T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/683 - 2025/808
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/683
KARAR NO : 2025/808
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2023
NUMARASI : 2018/697 Esas - 2023/661 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI : ...
VEKİLİ : Av...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ...
VEKİLİ : Av...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : 2 -BEYAZ GÜL L.P.G.VE ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ TİCARET VE SANAYİİ LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : 3 -MAPFRE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
BAŞVURU TARİHİ : 03.01.2024 - 23.01.2024
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 25.04.2024
KARAR TARİHİ : 24/04/2025
İLAM YAZIM TARİHİ : 24/04/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının
05/11/2017 tarihinde ... plakalı motosikletiyle seyir halinde iken davalılardan ...'nun kullandığı davalılardan Beyaz Gül şirketine ait ... plakalı kamyonet ile davacıya arkadan çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, davalı sürücünün kaza anında 1.80 promil alkollü olduğunu, alkolün etkisiyle aracı gerekenden daha hızlı kullanması nedeniyle aracın hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet verdiğini, davalı sürücünün bu kazada asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının çarpmanın etkisiyle önce kullandığı motosikletin altında kaldığı sonrasında ise davalının kullandığı araçla davacının ayağının üzerinden geçtiğini, davacının Yalova Devlet Hastanesi'nde yapılan ilk müdahale sonrasında İstanbul Acıbadem Hastanesi'nde 10'dan fazla ameliyat geçirdiği ve 58 gün hastanede yattığını, davacının taburcu olmasından sonra 3 ay ayağının üstüne basamadığı ve devamında da 1 yıl bakıma muhtaç kaldığını, meydana gelen kaza nedeniyle davacının engelli birey haline geldiğini ve davacıda sürekli maluliyet oluştuğunu, bu itibarla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın (geçici iş göremezlik zararı, sürekli iş göremezlik zararı, tedavi gideri, geçici bakıcı tazminatı vs) davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe ile sınırlı kalmak kaydı ile davalı sigorta şirketi yönünden başvuru
tarihi olan 08.11.2018 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile
müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Beyazgül L.P.G. ve Elk. Ev Alt. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının haksız ve geçersiz davasının davalı bakımından reddine karar verilmesini, davalılardan ... ile davacı arasında meydana gelen trafik kazasının zorunlu mali mesuliyet trafik sigortası kapsamında olduğunu, her ne kadar araç malikinin Beyazgül Ltd Şti olsa dahi, davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, sorumluluğunun olabilmesi için işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişinin kusuru
gerektiğini, ...'nun ise davalı şirkete ait araçla seyrederken keskin virajın arkasından iniş eğimli
yolda ivme kazanmasının etkisiyle önüne çıkan ...'ın kontrolündeki motosiklete çarpmamak için aracın
kontrolünü kaybetmek pahasına yolun dışına savrulduğunu ve olabilecek en hafif hasarla kazayı atlatmakta bunun büyük
etkisinin olduğunu, sürücü ...'nun olaydaki kusurunun davacı vekilinin iddia ettiği oranda olmadığını, kazaya ...'ın kusurlu hareketinin ve kazanın meydana gelmesine kendi kusuruyla sebebiyet verip vermediğinin, müterafik (birlikte) kusurun bulunup bulunmadığının ayrıntılı şekilde
tespiti için uzman bilirkişi incelemesi ve bilirkişi raporu alınması gerektiğini, olay esnasında davacı ...'ın kask
takmadığı ve koruyucu dizlik ya da kamuflaj giymediğini, motosiklet sürücüsünün kask takmayarak ve koruyucu malzeme kullanmayarak zararın artmasına sebep olduğunu, hesaplanacak zarardan müteferrik kusur indirimi yapılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Mapfre Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkil sigorta şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın sigorta şirket nezdinde kaza tarihini kapsayan ... numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, bu poliçedeki kişi başı sakatlık ve ölüm teminatlarının kaza tarihi itibariyle kişi başına 330.000,00-TL olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, davacıların sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas
Dairesi’nden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, davacının iddia ettiği maluliyetin kaza ile ilgisinin ispatlanması gerektiğini, hazırlanacak bilirkişi raporunda maluliyet tespit edilmesi halinde; maluliyetin geçici nitelikte olup olmadığı, kaza ile netice arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve maluliyetin sürekli olup olmadığı konuları
