T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/221 - 2025/97
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/221
KARAR NO : 2025/97
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/06/2023
NUMARASI : 2015/700 Esas - 2023/649 Karar
KATILMA YOLU İLE İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. .........
Av. .........
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : .......
VEKİLİ : Av. .......
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ..........
DAVALI : ..............
VEKİLİ : Av. ..........
Bu dosya ile birleşen Gebze Asliye Ticaret Mah.2023/360-441 E.-K.sayılı dosyasında
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI : ............
VEKİLLERİ : Av. ............
Av. ...........
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : .............
VEKİLİ : Av. .......
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. .............
DAVALI : ................
VEKİLİ : Av. ............
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
BAŞVURU TARİHİ : 24.08.2023 - 20.09.2023 - 09.10.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 19.02.2024
KARAR TARİHİ : 16.01.2025
YAZIM TARİHİ : 16.01.2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki diğer davalı ... adına kayıtlı bulunan aracın seyir halinde iken davacıya çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, davacının sol diz kapağında çatlak meydana geldiğini, ayağının alçıda kaldığını, daha sonra fizik tedavi gördüğünü, bel kemiğinde yamulma da meydana geldiğini, başkalarının yardımı ile tüm ihtiyaçlarını karşıladığını, ayağa kalksa dahi bastonlu yürüyebildiğini, tam iyileşemeyeceğini, %12,2 oranında malul kaldığını, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olmasına rağmen, trafik kazası tespit tutanağının davalının tek taraflı beyanları doğrultusunda düzenlendiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 3.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında maddi talebini toplamda 139.944,81 TL'ye artırmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davalının seyir halinde iken yol kenarında, park halinde duran bir Ford Connet marka aracın yanından geçerken sağ aynasının birden kapandığını, hemen durup aşağıya indiklerini, davacıyı görüp geçmiş olsun dediğini, kolonya ve su verdiğini, bir şeyi olup olmadığını sorduğunu, bir şeyi olmadığını söylediğini, personelin yanında hatanın kendisinde olduğunu, yola bakmadan birden çıktığını söylediğini, birkaç adım attıktan sonra ayağının acıdığını söyleyince hastaneye götürdüklerini, Fatih Devlet hastanesinde gerekli kontrollerin yapıldığını, filmler ve tetkikler yapıldığını, davalı sürücünün alkol muayenesine tabi tutulduğunu, sonra hep birlikte Cumhuriyet Polis Merkezine geldiklerini ve ifade verdiklerini, davacı, hatanın kendisinde olduğunu bildiği için ve yakından ilgilendikleri için şikayetçi olmadığını, daha sonra Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015/17816 Sr nolu dosyasından takipsizlik kararı tebliğ edildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde, davacının yola kendisinin dikkatsizce çıktığını, kendi servisine binmek için acele ettiğini ve tüm kusurun kendisinde olduğunu, Fatih Hastanesinde kendisinin, oğlu ..., eşi ... ve ...'ın yanında söylediğini, insani vazife olarak tamamen iyi niyetle davacıya yardım edip, hastanede refakat ettiklerini, röntgen raporlarında da herhangi bir sıkıntı görülmediğini, davacının çalışan olması sebebiyle, işyeri için rapor istediğini ancak doktorlar tarafından böyle bir yaralanma için kesinlikle uzun süreli rapor verilemeyeceğini beyan ettiklerini, davacının yanına giderek suçun servis şoföründe olup olmadığını sorup, şöförün suçlu olması halinde onu işten çıkaracağını söylediğinde, ...'