T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/785 - 2025/768
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/785
KARAR NO: 2025/768
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21.11.2023
NUMARASI: 2020/565 Esas - 2023/612 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACILAR: 1-...
2-...
3-...
4-...
5-...
VEKİLİ: Av...
DAVALILAR: 1-BİROĞLU TURİZM İNŞAAT TAAHHÜT İŞLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
2-...
VEKİLİ: Av...
DAVALI: GÜVENCE HESABI
VEKİLİ: Av...
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasında Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
BAŞVURU TARİHİ: 15.03.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 08.05.2024
KARAR TARİHİ: 17.04.2025
YAZIM TARİHİ: 17.04.2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.01.2018 günü ... himayesinde bulunan olay tarihinde sigortası ve muayenesi bulunmayan ... plakalı okul servisi aracı ile Kandıra Çorallar Mahallesi iç yolunda servis içerisinde bulunan çocukları indirdikten sonra gerekli dikkati özeni ve titizliği göstermeksizin sokakta bulunan davacıların müşterek çocukları ...'ın araç ile üzerinde geçerek ölümüne sebebiyet verdiğini, davalının sevk ve idaresindeki otobüs ile olay mahalli yolda öğrencileri indirip akabinde harekete geçerek seyrine devam ettiği esnada yola bakmadan aracı hareket ettirmesi sebebiyle maktul çocuk ...'in vefatına sebebiyet verdiğini, sürücünün kazada tam kusurlu olduğunu, öğrenci servis aracının gerekli dikkati ve özeni göstermemesi sebebiyle kaza sonucu ölüm meydana geldiğin, kaza sonrasında davacıların çocuklarını kaybetmiş olmanın üzüntüsü içinde kaldıklarını, en ufak gürültü, korna veya çarpma sesinde çocuklarını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden; Güvence Hesabı açısından temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile tahsiline, davacılar ...ve ... için 75.000,00'er TL, ..., ... ve ... için 30.000,00'er TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi birlikte Güvence Hesabı dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde ; davacılara ... ve ... tarafından ibra edildiklerinden hukuki menfaat yokluğundan davanın reddini, davacılara kusur oranında hesaplana tazminatı ödediklerini, dava açmadan önce başvuru şartının yerine getirilmediğini, sürücünün tali kusurlu, müteveffanın asli kusurlu olduğunu, desteğin anne babası dışındaki davacıların vefat edenin sağlığında ondan destek aldıklarını ispat etmeleri gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar, kazada kusurları bulunmadığını, müteveffanın 7 yaşında olduğunu, anne ve babanın gözetim görevini yerine getirmediğinden, davanın reddi talep etmişlerdir.
İlk derece mahkemesi tarafından maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacılar ...ve ... için 50.000,00'er TL, ... için 20.000,00 TL, ... ve ... için 7.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve Biroğlu Turizm İnşaat Taahhüt İşleri Ticaret Ltd Şti’nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kusura yönelik itirazlarının değerlendirmeye tabi tutulmaksızın hesap raporu aldırılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi kök ve ek raporunda kazanın oluş şeklinin dahi hatalı tespit edildiğini, açıklayıcı, tartışmaya mahal vermeyecek, hüküm kurmaya elverişli olarak yeni bir heyetten rapor alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdii edilmesinin hatalı olduğunu, Müteveffa çocuğun kazada kusuru bulunmaması sebebiyle aktüerya raporunun hatalı sonuç doğurduğunu, bilirkişi raporunda hesaplama tablosunun ve yetiştirme gider hesabının hatalı ve fahiş yapıldığını, destek pay oranlarının hatalı olarak hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminata ilişkin, yerel mahkemece kısmen kabul edilmesi sebebiyle davacılar, davalılar vekillerine vekalet ücreti ödemek zorunda kalacağını bu sebeple manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretine ilişkin itirazları olduğunu beyanla, yerel mahkeme hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında ölüm nedeniyle uğranılan maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Yapılan incelemede; 08.01.2018 tarihinde mülkiyeti davalı Biroğlu Turizm şirketine ait olup diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki olay tarihinde trafik sigortası bulunmayan ... plakalı okul servisinin çarpması sonucunda kaza tarihinde 7 yaşında olan davacıların desteği ...'in hayatını kaybettiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu kazanın oluşumunda ağırlıklı ve asli kusurun davacıların desteğinde olduğu kaza tespit tutanağı ile tüm dosya münderecatında alınan kusur raporları içeriğinden anlaşılmaktadır.
Kazaya ilişkin yürütülen Kandıra 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/158 esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda davalı ...'in kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu esası benimsenerek müsnet taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verme suçundan mahkumiyetine (HAGB) dair verilen hüküm kesinleşmiştir. Mahkeme gerekçesinde maddi vakıanın kabul gören gerçekleşme biçimine yer verilmemekte ise de, kaza tespit tutanağı, yargılamada alınan ATK'Nnın 24.01.2019 ve ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunun 03.12.2019 tarihli kusur raporuna ve keşfen alınan trafik bilirkişisinin 10.06.2018 tarihli kusur raporlarına itibarla hüküm kurulduğu görülmektedir. Eldeki davada İTÜ Heyetinden alınan asıl ve kök raporlarda davalı sürücünün %40, desteğin %60, Karayolları heyetinden alınan asıl ve kök raporlarda ise bu oranların davalının %25, desteğin ise %75 olarak belirlenmiş, mahkemece bahsi geçen Karayolları heyet raporuna itibarla hüküm kurulmuştur.