belirlenmesi gerektiği, maluliyetin tazminat gerektirip gerektirmediği konusu da açıklığa kavuşturulması gerektiği, bir
tazminat ödemesinin söz konusu olabilmesi için maluliyet oranının yanında, davacının çalışabilecek durumda olup
olmadığı, mesleği, maluliyet sebebi ile mesleğini yerine getirip getiremediği konuları tespit edilmesi gerektiği, davacı maluliyetine rağmen kazanç kaybına uğramadan hayatını sürdürebiliyorsa, maluliyet tazminatına hükmedilmemesi ya da bu durumun tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde; maddi tazminat taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 3.570.043,89 TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından; maddi tazminat bakımından; davanın kabulü ile; 3.570.043,89 TL maddi tazminatın davalılar ... ve Beyaz Gül şirketi yönünden kaza tarihi olan 05/11/2017 tarihinden itibaren davalı Mapfre Sigortadan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 16/11/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 100,00-TL tedavi gideri davalılar ... ve Beyaz Gül şirketinden yönünden kaza tarihi olan 05/11/2017 tarihinden itibaren davalı Mapfre Sigortadan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 16/11/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 100,00-TL bakıcı gideri davalılar ... ve Beyaz Gül şirketinden yönünden kaza tarihi olan 05/11/2017 tarihinden itibaren davalı Mapfre Sigortadan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 16/11/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, manevi tazminat bakımından; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 50.000,00-TL manevi tazminatın ... ve Beyaz Gül şirketinden kaza tarihi olan 05/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı, davacı vekili, davalı ... vekili, davalı Beyazgül LPG Elektrikli Ev Aletleri Tic. San. Ltd. Şti vekili ve davalı Mapfre Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ahkemece verilen kararda her ne kadar davacı lehine hükmedilen tazminat kalemlerine yasal faiz uygulanmış ise de davacının yaralanmasına sebebiyet veren aracın davalılardan Beyazgül LPG Elekt. Ev Aletleri Tic. San Ltd. Şti'ye ait olduğunu ve ticari amaçla kullanıldığını, bu sebeple mahkemece hükmedilen tazminatlara ticari faiz uygulanması gerektiğini, ayrıca davacının maluliyet oranının ATK tarafından %20 tedavi gördüğü hastaneden verilen raporda ise %42 olarak belirlendiğini, aradaki çelişki giderilmeden yapılan hesaplama ile hükmedilen maddi tazminat miktarının hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Beyazgül LPG Elektrikli Ev Aletleri Tic. San. Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacıya ödenen gerçek ücretin tespit edilmediğini, hesaplamalarda davacının net ücretinin değil brüt ücretinin hesaplamaya esas alındığını, sürekli iş göremezlik zararının çalışana ödenen net ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, mahkemece davacıya ödenen net ücretin tespit edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının net ücretinin değil brüt ücretinin hesaplamaya esas alındığını, bu yüzden fahiş rakamlar ortaya çıktığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacıya ait bordrolarda sürekli bonus yahut ikramiye gibi normal ücret üzerine ilave edilen ücretlerin bulunduğunu, bu hususun hayatın olağan akışına aykırı bir durum olduğunu, hesaplanan tazminattan kusur ve müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasının da hatalı olduğunu, davalı şirketin çalışanının düğüne gitmek için aracı iş yerinden adeta çalmış olması nedeniyle davalı şirketin tazminattan sorumlu tutulmaması veya hiç olmazsa indirime gidilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının davalı Beyazgül L.P.G. yararına kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, ihtilaflı veriler üzerinden hatalı tespitler yapıldığını, davacıya ödenen gerçek ücretin belirlenmediğini, davacının ücret bordrosu bulunmayan dönemler için asgari ücrete oran kurularak hesaplama yapılmasının ve tazminat hesaplamasının davacının net ücreti üzerinden yapılması gerekirken gerçek dışı brüt ücreti üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, işleyecek (pasif) dönem (12 yıl 9 ay 23 gün) hesabında da yine hatalı veriler üzerinden hesaplama yapılarak gerçek dışı ve fahiş miktarların belirlenmediğini, davacının işvereni tarafından dosyaya sunulan bordroda Ağustos 2023 için davacıya ödenen net ücret 34.110,23-TL olarak belirtilmesine rağmen bilirkişi raporunda Ağustos 2023 için davacının net ücretinin 84.944,65-TL olarak kabul edildiğini, bildirilen bordronun dahi gerçeği yansıtmazken bir de olması gereken tutarın iki katından fazla tutar esas alınarak hesaplama yapıldığını, ATK Genel Kurulu'ndan kusur oranları ile ilgili rapor alınmadığını ve kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının