(5271 S. K. m. 280, 283, 326) (5237 S. K. m. 32)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla 5271 sayılı CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek 5271 sayılı CMK'nın 280. Maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurunun kapsamına göre sanık ve sanık müdafinin istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığı ihlal suçuna yönelik kurulan hükmün istinaf incelenmesinde;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
İstinaf başvurusunda bulunan sanık ve sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, kesin olmak üzere,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçuna yönelik kurulan hükmün istinaf incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararında eleştiri dışında esas delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sair istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
20/7/2017 tarih ve 7035 sayılı Yasanın 15. maddesi ile, CMK’nın 280/1-a maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “(c)” ibaresinin “(a), (c), (d)” şeklinde değiştirildiği ve aynı Yasanın 303/1-a fıkrasında düzenlenen “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düsmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse hükümdeki hukuka aykırılığın düzeltilebileceğine” ilişkin düzenlemenin istinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılacak inceleme sırasında da uygulanabilir hale getirildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin 24/04/2019 tarihli ilamında; sanığın 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesi gereğince akıl hastası olup olmadığı, akıl hastası ise işlediği suçların hukuksal sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecede akıl hastalığının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, sanık hakkında işyeri dokunulmazlığı suçu yönünden hüküm kurulurken TCK'nın 32/2 maddesi gereğince cezasından indirim yapılmaması ve sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 32/2 maddesi ile uygulama yapıldığı sırada 4 yıl 2 ay hapis cezası yerine 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi nedenleriyle sanığın ceza miktarı açısından kazanılmış hakları korunarak hüküm tesis edilmesi gerektiği halde mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan hükümde sanık hakkında CMK'nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi yerine sanığın kazanılmış hakkı gözedilerek CMK'nın 283. maddesi uyarınca sonuç olarak sanığın cezasının 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına indirilmesine şeklinde hüküm kurulması ayrıca suçu birlikte işleyen sanıkların "neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin ise eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına" yerine "sanıklardan eşit oranda tahsili ile Devlet hazinesine gelir kaydına" hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, bozmayı gerektirmiş,
Sanık ve sanık müdafinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, hükümden "Sanık hakkında daha öncesinde mahkememizce verilen hükmün sadece sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sanığın kazanılmış hakkı gözedilerek CMK'nın 283. Maddesi uyarınca sonuç olarak sanığın cezasının 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına indirilmesine" cümlesinin çıkartılarak, yerine "Sanık hakkında bozma kararı öncesi hükmedilen 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin ilk hükmün sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarı sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden CMK'nın 283. maddesi gereğince infazın 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası üzerinden yapılmasına" cümlesinin eklenmesine, ayrıca hüküm fıkrasından sanıklar hakkındaki yargılama giderine ilişkin bölümden "sanıklardan eşit oranda tahsili ile Devlet hazinesine gelir kaydına" sözcükleri çıkartılarak yerine "neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin ise eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına" ifadesinin yazılması ve hükmün diğer yönleri aynen muhafaza edilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun görülen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere oybirliği ile 16/01/2020 tarihinde karar verildi.(¤¤)