T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/41 - 2024/2147
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/41
KARAR NO : 2024/2147
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/11/2023
NUMARASI : 2020/486 Esas - 2023/590 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACILAR
DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ......
VEKİLİ : Av. ... - .....................
DAVALILAR : 1- ... (T.C. NO:.........)
2- ... (T.C. NO:.........)
3- ... (T.C. NO:.........)
4- ... (T.C. NO:.........)
5- ... (T.C. NO:.........)
VEKİLİ : Av. ... - ........................
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
BAŞVURU TARİHİ : 06.12.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİH İ: 09.01.2024
KARAR TARİHİ : 12.12.2024
YAZIM TARİHİ : 16.12.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde, 31.01.2013 tarihinde davalı sürücü ...'nün seyir halinde iken davacı yaya ...'a çarptığını, ...'un kalçasında kırık oluştuğunu, vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandığını, davalı sürücünün Körfez 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/352 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonunda cezalandırılmasına karar verildiğini, kazada ağır yaralanan, iki çocuklu ev hanımı davacı ...'un ağır yaralar aldığını, uzunca bir dönem tedavi gördüğünü, tedaviler esnasında eşi ve çocuklarının bakıma muhtaç kaldığını, kazada ağır yaralanan ... ile birlikte eşi ve çocuklarının da ilk aylarda yaşadıkları korku, endişe, üzüntü ve yorgunluğun telafisinin mümkün olmadığını, davalıya ait aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını beyan ederek davacı ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maddi tazminat, 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere 200,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini; davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, öncelikle zamanaşımı itirazları bulunduğunu, arabuluculuk kurumuna başvurulmadığını, kazadan yıllar sonra açılan davada faizin kaza tarihinden itibaren istenmesinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL manevi tazminat bedelinin davalı ...'den 31.01.2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükmedilen manevi tazminat miktarının, davacıların manevi zararı ve paranın alım gücündeki olağanüstü düşüş dikkate alındığında çok az olduğunu, eşi ...'un 1,5 ay boyunca tamamen hareketsiz bir şekilde, kalan 2 ay ise iki kişinin desteği ile kalkıp yavaşça yürüyebilecek durumda yatalak kalıp hiçbir ihtiyacının giderememesi nedeniyle eşi ...'un, hayatındaki en büyük desteği olan eşinin ağır bir şekilde yaralanması ve yatalak kalması nedeniyle hem çalışmak, hem yatalak eşine, hem küçük çocuklarına annelik ve babalık yapmak zorunda kaldığını, yatalak eşinin ve çocuklarının tüm ihtiyaçlarını tek başına karşılamak zorunda kaldığını, mahkeme kararında tüm davacılar lehine tek vekalet ücretine hükmedildiğini, ancak davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükmedilen tazminatların karşı tarafın zenginleşmesine sebep olduğuna, davacı tarafın, kazanın meydana gelmesinden neredeyse 8 yıl sonra eldeki davayı açtığını, davacının dava açmayı uzun zaman beklemesinin mevzubahis acı ve elemin mevcut olmadığını gösterdiğini, dosyada kusur oranlarının farklı olduğu bilirkişi raporlarının mevcut olduğunu, maluliyet oranının yüksek hesaplandığını, davacının ev hanımı olduğunu, geçici iş göremezlik ödeneğinin hesaplanmasının mümkün olmadığını, reddedilen manevi tazminat talepleri bakımından davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda, 31.01.2013 tarihinde davalıların sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu yaya olan davacılardan ... yaralanmıştır.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında yalnızca davacı yayaya kural ihlali verilmiştir. Ceza dosyasında ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ise davacı yayanın ve davalı sürücünün eşit oranda kusurlu oldukları belirtildiğinden ceza mahkemesince davalı/sanık sürücünün cezalandırılmasına karar verilmiştir. Eldeki davada, mahkemece ilk olarak makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda davacı yayanın %25, davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, çelişki üzerine bu kez Karayolları fen heyetinden alınan raporda da gerçekleşen kazada davacı yayanın %25, davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dairemizce mahkemece hükme esas alınan rapordaki kusur oranları kazanın oluş şekline uygun bulunduğundan davalı ... vekilinin kusur oranına yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