sübut bulmadığını, manevi tazminat miktarı belirlenirken davalının maddi durumunun dikkate alınmadığını, dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Mapfre Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararında davalı şirketin poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğundan bahsedilmişse de kaza tarihindeki poliçe limiti olan 330.000,00 TL'den sorumlu olacağının açıkça belirtilmediğini, davalı şirketin sorumluluğunun tek teminatla sınırlı olduğunu ve bu tutarın 330.000,00 TL olduğunu, bakıcı gideri ve tedavi giderinin teminat dışı olduğunu ve SGK sorumluluğunda bulunduğunu, sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan bakıcı giderlerinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, söz konusu tazminat miktarının tespitinde sakat kalan kişinin esas alındığını, bakıcı teminatı adı altında ayrıca bir teminat bulunmadığını, diğer bir ifadeyle sürekli sakatlık ve sürekli bakıcı giderinin aynı teminat kapsamında olduğunu, kaldı ki davacı tarafından belgelenmeyen tedavi masraflarını kabul etmediklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirket yönünden faiz başlangıç tarihinin en fazla dava tarihi, ıslah edilen tutar için ise ıslah tarihi olması gerektiğini beyanal ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazasında oluşan cismani zarardan kaynaklı maddi ve tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu, 05.11.2017 tarihinde, davacının sevk ve yönetimindeki ... plakalı motosiklete davalı sürücüsü ...'nun sevk ve yönetimindeki ... plakalı aracın arkadan çarpması şeklinde gerçekleşen çift taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında davacının ağır bir şekilde yaralanmış olduğu ve eldeki davanın davalılar sürücü, işleten ve sigortacıya karşıya yöneltilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen ve birbiriyle ve trafik kaza tespit tutanağı ile uyumlu olan Ceza dosyasındaki Adli Tıp raporu ile eldeki dava dosyası kapsamında alınan kusur raporlarındaki kusur tespitinin benimsenerek; davaya konu trafik kazasında, davalı araç sürücüsünün alkollü bir şekilde arkadan çarpma suretiyle tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 85.maddesinin - (Değişik fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.)" Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." şeklinde hükmüne göre davacının yaralanması nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararlarından davalı işletenin kanuni sorumluluğunun kabul edilmesinde, Mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre iskontolu Hesap Yöntemine göre ve davacının brüt geliri üzerinden alınan aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde bir hata görülmemiştir.
Yanı sıra kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine dayalı olarak İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas (Tıp) Kurulundan alınan maluliyet raporunun benimsenmesinde, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ile Tedavi Gideri kapsamında bulunmayan Geçicici İş Göremezlik Tazminatı ve Bakıcı Giderleri yönünden davalıların sorumluluğuna gidilmesinde, 2918 Sayılı KTK 99.maddesine uygun olarak davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin belirlenmesinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 52.maddesi gereğince, trafik kolluğu tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında davacının kaza anında kaskının takılı olduğunun tespit edilmiş olmasına göre davacının meydana gelen zararın artmasına pasif hareketi ile neden olmadığı gözetilerek; hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre; taraf vekillerinin anılan yönlere değinen tüm istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.
Ayrıca her ne kadar kazaya karışan davalıların işleteni, sürücüsü ve sigortacısı olduğu aracın cinsinin kamyonet kullanım amacının ise ticari olduğu gözetilerek ticari faize hükmedilebilecek ise de davacının dava dilekçesinde faizin türünü belirlememiş olduğu, bu yönde ıslah dilekçesi sunulmadan artırım dilekçesi ile faizin türü değiştirilemeyeceğine göre mahkemesince hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesinde usule aykırılık bulunmadığından; davacı vekilinin faize ilişkin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
Ancak, bilindiği üzere, haksız fiillerden kaynaklanan maddi tazminat talepli davalarda, zarar görenin, çalışma gücünün azalmasında ya da tamamen yitirilmesi halinde yahut destek tazminatının hesaplanmasında, tazminat hesapları, aktüer bilirkişiler tarafından, belirli varsayımlara dayalı olarak belirlenmekte olup henüz gerçekleşmiş olaylara ilişkin kurguya dayalı bir değerlendirme yapılmaktadır. Kişinin muhtemel yaşam süreleri ve muhtemel gelirleri de bu kapsamda farazi hesaplamalara dayanmaktadır.
