(5271 S. K. m. 279, 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla 5271 sayılı CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek 5271 sayılı CMK'nın 280. Maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranların hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvuruların kapsamına göre sanıkların istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sair itiraz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
20/7/2017 tarih ve 7035 sayılı Yasanın 15. maddesi ile, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “(c)” ibaresinin “(a), (c), (d)” şeklinde değiştirildiği ve aynı Yasanın 303/1-a fıkrasında düzenlenen “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraata veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse hükümdeki hukuka aykırılığın düzeltilebileceğine” ilişkin düzenlemenin istinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılacak inceleme sırasında da uygulanabilir hale getirildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar sanıklar ....., ..... ve ..... hakkında Kilitlenmek Suretiyle Muhafaza Altına Alınan Eşya Hakkında Hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de, sanıkların tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmedikleri, mahkeme gerekçesinde .....'ın …… ve …. plaka sayılı araçların çalınması eyleminin şüphelisi olan şahısla benzerlik göstermesi, bu durumun tespiti için düzenlenen kriminal raporda kamera görüntülerindeki kişinin kuvvet ve muhtemel aynı kişi olduğu, bu kişinin büyük ihtimal sanık ..... olabileceğinin tespiti, yine benzer suçlardan sanıklar ile beraber yargılanmış olan tanık .....'in beyanlarından, önceden kendisinin birlikte gerçekleştirdiği hırsızlıklardan dolayı tanığı olay zamanında .....'ın kendisini 29/11/2011 tarihinde sanık .....'ın kendisini cep telefonu ile aradığı ve 30/11/2011 tarihinde ..... ve .....'in tanık .....'in yanına gelerek kırmızı renkli … marka bir araç bulduklarını, 10/12/2011 tarihinde sanık ..... yine tanık .....'i arayarak aralarında benzer bir konuşma geçtiğini, olayımızla ilgisi olmayan ve sonradan gerçekleşmesi muhtemel tarih olan 15/12/2011 günü de 16/12/2011 gününe bağlayan gece bir araç daha çalacaklarını söylediklerini ve devamında katılan .....'a ait aracın çalındığı gerekçe yapılmış ise de, sanık .....'ın aracının çalınma suç tarihinin 30/11/2011 tarihi olduğu, mahkumiyete dayanak yapılan kriminal rapordaki kişilerin kesinlik içermeyen "benzerlik göstermesi", aralarında husumet bulunan tanık ..... beyanları ve konuşma içeriklerinde araç plakalarının söylenmiyor oluşu, kamera kayıtlarında gözüken kişinin sanık ile benzerlik gösteren kişi olduğu halde ve kesinlik içermeyen ve sanıkların hırsızlık suçunu işlediklerine dair şüpheden uzak delil olmak niteliğinde olmayan gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmiş olması karşısında sanıkların delil yetersizliği nedeniyle beraatlerine karar verilmesi yerine, yazılı gerekçe ile mahkûmiyet kararları verilmesi, bozmayı gerektirmiş,
Sanıkların istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, hüküm fıkrasında sanıklar ....., ..... ve .....'in mahkumiyetlerine ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “Her ne kadar sanıklar hakkında suçunu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmamaları istemi ile kamu davası açılmış ise de; yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanıkların üzerlerine atılı suçlardan beraatlerine, yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına” ibareleri eklenmek suretiyle, hükmün 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a 303/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,
Dair verilen hükme karşı Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, taraflara tebliğden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabit katibine beyanda bulunup tutanak düzenlettirilip hakime onaylatma veya bir başka ilk derece mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığı ile dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta dilekçe vermek suretiyle, 5271 CMK'nın 286/1 maddesi uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 01/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)