ın kesinlikle şöförün suçunun olmadığı, tamamen kendi suçu olduğunu söylediğini, zaten servis şoförünün de kaza sebebiyle korktuğundan dolayı bana işi bıraktığını söylediğini, davacının karakolda verdiği ifadede hatanın tamamen kendisinde olduğunu ve kesinlikle şoförün hiçbir suçunun olmadığına dair tutanağa imza attığını, davacıya maddi olarak yardım yapmak istediği ancak maddi borçlarının yüklü miktarda olması, aracın kredi ile alındığından bankaya ipotekli olması vb. sebeplerden dolayı yardım yapamadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şti. vekili cevap dilekçesinde, tarafların kusur oranı ile müterafik kusurun tespiti gerektiğini, kusur durumunun ATK Trafik İhtisas Dairesi; maluliyetin ise ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından incelenmesini talep ettiklerini, müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını, SGK'ya müzekkere yazılarak davacılara rücuya tabi bir gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını; dava konusu olayda iş kazası bulunup bulunmadığının tespitini; ayrıca davacının kaza tarihinde çalışıp çalışmadığının belirlenmesi için SGK'dan hizmet dökümünün istenmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Bu dosya ile birleşen Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/360 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki diğer davalı ... adına kayıtlı bulunan aracın seyir halinde iken davacıya çarparak yaralanmasına sebep olduğunu, davacının sol diz kapağında çatlak meydana geldiğini, ayağının alçıda kaldığını, daha sonra fizik tedavi gördüğünü, bel kemiğinde yamulma da meydana geldiğini, başkalarının yardımı ile tüm ihtiyaçlarını karşıladığını, ayağa kalksa dahi bastonlu yürüyebildiğini, tam iyileşemeyeceğini, %12,2 oranında malul kaldığını, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olmasına rağmen, trafik kazası tespit tutanağının davalının tek taraflı beyanları doğrultusunda düzenlendiğini, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/700 esas sayılı dosyası ile açtıkları davada davacının meydana gelen olay sonucu yaralanmasından dolayı %12,2 oranında maluliyeti olduğu tespit edildiğini, alınan kusur bilirkişi raporlarında meydana gelen kazada davalı sürücünün %30, davacının ise %70 kusurunun olduğunun tespit edildiğini, taraflarınca kusur raporlarına itiraz edildiğini, davacının % 12,2 sürekli iş göremezlik oranına ve davalının %50 kusur durumuna göre alınan 17.01.2022 tarihli hesap bilirkişi raporunda, davacının maluliyetinden doğma maddi zararının (geçici ve sürekli iş göremezlik zararının ) 137.444,81 TL olduğu, bakıcı giderinin ise brüt 2.547,00 TL olduğu tespit edildiğini, aktüerya raporuyla belirlenen maddi tazminat miktarı açısından maddi tazminat davasının fazlaya ilişkin talep ve haklar saklı tutularak ıslah edildiğini beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile maluliyetinden doğan iş, güç ve kazanma gücü kaybına yönelik maddi zararlarına ilişkin olarak 125.301,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, asıl davada, maddi tazminat davasının kabulüne, 516,17 TL geçici iş göremezlik zararı, 136.928,64 TL sürekli iş göremezlik zararı, 1.500,00 TL tedavi gideri, 1.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 139.944,81 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 05.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinden dava tarihi olan 17.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi'nin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne 20.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 05.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen 2023/360 esas sayılı dosyada davanın kabulü ile 125.301,00 TL sürekli iş göremezlik zararından oluşan maddi tazminatın, davalılar ... ve ...'tan kaza tarihi olan 05.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinden asıl dava tarihi olan 17.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili katılma yoluyla, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde, meydana gelen davacının kusurunun bulunmamasına rağmen tarafların %50 şer oranda kusurlu oldukları kabul edilerek bu kusur oranlarına göre aldırılan aktüerya raporları doğrultusunda asıl ve birleşen maddi tazminat davasının kabulüne karar verildiğini, dinlenen tanıklarında bu iddialarını doğruladıklarını, kusur raporlarının tamamen davacının yokluğunda, davalı sürücünün beyanı ile tutulduğunu, meydana gelen kaza sonucu fiziksel, psikolojik, maddi ve manevi bir çok acı çeken davacıya zararı veren davalı sürücü ve araç maliki aleyhine hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, davacının çektiği acı ve üzüntüye çare olmaktan uzak olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının sigortalı ile uzlaştığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda nispete, esas kusura, hesaplama yöntemine, hesaba esas alınan yaş ve her yıl için hesaplanan gelir ile artış-indiriş şekline ve dahi bir bütün halinde tüm unsurlara itiraz ettiklerini, davalı