Yargıtay'ın Tazminat hesabına esas kazançların belirlenmesine yönelik yerleşik kararlarına göre, tazminat hesabına esas kazançlar belirlenirken, olay tarihinden hüküm tarihine kadar bilinen tüm (emsâl) kazanç unsurlarının hesaplamada gözetilmesi; “işlemiş-işleyecek dönem” ayrımı yapılması; işleyecek dönem kazançlarının, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan benzer (emsâl) kazanç unsuru birim alınarak, her yıl için %10 artıılıp %10 iskonto edilmesi, pasif dönem zararının da aynı biçimde hesaplanması gerekmektedir.
Tazminat hesaplarında olay tarihi başlangıç alınmakta ise de, rapor tarihine kadar geçen zaman içerisinde hesaplamaya esas kazançlar belli olduğundan, geleceğe yönelik zarar hesaplarında olduğu gibi varsayımlara dayanılamayıp, o güne kadar bilinen ücret ve kazançlara göre “işlemiş dönem” zararlarının hesaplanması gerekmektedir. Bu uygulama, Yargıtay kararlarında sıkça yinelendiği gibi, “gerçek belli ise varsayımlara dayanılamaz” ilkesinin bir soncudur.
Buna göre ilk derece mahkemesince, davacının kazanın gerçekleştiği 2017 yılı Kasım ayı ve müteakip Aralık ayına ilişkin ücret bordroları dosyaya kazandırılmadan 2018 ve sonrası ücret bordroları ile yetinilmek suretiyle ve dosyaya kazandırılan 2018 yılı ücret bordrolarının asgari ücrete oranlanmak suretiyle işlemiş bilinen döneme ilişkin olarak 2017 yılı kazançlarının hesaplanması doğru görülmemiştir. Diğer yandan aktüer bilirkişi tarafından, davacının dosya kazandırılan tüm ücret bordroları tetkik edilerek; davacının bordrosuna yansıtılan tüm ek ödemelerine ilişkin kazancının süreklilik arz edip etmediği değerlendirilmeden ve süreklilik arz etmesi halinde davacıya bir yıl içerisinde yapılan maaşı dışındaki tüm ek ödemelerin toplamının belirlenerek 12 aya bölünmek suretiyle aylık brüt ücretin belirlenmesi gerekirken bunun yapılmaması doğru görülmediğinden davalı işleten vekilinin bu kapsamdaki istinaf gerekçeleri ile sınırlı olarak istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.
Her ne kadar davalı sigorta şirketince karardan sonra cebri icra yoluyla poliçe limiti ile sorumlu oldukları tutarın icra dosyasına ödenmiş olduğu ve davanın kendileri bakımından konusuz kaldığı ileri sürülmüş ise de Dairemizce verilen kaldırma kararının mahiyeti gereğince anılan hususun ilk derece mahkemesince yeniden yapılacak yargılama esnasında değerlendirilmesi gerekecektir. Bu nedenle bu aşamada anılan istinaf sebebi incelenmemiştir.
Şu halde mahkemesince yapılması gereken iş davacının 2017 yılına ait 12 aylık ücret bordroları dosyaya kazandırıldıktan sonra ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermekten ibaret olacaktır.
İlk derece mahkemesinin kararında tespit edilen ve yukarıda belirtilen hata dairemizce H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli bazı delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden; davalı Beyazgül Ltd.Şti vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı Beyazgül Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.11.2023 tarih ve 2018/697 Esas, 2023/661 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf talebinde bulunan tarafların yatırdıkları istinaf harçlarının talepleri halinde yatıranlara iadesine,
4-Tarafların istinaf başvurusu için yaptıkları giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, harcanmayan istinaf gider avanslarının yatıranlara iadesine,
5-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/04/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*