Tüm dosya kapsamına ve görgüye dayalı tanık ...'in olay sonrası kolluk beyanına göre; davalı sürücünün yolcu indirmek üzere aracını durdurduğu, henüz harekete geçtikten sonra yolun solundan sağ tarafına doğru bir çocuğun koştuğu, çocuğun karşıdan çıkmayınca yola doğru baktığında yerde yattığını gördüğü, davalı sürücünün ise aşamalarda, aracını hareket ettirdiğinde önünde herhangi bir kimsenin bulunmadığı, ancak aracının tekerleğinin zıpladığını farkettiği, bir müddet ayna görüş mesafesine kadar ilerledikten sonra yayaya çarptığını farkettiği biçimde ifade verdikleri, kaza tespit tutanağında da müteveffanın çarpma noktasından itibaren 6.3 metre sürüklendiği, aracın ise 19.6 metre ilerde durduğu tespitine yer verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı sürücünün köy içi kaza mahallinde yolcu indirmek üzere duraklayıp indirdikten sonra henüz tekrar harekete geçtiği sırada seyrine göre taşıt yolunun solundan sağına doğru koşarak karşıya geçmeye çalışan destek yayaya aracının sol yan kısımları ile çarptığı, akabinde aracın sol arka tekerleğinin üzerinden geçmek suretiyle desteğin ölümüne sebebiyet verildiği anlaşılmakla, Karayolları heyetinden alınan kusur raporu dairemizce oluşa uygun bulunduğundan mahkemece bahsi geçen rapora itibarla hüküm tesisinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, davacılar, kaza tarihi itibariyle trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı kaza ile ilgili olarak davalı sürücü ve işleten dışında 2918 sayılı KTK'nın 91 ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9.maddeleri çerçevesinde Güvence Hesabından da tazminat isteminde bulunmuştur.
Destek tazminatını hesaplanırken TRH2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması gerekir. (aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 16/3/2022 tarih, 2021/10279 Esas ve 2022/5016 Karar sayılı ilamı).
Diğer taraftan, hayatın olağan akışına göre; trafik kazası sonucu davacıların küçük çocukları ölmeseydi 18 yaşına gelmesi ile birlikte gelir elde edeceği ve ana ve babaya bakacağı muhtemeldir. Desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babaya %25 pay verilmesi, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki eşe iki anne ve babaya birer pay vererek yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16’şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14’er pay verilmesi, daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya %12,5’er pay verilmesi, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekmektedir.
Bundan başka, anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa sadece babadan %5 oranında yetiştirme giderinin destek hesabından düşülmesi gerektiği gözetilmelidir.
Diğer taraftan, 2918 sayılı KTK’nun 111. maddesinin 2.fıkrasında; "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmü mevcuttur. Maluliyet tazminatı öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanmalı, ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nun 111. maddesinin 2.fıkrasında belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmelidir. Şayet ödenmesi gereken maluliyet tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa, daha önce verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilerek, rapor tarihindeki verilere göre hesaplanan tazminat tutarından davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenerek düşülmesi gerekmektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; desteğin kaza tarihinde 7 yaşında ve öğrenci olduğu, dava dilekçesinde destek tazminatı istenen davacı anne ve baba ile davalı Hesap arasında 16.01.2019 tarihili ibraname tanzim edildiği ve ibranameye "fazlaya ilişkin istemlerin saklı ve makbuz hükmünde olduğuna ilişkin" şerh düşüldüğü, ibranameye istinaden Hesap tarafından adı geçenlere 23.01.2019 tarihi itibariyle ödeme yapıldığı ve yapılan kolluk araştırmasına göre davacı annenin ev hanımı olup herhangi bir gelirinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu çerçevede somut uyuşmazlıkta, gerek 14.02.2023 tarihli aktüer kök raporunda ve gerekse hükme esas alınan 01.07.2023 tarihli aktüer ek raporunda TRH2010 Yaşam Tablosunun esas alınarak hesaplama yapılmasında yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, tazminat hesabı yapılırken Progresif Rant Yöntemine göre yapılacak hesaplamada % 1,8 teknik faiz uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi, bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılmaması, yalnızca davacı baba için %5 oranında yetiştirme gideri hesaplanması gerekirken ev hanımı olup herhangi bir gelirinin bulunmadığı anlaşılan davacı anne yönünden de %5 yetiştirme giderinin hesaplanması doğru görülmemiştir. Şu durumda mahkemece yapılacak iş, ibraname tarihinden itibaren iki yıllık yasal sürede eldeki davanın açıldığı da gözetilerek öncelikle hükme esas alınan aktüer bilirkişiden yukarıda değinilen çerçevede ek rapor alınarak ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nun 111.maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
İlk derece mahkemesinin hükmüne esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda tespit edilen ve yukarıda belirtilen hatalar Dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden davacılar vekilinin aktüer bilirkişi raporuna yönelik istinaf taleplerinin kabulü ile davacılar vekilinin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına aktüer bilirkişiden yukarıda değinilen çerçevede ek rapor alınarak ödenmesi gereken miktarla ödenen miktar arasında 2918 sayılı KTK’nun 111.maddesinde belirtildiği şekilde fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.12.2023 tarih ve 2020/565 Esas- 2023/612 sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde iadesine,
4-Davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
5-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17.04.2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*