T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1266 - 2026/897
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1266
KARAR NO : 2026/897
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25.12.2024
NUMARASI : 2023/132 Esas -2024/973 Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACILAR : 1-...
2-...
3-...
VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALILAR : 1-...
2-...
VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : 3 -...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 4 -...
VASİ : ...
DAVALI : 5 -...
DAVALI : 6 -NEOVA KATILIM SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVANIN KONUSU : Ölüm veya Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
BAŞVURU TARİHİ : 28.02.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 12.08.2025
KARAR TARİHİ : 24.04.2026
YAZIM TARİHİ : 27.04.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 09.11.2021 tarihinde saat 14:00 sularında ...'in sevk ve idaresindeki 41 ... plakalı, Emlak Konutları Anadolu Lisesi öğrencilerini taşıyan okul servis aracının, Yavuz Selim Mahallesi Fikri Altıokka Caddesi üzerinde bulunduğu sırada direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü ...'in ilk olarak yol üzerindeki yayaya çarptığı, sonrasında savrularak 461/3 sokak kesişiminde bulunan köprüden aşağıya düşmesi sonucu araç içinde davacılardan ...'nin de bulunduğu ölümlü ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini; kazaya ilişkin davalılar ile ilgili ceza yargılamasının Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/174 Esas sayılı dosyasında devam ettiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre "...her iki hidrolik merkezinin bakımsız ve keçelerinin de hidrolik basınç oluşmasını ve frenin tutmasını önleyecek seviyede aşınmış olduğu, bu durumun yağ sızdırmasına yol açabileceği, fren sistemindeki basıncın düşmesine ve frenlerin daha az, daha geç tutmasına ve aracın daha uzun mesafede durmasına yol açacağının değerlendirildiği" şeklinde tespit yapıldığını, davalı tarafların sorumsuzluğu yüzünden oluşan bu trafik kazasında davalı tarafların asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza yapan aracın Otokar marka, Sultan N1 modeli olduğunu, tanık beyanlarına da dayanarak çok eski olduğunun anlaşıldığını, bilirkişi raporu incelendiğinde aracın fazlaca kusuruıaı bulunduğunu, denetlenmesi gereken bu araç ilgili kurum ve kuruluşun da ihmali sebebiyle trafiğe çıkarak kazanın gerçekleşmesinde büyük bir rol oynadığını, meydana gelen trafik kazası sonucu ...'nin yaralandığını, vücudunda kırıklar oluştuğunu ve hastanede tedavi gördüğünü, davacının hastaneden taburcu edildikten sonra 40 gün hareketsiz yatmak zorunda kaldığını, davacının ayağa kalkmasının 45 günü bulduğunu, koltuk değnekleri ile yürümeye başlamasının ise 3 ayı bulduğunu, davacının eski sağlığına tam anlamıyla kavuşamadığını, ilk 5 ay %100 ve hayatı boyunca ise %3 malul kaldığını, kaza sonrasında davacının derin bir elem içine düştüğünü, arkadaşlarını kaybettiğini ve büyük zorluklar içine girdiğini, hastanede kaldığı süre boyunca psikolojik olarak zorlandığını, eğitim hayatının sekteye uğradığını, hastaneden taburcu olduktan sonra da sağlığına kavuşamadığını, uzun bir süre kendi evine bağlı yaşamak zorunda kaldığını, anne ve baba ... ile ...'nin bu olaylardan çok etkilendiğini, öz kızlarının ölümle burun buruna gelmesini izlediklerini ve bu acı olayın davacıları derin bir üzüntüye sokarak psikolojik olarak etkilendiklerini, kazanın oluşumunda ...'nin hiç bir kusuru olmadığını belirterek; manevi tazminat olarak ... için 200.000,00TL, annesi ... için 100.000,00TL ve babası ... için 100.000,00TL manevi tazminata; ... için maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL (maddi tazminat yönünden talep belirsiz alacak davası olarak) tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumlu olmamakla birlikte maddi tazminat yönünden sigorta poliçe limitleri ile sınırlı kalmak kaydıyla) tahsilini talep etmişlerdir.
