmediğini, kaza neticesinde 23.12.2021 tarihli Yenikent Devlet Hastanesi Kurul Raporunda müvekkilinni %20 oranında vücut fonksiyon kaybı (engel) olduğunun tespit edildiğini, davalılar sürücü ve işleten ile ZMM sigorta şirketinin müvekkiline karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek, 300-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizili ile tüm davalılardan ( HMK md 107 çerçevesinde arttırılacaktır), 100.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışndaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan tedavi evraklarının, yargılama neticesinde davacının şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığını, tıbbi mütalaada, kurul raporunda şahsın kalıcı maluliyetine neden olan sekelin “kalp/ritim bozukluğu” olarak belirtildiği ve söz konusu araz ile uyuşmazlık konusu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmadığı açıkça belirtildiğini, bu nedenle maluliyet oranının Yargıtay kararlarında kabul edildiği üzere Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan hatalı raporların hükme esas alınması halinde telafisi güç zararlar doğacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça müvekkilinin asli kusurlu olduğu iddia edilmekte ise de, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında davacının da önünde giden aracı güvenli takip mesafesinden izlemediğinden kusurlu bulunduğunu, davacının kusuruna etkili olabilecek, hızının ne kadar olduğu, emniyet kemerinin takılı olup olmadığının da araştırılacağının da gerektiğini, mahallinde yapılacak keşif sonrası kusur durumunun tekrar tespiti gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tazminat tutarları fahiş olduğunu, talep edilen manevi tazminat miktarının, kişinin acısını bir nebze olsun hafifletmek için değil, zenginleşme vasıtası olarak talep edilir durumda olduğunu, ayrıca talep edilen maddi tazminat kalemleri için de hiç bir delil ortaya konmadığını, davacının tazminat talepleri ile ilgili olarak, sigorta şirketinden veya SGK' dan ödeme alıp, almadığının da araştırılmasının gerektiğini, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; husumet ve yetki yönünden itirazının bulunduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduğu, husumetin davalı Allianz Sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, kusur durumunun tekrar tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulü ile, maddi tazminat talebi bakımından; davacının sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi masraflarına yönelik maddi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davacının geçici iş göremezlik yönünden maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 941,97 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 01/02/2021 tarihinden itibaren, davalı Allianz sigorta şirketinden ise (Poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 08/04/2021'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabülü ile 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davacının herhangi bir maluliyetinin olmadığı ve afaki talebin kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından yapılan itirazlar neticesinde yeniden değerlendirme yapılmışsa da davacı yanın herhangi bir maluliyetinin olmadığının açıkça ortada olduğunu, davacı yan hakkında düzenlenen ATK raporunda herhangi bir usul ve yasaya da aykırılık da bulunmadığından bu yönüyle mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak davacının herhangi bir maluliyeti olmamasına ve davacı tarafından SGK'ya talepte bulunulmamasına rağmen davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına ve manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının manevi yönden herhangi bir zararı olmadığı halde tazminata hükmedilmesinin davacının sebepsiz yere zenginlemesine sebep olacağını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davaya konu, 01.02.2021 tarihinde meydana gelen birden fazla aracın karışmış olduğu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası neticesinde davacının yaralanmış olduğu ve eldeki davayı kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olduğu ileri sürülen ... plakalı araç sürücüsüne, işletene ve aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı maddi ve manevi tazminat talepli olarak yöneltilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı Vekilinin Maddi Tazminata İlişkin İstinaf Gerekçeleri Bakımından Yapılan İncelemede;
6100 sayılı HMK'nın 6763 sayılı Kanun ile değişik 341/2 maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.), 341/4 maddesinde "Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." hükümlerine yer verilmiştir. Maddedeki değerler, 6763 Sayılı Kanunun 47. maddesi uyarınca yeniden değerleme oranlarına göre arttırılmış ve karar tarihi olan 2024 yılı için 28.250,00 TL olmuştur.
İncelenen dosyada; Mahkemece kabul edilen maddi tazminat miktarının 941,97 TL olup, bu miktar karar tarihi olan 2024 yılı itibarıyla genel hukuk mahkemeleri için kesinlik sınırı olan 28.250,00 TL'nin altında kaldığından istinaf olunan karar maddi tazminat hükmü yönünden kesindir.
6100 Sayılı HMK'nın 346/1 maddesi "istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344'üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder." düzenlemesini içermektedir.
İstinaf olunan karar kesin olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince HMK'nun 346/1. maddesi uyarınca istinaf dilekçelerinin reddine karar verilmeksizin dosya Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmiş ise de, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kesin bir karara ilişkin olması nedeniyle HMK 352. maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı Vekilinin Manevi Tazminata İlişkin İstinaf Gerekçeleri Bakımından Yapılan İncelemede;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; Mahkemesince, kesinleşen ceza dosyası içeriği de birlikte değerlendirilerek; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve trafik kolluğu tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile de uyumlu olan kusur raporundaki kusur tespitine dayanılarak; davalı araç sürücüsünün tam kusurlu eylemi ile kazanın gerçekleşmesine neden olunduğunun benimsenmesinde, olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumları ve tazminat hukukuna ilişkin yukarıda yer verilen prensipler gözetilerek; davacı yararına olaya ve hakkaniyete uygun olarak bir miktar manevi tazminata hükmedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin manevi tazminata ilişkin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; davalı vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.03.2024 tarih ve 2022/358 Esas, 2024/187 Karar sayılı kararı maddi tazminat yönünden HMK'nun 341/2 maddesi uyarınca kesin olduğundan davalı ... vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 346/1 ve 352 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.03.2024 tarih ve 2022/358 Esas, 2024/187 Karar sayılı kararı manevi tazminat yönünden usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalıdan alınması gereken, maddi tazminat talebi yönünden 64,34 TL ve manevi tazminat talebi yönünden 1.024,65 TL olmak üzere toplam 1.088,99 TL nispi ilam harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 661,39 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalı ...'in istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30.04.2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır