(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 50, 62, 168)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nın 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçeleri incelenerek, 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranların hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurularının kapsamına göre sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mahkemenin karar başlığında gözaltı giriş çıkış tarihlerinin gösterilmemesi yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım eksikliği olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sair itiraz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
20/7/2017 tarih ve 7035 sayılı Yasanın 15. maddesi ile, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “(c)” ibaresinin “(a), (c), (d)” şeklinde değiştirildiği ve aynı Yasanın 303/1-a fıkrasında düzenlenen “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraata veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse hükümdeki hukuka aykırılığın düzeltilebileceğine” ilişkin düzenlemenin istinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılacak inceleme sırasında da uygulanabilir hale getirildiği, yine sanıklar hakkında uygulanması zorunlu olup lehe hükümler içeren bir kanun maddesinin ilk derece mahkemesi tarafından uygulanmaması istinaf incelemesi sırasında dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde bu hukuka aykırılığın en üst hadden indirim yapılarak düzeltilmesi gerektiği kanaatine ulaşılması halinde, duruşma açılmadan kararda gerekli düzeltmeler yapılabilmesinin yapılan yasal düzenlemenin amacına uygun düştüğü, yine 24.10.2019 tarih 7188 sayılı Yasa ile değişik 27. Maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 280. Maddesinin (c) bendinin (d) bendi olarak değiştirildiği ve maddeye eklenen (c) bendi ile "başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hallerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre; soruşturma esnasında sanıkların çalmış oldukları mazgalları sattıkları kişiyi söyleyerek büyük bir kısmının iadesini sağladıkları, kalan zararı da kovuşturma aşamasında giderdikleri, müşteki vekilinin de çalınan mazgalların tamamının iadesinin sağlandığı, maddi zararlarının bulunmadığı ve şikayetlerinin olmadığına dair beyanlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanmayarak sanıklara fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle,
Sanıklar müdafilerinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5271 sayılı CMK'nın 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan;
1-Sanık S.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasının TCK'nın 168/2 maddesinin uygulanmasına ilişkin 3. paragrafının çıkartılarak yerine "Sanığın soruşturma aşamasında çalmış oldukları mazgalları sattıkları kişiyi söyleyerek büyük bir kısmının iadesini sağlaması ve kalan zararı da kovuşturma aşamasında gidermesi nedeniyle TCK'nın 168/1 maddesi uyarınca cezasında takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına "cümlesinin eklenmesine, yine sanık hakkındaki TCK'nun 62/1 maddesinin uygulanmasına ilişkin 4. paragrafındaki "1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi çıkartılarak yerine "1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesine ve hükmün diğer yönleri aynen muhafaza edilmek suretiyle,
2-Sanık K.. hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasının 2. paragrafının çıkartılarak yerine "Sanığın soruşturma aşamasında çalmış oldukları mazgalları sattıkları kişiyi söyleyerek büyük bir kısmının iadesini sağlaması ve kalan zararı da kovuşturma aşamasında gidermesi nedeniyle TCK'nın 168/1 maddesi uyarınca cezasında takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına "cümlesinin eklenmesine, yine sanık hakkındaki TCK'nun 62/1 maddesinin uygulanmasına ilişkin 3. bendindeki "1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi çıkartılarak yerine "10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesine, bu ibareden sonra gelmek üzere, " Sanığa verilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına çevrilerek, sanığın 300 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına " , " Sanığa verilen 300 gün karşılığı adli para cezasının TCK 52/2 maddesi gereğince sanığın sosyal ve ekonomik durumu, kişiliği dikkate alınarak 1 tam gün karşılığı takdiren 20 TL'den hesaplanmak suretiyle sanığın neticeden 6.000,00 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına" , " Sanığa verilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak, ilk taksit peşin olmak üzere 12 eşit taksitle ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapise çevrileceğinin ihtarına, (ihtarat yapılamadı) " ibarelerinin eklenmesine ve hükmün diğer yönleri aynen muhafaza edilmek suretiyle, sair yönleri Usul ve Yasaya uygun görülen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olmak üzere 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)