Davalı Neova Katılım Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa meydana gelen kaza sebebiyle davalı şirket tarafından ödeme yapılacak iken, ödemeyi beklemeden kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiklerini, bu sebeple davanın reddinin gerektiğini, davacı yanca sunulan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmeliğine göre maluliyet değerlendirilmesi yapılmasını talep ettiklerini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar gereğince davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün davacı tarafların Maluliyetinin meydana gelmesinde herhangi bir kusuru olmadığını, hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosu ve aktüerya yönteminin kullanılması gerektiğini, davaya konu olayla ilgili S.G.K tarafından herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, gelir bağlanmış ise bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerlerinin ve ödenen diğer tazminatların S.G.K'dan sorularak öğrenilmesi gerektiğini, uygulanması gereken faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun hem asıl alacak, hem de dava masrafları açısından poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın davalıları arabulucuk aşamasına dahil etmemesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkillerinin kazanın meydana gelmesinde kasti veya taksirli bir kusurlarının bulunmadığını, davalıların araç sahibi olup aracın işleteninin diğer davalı Özhanlı Turizm olduğunu, davalılar aleyhine ticari avans faizi işletilemeyeceğini, öncelikli olarak aracın sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, davacının kaza sonrası tedavisinin yapıldığını ve iyileştiğini, talep edilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olup davacı yanı zenginleştirmeye yönelik olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 20 yılı aşkın süredir Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ingilizce öğretmeni olarak meslek hayatını sürdürdüğünü, Emlak Konutları Anadolu Lisesinde Müdürlük görevini ifa ettiği sırada yaşanan okul servisinin karıştığı elim bir trafik kazası sonrası davalının önce tedbiren görevden uzaklaştırıldığını daha sonra ise görev yeri değiştirilerek meslek hayatına devam etmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin halen daha Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görevine devam ettiğini, kaza ile ilgili Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen olaydaki kusura ilişkin bilirkişi raporlarında ...'in aracı sevk ve idare ederken kanında ciddi miktarda uyuşturucu madde bulunduğunun tespit edildiğini, okul servislerinin denetimine ilişkin hiçbir yükümlülüğü bulunmayan müvekkili ... hakkında soruşturma yürütüldüğünü, davalının soruşturmaya dahil edilmesinde hiçbir makul gerekçe bulunmamasına rağmen soruşturma aşamasında alınan üçüncü bilirkişi raporunun bunda etkili olduğunu, davalı ile birlikte şoför dışındaki aracın sahibi, servis şirketinin sahibi, servis şirketinin okuldaki sorumlu personelinden oluşan diğer sivil kişilerin de yargılamaya dahil edildiğini fakat ihmal suretiyle sorumluluğunu yerine getirmeyen kamu görevlilerin hiçbirisinin ifadesine dahi başvurulmadığını, Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde 2022/174 Esas sayılı dosyada yargılamaya başlandığını; 15.02.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 40968900-101.01.02-2022/163928/9637 sayılı raporda şoför ...'in kanındaki uyuşturucu miktarı ve maddenin cinsi dikkate alındığında; ...'in emniyetli bir şekilde aracı sevk ve idare edemeyeceğinin ortaya konulduğunu, olay tarihinde okul müdürü olarak görev yapmakta olan müvekkil davalı ...'ın kişisel bir kusurunun bulunmadığını, iddia olunan kusurun bir görev kusuru olduğunu ve bu sebeple de müvekkil aleyhine doğrudan dava açılması yerine idare aleyhine dava açılması gerektiğini, bu durumun da HMK kapsamında husumet ehliyeti altında ele alınması gerektiğini, davalı müvekkili açısından başvurulacak yargı yolunun adli yargı olmadığını, idari yargının görevli olduğunu; davalının söz konusu kazanın gerçekleştiği dönemde okul müdürü olarak görev yapmakta olduğunu ve yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca okul müdürlerinin hiçbir şekilde okul servis araçlarını denetleme ve eksiklerini giderme gibi bir yükümlülükleri bulunmadığını, ilgili Mevzuatta okul servis araçlarının denetiminin valilik ve kaymakamlıklar tarafından oluşturulan komisyonlar marifetiyle gerçekleştirileceğinin ve bununla birlikte kolluk görevlilerinin de her zaman servis araçlarını denetleyebileceğinin ifade edildiğini; kendisine yüklenen hiçbir sorumluluk bulunmayan müvekkilinin kusurlu bir davranışından bahsedilemeyeceğini ve kusurlu bir davranışı bulunmayan kişinin de, Kanunda sayılan ayrık haller saklı kalmak suretiyle kusursuz sorumluluğu doğmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar ... ve ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından; 1-Davacı ...'nin maddi tazminat davasının kabulüne, 100,00.-TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden kaza tarihi olan 09.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Neova Katılım Sigorta Anonim Şirketi yönünden 28.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı Neova Katılım Sigorta Anonim Şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydı ile sorumlu tutulmasına, 2-Davacıların manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile, davacı ... için 100.000,00TL, davacı ... için 50.000,00TL ve davacı Dilber Birinciiçin 50.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, ...'nin yaşadığı ve ölümle burun buruna geldiği kaza nedeniyle anne ve babası olan diğer davacıların büyük bir üzüntü yaşadıklarını, kaza sonrasında kızlarının çektiği acılar ve tedavi süreci zorluklarının yaşadıkları elem ve üzüntüyü arttırdığını, tüm bu olaylar karşısında manevi anlamda yıprandıklarını, manevi tazminat taleplerinin reddedilen kısmı için karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuken doğru olmadığını, zira manevi tazminatın soyut ve önceden miktarının belirlenmesi imkansız bir tazminat çeşidi olduğunu, bu sebeple manevi tazminat taleplerinin kısmi kabul halinde reddedilen kısımları için vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek; ilk derece mahkemesinin manevi tazminat miktarları ve reddedilen kısım için hükmedilen vekalet ücretleri yönünden kaldırılmasına, manevi tazminat miktarın yönünden taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kamu görevlisi olarak görevine devam eden ve kamu görevi ifa ettiği sırada gerçekleşen olay nedeniyle davanın tarafı haline getirilen müvekkilinin huzurdaki yargılamada taraf olmasının Anayasa'nın 129 ve HMK'nun amir hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, dava dilekçesinde müvekkili hakkında tek bir cümle dahi kusur yönünden değerlendirme yapılmadığını, müvekkilin hangi sıfatla davaya taraf edildiğinin açıklanmadığını ve müvekkilinin Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam etmekte olan davada sanık olarak yargılanıyor olması nedeniyle işbu davanın tarafına haline getirilmek istendiğini, şüphesiz bu yaklaşımın hukukun en temel ilkelerinden olan masumiyet karinesi ve kusursuz sorumluluk ilkesi ile çeliştiğini, müvekkilinin Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ilk olarak bilgi veren sıfatıyla olaya ilişkin bilgi ve görgüsünün alındığını ve kendisine hiçbir kusur yüklenmediğini, buna karşılık daha sonra dosyada alınan üçüncü bilirkişi raporu neticesinde kusuru olduğu belirtilerek ceza soruşturmasına dahil edilerek davanın tarafı haline getirildiğini, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve Kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabileceğini, somut olaydaki olay tarihinde okul müdürü olarak görev yapmakta olan müvekkil ...'ın kişisel bir kusurunun bulunmadığını, iddia olunan kusurun bir görev kusuru olduğunu ve bu sebeple de müvekkil aleyhine doğrudan dava açılması yerine idare aleyhine dava açılması gerektiğini, yürürlükteki Mevzuat uyarınca okul servis araçlarını denetleme gibi bir sorumluluğu bulunmayan müvekkili hakkında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu hüküm doğrultusunda okul servis araçlarının denetiminin valilik ve kaymakamlıklar tarafından oluşturulan komisyonlar marifetiyle gerçekleştirileceğinin ve bununla birlikte kolluk görevlilerinin de her zaman servis araçlarını denetleyebileceğinin ifade edildiğini belirterek mahkeme kararının müvekkili yönünden pasif husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinin kira sözleşmesi ile aracın işletenini Özhanlı Turizm olarak belirlediklerini, davacı ...'nin maluliyetinin sıfır çıktığı ve durumunun düzeldiği ortada iken davacı ve ebeveynleri lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminatın taktirinde haksız fiil olgusunun ve illiyet bağının değerlendirilmesi gerektiğini, manevi tazminatın bir cezalandırma sistemi olmadığı gibi, taraflarda huzur duygusunu uyandırmaya yönelik olup talep eden tarafı zenginleştirmeye amacı taşımadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Maddi tazminat hükmüne ilişkin incelemede;
6100 sayılı HMK'nın, 6763 sayılı Kanun ile değişik 341/2 maddesi gereğince miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) HMK'nın 341/2 maddesi gereğince "Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." Buradaki değer, 6763 Sayılı Kanunun 47.maddesi uyarınca yeniden değerleme oranlarına göre arttırıldığında 2024 yılı için 28.250.00 TL olmuştur.