Davacının maluliyet oranının belirlenmesi için; Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre alınan ilk raporda davacının maluliyetinin olmadığı belirtilmiş, itiraz üzerine alınan ikinci raporda ise davacının %7,2 oranında malul olduğu, 3 ay iyileşme süresinin olduğu ve bu süre içerisinde 45 gün bir başkasının bakımına muhtaç olduğu belirtilmiştir. Aynı kurum tarafından düzenlenen iki rapor arasında farklılık var ise de, raporların incelenmesinde hükme esas alınan son raporda davacının kazadan sonraki tüm tedavi evraklarının ve raporlarının değerlendirildiğinin anlaşılmasına göre hükme esas alınması yerinde bulunmuştur. Davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan aktüer raporda 18 yaşın üzerinde olan ve çalışma çağında bulunan davacının iş göremezlik süresinin hesaplanması yerindedir. Davalı ... vekilinin bu husustaki istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse ve ağır bedensel zarar halinde, zarar görenin yakınları manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda; olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatların olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşıldığından taraf vekillerinin manevi tazminatların miktarına yönelik istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak, davacılar, ihtiyari dava arkadaşı olup, her birinin açtığı dava birbirinden bağımsız nitelikte olduğundan her bir davacı lehine ayrı ve yine her bir davacı yönünden davalı lehine ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tek vekalet ücreti takdiri hatalı olmuştur. Taraf vekillerinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir.
Mahkemece her bir davacı yönünden taraflar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesi hatalı bulunmuş ise de; anılan yanılgının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1/b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmış ve hükmün diğer kısımları aynen muhafaza edilerek aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KISMEN KABULÜ İLE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.11.2023 tarih ve 2020/486 esas, 2023/590 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,
A) Maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B) Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE, davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL tazminatın 31.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile birlikte tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
C)Yürürlükte bulunan Yargı Harçları Tarifesi uyarınca manevi tazminat bakımından alınması gereken 7.514,10 TL harçtan peşin alınan 495,94 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.018,16 TL harcın davalı ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
D)6325 sayılı HUAK 18/A-13,14. maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabuluculuk Bürosu 2019/850 numaralı dosyasında ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin dosyaya sunulan ibraname kapsamında tarafların sulh olduğu ve davanın yalnızca davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu anlaşılmakla diğer davalının üzerinde bırakılamayacağından davacının üzerinde bırakılmasına,
E) Maddi tazminat davası bakımından dosyaya sunulan ibraname kapsamında davacının vekalet ücretinin ödendiği anlaşılmakla bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
F) Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hükmedilen manevi tazminatlar bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan, davacı ... için 17.900,00 TL, davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL ve davacı ... için 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacılara verilmesine,
G) Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminatlar bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan, 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan, 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan ve 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'tan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,
H) Davacılar tarafından yapılan 116,70 TL müzekkere ve tebligat gideri, 5.700,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 5.816,70 TL yargılama giderinden dosyaya sunulan ibraname kapsamında 2.500,00 TL'nin davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödendiği anlaşılmakla bakiye 3.316,70 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.516,04 TL ile başvurma harcı 54,40 TL, peşin harç 495,94 TL olmak üzere toplam 3.066,38 TL yargılama giderinin davalı Hazım Hüyüklü'den tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
İ) Davalı Allianz Sigorta tarafından yapılan 1.000,00 TL yargılama giderlerinin davanın red edilen kısmına göre belirlenen 241,38 TL'sinin davacılardan alınarak anılan davalıya verilmesine,
J) Davalı ... tarafından yapılan 1.000,00 TL yargılama giderlerinin davanın red edilen kısmına göre belirlenen 241,38 TL'nin davacılardan alınarak anılan davalıya verilmesine,
K) Yatırılan avansın harcanmayan kısmının yatıranlara iadesine,
3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafların yatırdıkları istinaf karar harçlarının talep halinde iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan 219,00 TL istinaf giderinin davalı ...'den tahsili ile davacılara verilmesine,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının hesaplanarak yatıranlara iadesine,
6-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12.12.2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*