T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2038 - 2024/1961
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2038
KARAR NO : 2024/1961
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2023
NUMARASI : 2021/894 Esas - 2023/910 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av. ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.)
BAŞVURU TARİHİ : 24.11.2023
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ : 26.12.2023
KARAR TARİHİ : 06.12.2024
YAZIM TARİHİ : 06.12.2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.12.2018 tarihinde davacının eşi ...’un sevk ve idaresindeki, ... adına kayıtlı ... plakalı araç ile ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorsenin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını, ... plakalı aracın davalı Türkiye Sigorta A.Ş' nezdinde ZMS sigortası bulunduğunu, davalıya 12.03.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, davalı tarafından menfi veya müspet bir cevap verilmediğini belirterek müvekkilinin kaza sonucu uğramış olduğu maddi zararların karşılığı olarak şimdilik 15.000,00-TL maddi tazminatın (14.000 TL iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik, 500 TL tedavi giderleri) haksız fiil tarihinden itibaren işlenecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 18.09.2023 tarihli dilekçesi ile davasını Sigorta teminat limiti 360.000,00 TL olması sebebiyle Sürekli iş göremezlik taleplerini 359.000,00 TL, geçici iş göremezlik talepleri için 500,00 TL ve tedavi giderleri için 500,00 TL olmak üzere toplamda davanın 360.000,00 TL'ye ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile sigortalısı ... arasında ... plakalı araca 14.02.2018 başlangıç ve 14.02.2019 bitiş tarihli ............ numaralı KMZMS poliçesi düzenlendiğini, davacının taleplerinin teminat kapsamı içinde olmadığını, tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılandığını, davalı sigorta şirketinin ancak yasal faizle sınırlı tutulabilceğini, davacının gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile, 359.000,00 TL sürekli iş göremezlik zararı, 500,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 360.000,00 TL maddi tazminatın; temerrüt tarihi olan 26.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Türkiye Sigorta A.Ş tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; Davacının geçerli bir başvuruda bulunmadığını, davanın, kaza tarihi olan 17.12.2018 tarihinden 2 yıl 11 ay geçtikten sonra yani 2 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra açıldığını, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, tazminat hesaplaması yapılırken hatır taşıması indirimi yapılmadığını, tazminat hesaplamasının progresif rant yerine 1.8 teknik faiz hesaplaması kullanılmak suretiyle yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından davalı şirketin temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceği gibi işbu salt nedenle faize hükmedilemeyecekken yerel mahkemece faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.
Somut olayda, 17.12.2018 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, dava dışı eşinin sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı aracın sağ ön köşe kısımları ile önünde aynı yönde seyreden çekici ve buna bağlı yarı römorkun sol arka köşesine çarpması sonucu davacı yaralanmıştır.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsüne kural ihlali verildiği,mahkemece davacının yolcu olduğundan kusur raporu alınmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumundan alınan maluliyet raporlarına göre trafik kazası ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğu, davacının dava konusu yaralanmasının % 15 oranında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakdığı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 18 ay olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6098 sayılı TBK'nın 72. maddesi uyarınca ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş ise ceza zamanaşımı süresi uygulanacağı, davaya konu kazadaki taksirle yaralamaya sebep olmak eylemleri sebebiyle 5237 s. Yasanın 66. maddesi uyarınca 8 yıllık daha uzun zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, nihayet anılan gerekçe ile kazanın gerçekleştiği 17.12.2018 tarihine ilişkin eylem bakımından açılan hukuk davasının zamanaşımına uğramadığı, araçta yolcu olarak bulunan davacının kazaya neden olacak, trafik kuralı ve yasağı ihlal edecek davranışta bulunmadığından davacı yolcuya kazanın oluşumunda kusur atfedilemeyeceği, kusur durumunun müteselsilen sorumlu olanlar arasındaki iç ilişkide değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece yolcu olan davacının kazanın oluşumunda kusursuz olduğu kabul edilmesinin yerinde görüldüğü, mahkemece hükme esas alınan 22.08.2022 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlendiği ve kaza ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunduğunun belirtildiği, Anayasa Mahkemesinin KTK'nın 90.maddesinde yapılan değişikliği iptal etmesi üzerine Yargıtay uygulama birliği sağlanması için tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasını, ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması yönünde içtihat geliştirildiği ,hükme esas alınan hesap raporunun bu yöntemle hazırlandığı,kişinin maluliyetinin oluşması halinde oluşacak sürekli iş göremezlik zararını bedeni zararlar klozundan, bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebileceği, davalı sigorta şirketinin teminat kapsamında sorumluluğuna gidilmesinin doğru bulunduğu, 2918 sayılı KTK'nun 99/1.maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalı sigorta şirketinin temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, davalı sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi esas alınarak faize hükmedildiği anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.10.2023 tarih ve 2021/894 Esas, 2023/910 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca alınması gereken 24.591,60 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 6.148,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.443,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,
4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06.12.2024
Başkan...
e-imzalıdır
*Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*