Buna göre, anılan kanun hükümleri gereği mahkemece hükmedilen maddi tazminat miktarı genel hukuk mahkemeleri bakımından 2024 yılı için kesinlik sınırının altında kaldığından davalı ... vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352 maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Manevi tazminat hükmüne ilişkin incelemede;
Dosya içeriğine göre, 09.11.2021 olay tarihinde, davalı ...'in sevk ve idaresindeki öğrenci servis aracının tek taraflı trafik kazasında, araçta bulunan davacıların kızı ... yaralanmıştır.
Dairemizce yapılan incelemede; olaya ilişkin Gebze 5. ACM'nin 2024/67 esas sayılı dava dosyasında kazaya sebebiyet veren aracın sahibi ...'in beraatine, diğer davalı gerçek kişilerin dışındakilerin atılı bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan kurulan mahkumiyet kararının istinaf ve temyiz ( Yargıtay 12. CD'nin 24.11.2025 tarihli ve 2025/5050 esas-8128 karar sayılı ilamı) incelemesinden geçerek 24.11.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamından, 06.10.2020 tarihli "Taşımacıyı Tespit Komisyon Kararı" ile 2020-2021 yılı eğitim öğretim döneminde Emlak Konutları Anadolu Lisesinin öğrenci servisi taşıma işinin davalılardan Özhanlı Turizm şirketine verildiği ve Emlak Konutları Anadolu Lisesi ile davalılardan Özhanlı şirketi arasında 2021-2022 yılı için 31.08.2021 tarihli taşıma sözleşmesi imzalandığı, davalılardan ...’in sürücü, ... ve ...’in adam çalıştıran, Özhanlı Turizm şirketinin işleten sıfatıyla sorumlu oldukları anlaşıldığından davalılar ... ve ... vekilinin sorumluluğun gerçekleşmediği yönündeki istinafının reddi gerekmiştir.
Olay tarihinde Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce servislerin denetimin okul müdürü, bir müdür yardımcısı ve bir öğretmenden oluşacak servis denetim komisyonuna bırakılması üzerinde 18.10.2021 tarihinde kazaya karışan servisi denetleyerek denetim neticesinde aracın Yönetmelikte yer alan yaş şartını taşımadığını ve emniyet kemeri tertibatının bulunmadığını görmesine rağmen bu durumu yetkililere bildirmemesi, servislerin okul ile turizm firması arasında yapılan sözleşme kapsamında belirlenen araçlar olup olmadığı ile şoförlerin belirlenen şoförler olup olmadığı hususlarında yeterli denetim ve gözetim mekanizmasını kurmaması nedeniyle somut olayda kendisine husumet düştüğünden adı geçenin diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı Zafer'in istinaf itirazının reddi gerekir.
Bedensel bütünlüğü zarar gören kimse TBK 56. Maddesi gereğince manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödetilmesini isteyebilir. TBK 56/2. Maddesinde ise ağır bedensel zarar hâlinde, zarar görenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hakim, manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda, davacı küçüğün tedavisine ilişkin dosya münderecatı dikkate alındığında davacı anne ve baba için TBK’nın 56/2. maddesi kapsamında ağır bedensel zarara bağlı yansıma yoluyla manevi zarar koşulunun gerçekleştiği değerlendirilmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin bu yönde değinen itirazı yerinde görülmemiştir.