sigorta şirketinin yalnızca sigortaladığı aracın kusuru oranında zarardan sorumlu olduğunu, davalı sürücüye atfedilen %50 kusur oranının hakkaniyete aykırı olduğunu, rücuya tabi Sosyal Güvenlik ödemelerinin tazminattan mahsubu gerektiğini, müterafik kusur ve mevcut olması halinde hatır taşımasının değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme dosyası incelendiğinde, davalının, davacının, diğer davalı ile tanık beyanları dikkate alındığında davacının olayın olmasında tek kusurlu olduğunun anlaşıldığını, kendi dikkatsizliği ile kendi servisine binmek için acele etmesi nedeniyle davalıya ait olan ve diğer davalının sevk ve idaresinde bulunan araca çarptığını, kendi beyanlarından da kusurun kendisinde olduğunu kabul ettiğini, dosyada alınan ATK raporunda diğer davalı şoförün %30 ve davacının %70 kusurlu olduğuna kanaat getirilmesine rağmen, hesaplamanın %50-%50 kusur oranı üzerinden yapıldığını, davacıda herhangi bir maluliyet oluşmadığını, davacının dava konusu olayda aracın aynasına çarptığının sabit olduğunu, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, aktif ve pasif zaman noktasında hesaplamalarda hata yapıldığını, davacının kusuru %70 olmasına rağmen %50 indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacıya sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanıp bağlanmadığı konusunda açıklık bulunmadığını, bu yönden inceleme yapılmadan karar verildiğini, manevi tazminat için takdir edilen rakamın fazla olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen(ek) dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 15.08.2015 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu, davacı yaya yaralanmıştır.
1-Maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan raporun kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan davaya konu trafik kazasının gerçekleştiği 15.08.2015 tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak maluliyet raporu alınması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Davalılar vekillerinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
2- Kabule göre de; kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında taraflara kusur izafesi yapılmamıştır. Mahkemece yerinde keşifle trafik bilirkişisinden alınan raporda davacı yayanın %50, davalı sürücünün %25, dava dışı park halindeki araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, itiraz üzerine mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ise davacı yayanın %70, davalı sürücünün %30 oranında kusurlu olduğu, dava dışı park halindeki araç sürücüsünün olaya etken olmadığı belirtilmiş, çelişki üzerine İTÜ öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda da davacı yayanın %70, davalı sürücünün %30 oranında kusurlu olduğu, dava dışı park halindeki araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiştir. Mahkemece alınan raporlara itibar edilmemiş ve kazada davacı yayanın %50, davalı sürücünün %50 oranında kusurlu oldukları kabul edilmiştir. Dosya kapsamında kusur raporu aldırılan ve uzman bilirkişilerden oluşan, ATK Trafik İhtisas Dairesi ve İTÜ otomotiv kürsüsü öğretim üyelerinin raporları birbirleri ile uyumlu olup raporlardaki kusur izafelerinin dayandığı kural ihlalleri ile mahkemenin taraflara eşit oranda kusur yükleme gerekçesinin aynı olmasına göre mahkemece uzman bilirkişi kurullarının kanaat getirdiği kusur oranlarına itibar edilmeyerek tarafların eşit oranda kusurlu kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
İlk derece mahkemesinin hükmüne esas aldığı maluliyet raporu, kabul ettiği kusur oranları ve verdiği kararda tespit edilen ve yukarıda belirtilen eksiklik ve hatalar dairemizce H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden, sair istinaf sebepleri incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin katılma yoluyla, davalı ... vekilinin ve davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.06.2023 tarih ve 2015/700 Esas, 2023/649 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Peşin olarak alınan istinaf karar harçlarının talep halinde yatıranlara iadesine,
4-Tarafların istinaf başvurusu için yaptıkları giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine,
5-Harcanmayan istinaf gider avanslarının yatıranlara iadesine,
6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16.01.2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*