Ancak, olay tarihi, kusur durumu, davacı çocuğun olay tarihindeki yaşı, zararın sonuçları, paranın alım gücü, tarafların şahsi ve sosyal ekonomik durumları ile manevi tazminatın tespitine ilişkin yukarıdaki ilkeler bir bütün olarak gözetildiğinde davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu değerlendirilmiş ve Dairemizce davacı küçük için 150.000 TL, anne ve baba için 70.000'er TL karar verilmesinin somut olaya ve hakkaniyete uygun düşen sonuç olacağı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, davacılar vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinafının kabulü gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı az bulunmuş ise de; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalı ... vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2 ve 352 maddeleri gereğince usulden reddine, manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun ise esastan reddine, davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun ise kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının diğer yönleri aynı kalmak suretiyle manevi tazminat yönünden kaldırılmasına karar verilmiş ve davacı Dilara için 150.000,00 TL, anne ve baba için 70.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-A)Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli, 2023/132 Esas, 2024/973 Karar sayılı kararındaki maddi tazminat hükmü HMK'nun 341/2 maddesi uyarınca kesin olduğundan davalı ... vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 346/1 ve 352 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
B- Davalılar ... vekili ile ... ve ... vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
C) Yürürlükteki Yargı Harçları tarifesi uyarınca davalı ...'dan alınması gereken 13.662,00 TL istinaf nispi ilam harcından peşin alınan 4.031,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 9.630,60 TL harcın adı geçen davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
D) Yürürlükteki Yargı Harçları tarifesi uyarınca davalılar ... ve ...'dan alınması gereken 13.662,00 TL istinaf nispi ilam harcından peşin alınan 3.416,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 10.246,00 TL harcın adı geçen davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına,
E) Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
2- Davacılar vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2023/132 Esas,2024/973 sayılı kararının HMK 353/1-b-2.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden;
A) Davacı ...'nin maddi tazminat davasının KABULÜ İLE; 100,00 TL maddi tazminatın davalılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden kaza tarihi olan 09/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, davalı Neova Katılım Sigorta Anonim Şirketi yönünden 28/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı Neova Katılım Sigorta Anonim Şirketi'nin poliçe limiti ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydı ile sorumlu tutulmasına,
B) Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ İLE; Davacı ... lehine 150.000,00 TL, ... lehine 70.000,00 TL, ... lehine 70.000,00 TL olmak üzere toplam 290.000,00 TL manevi tazminatın 09/11/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine,
Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,
C) Maddi tazminat yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan peşin alınan 1.366,55 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 751,15 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,
D) Manevi tazminat yönünden alınması gereken 19.809,90 TL nispi ilam harcının davalılar ..., ..., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
E) Davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve Neova Katılım Sigorta Anonim Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ye verilmesine,
F) Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden kabul edilen manevi tazminat yönünden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca davacı ... lehine 45.000,00 TL, ... lehine 45.000,00 TL, ... lehine 45.000,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalılar ..., ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine,
G) Anayasa Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ve 2024/29 esas-2024/226 karar sayılı kararı uyarınca manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davalılar yararına karşı vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
H) 3.200,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalı Neova Katılım Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsili için Hazineye müzekkere yazılmasına,
İ) Anayasa Mahkemesinin ilgili kararı uyarınca davacı tarafından yapılan 615,40 TL harç gideri ve 18.116,25.-TL posta, tebligat vs gideri olmak üzere toplam 18.732,05 TL yargılama giderinin davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve Neova Katılım Sigorta Anonim Şirketi'nden ( sigorta şirketi 100,00 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla ) müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
J)Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana İADESİNE,
4- Davacılar tarafından yatırılan istinaf ilam harcının talep halinde iadesine,
5- Davacılar tarafından yapılan 975,00 TL istinaf giderinin davalılar ..., ..., ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
6-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24.04.2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*