Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nın 279. Maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçeleri incelenerek, 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurunun kapsamına göre ssç müdafinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Her ne kadar ilk derece mahkemesince ssç hakkında ibadethanelere zarar verme suçundan kurulan hükümde zararın kovuşturma aşamasında ödendiğinden bahisle TCK'nın 168/2 maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümleri uygulanmış ise de, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabileceği suçların TCK'nın 168/1 maddesinde tahdidi olarak sayıldığı ve TCK'nın 153/1 maddesi ile düzenlenen ibadethanelere zarar verme suçunun sayılan suçlar arasında yer almadığı anlaşıldığından ssç hakkında TCK'nın 168/2 maddesi uygulanmış ise de, uygulamanın ssç lehine olması ve aleyhe istinaf bulunmaması ayrıca Mahkemece ssç hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde TCK'nın 31/3 maddesinin TCK'nın 168/2 maddesinden önce uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi sonuç cezayı değiştirmediğinden bozma nedenleri yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararına esas delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmelerin yerinde olduğu, eylemlerinin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sair istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
20/07/2017 tarih ve 7035 sayılı Yasanın 15. maddesi ile, CMK’nın 280/1-a maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “(c)” ibaresinin “(a), (c), (d)” şeklinde değiştirildiği ve aynı Yasanın 303/1-a fıkrasında düzenlenen “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse hükümdeki hukuka aykırılığın düzeltilebileceğine” ilişkin düzenlemenin istinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılacak inceleme sırasında da uygulanabilir hale getirildiği, yine 24.10.2019 tarih 7188 sayılı Yasa ile değişik 27. Maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 280. Maddesinin (c) bendinin (d) bendi olarak değiştirildiği ve maddeye eklenen (c) bendi ile "başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hallerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan SSÇ hakkında hırsızlık ve ibadethanelere zarar verme suçlarından verilen kısa süreli hapis cezalarının TCK'nın 50/3 maddesi gereğince adli para cezasına çevirme zorunluluğunun gözetilmesi gerektiği anlaşılmakla, ssç müdafinin istinaf itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5271 sayılı CMK'nın 303/1-a ve 280/1-c maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
1-SSÇ hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin 5. bendinden sonra gelmek üzere "SSÇ'ye verilen 8 ay 10 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/3 maddesi yollamasıyla 50/1-a maddesi uyarınca suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına çevrilerek, SSÇ'nin 250 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA", "SSÇ'ye verilen 250 gün karşılığı adli para cezasının TCK 52/2 maddesi gereğince SSÇ'nin sosyal ve ekonomik durumu, kişiliği dikkate alınarak 1 tam gün karşılığı takdiren 20 TL'den hesaplanmak suretiyle SSÇ'nin neticeden 5.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA", "SSÇ'ye verilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca SSÇ'nin ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak, ilk taksit peşin olmak üzere 24 EŞİT TAKSİTLE ÖDENMESİNE, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının 5275 sayılı yasanın 106/4 maddesi yollamasıyla aynı maddenin 11.fıkrası dikkate alınarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulu hakkında kanuna göre tahsil edileceğinin ihtarına", (ihtarat yapılamadı) " ibarelerinin eklenmesine ve hükmün diğer yönleri aynen muhafaza edilmek suretiyle,
2-SSÇ hakkında ibadethanelere zarar verme suçundan kurulan hükmün TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin 4. bendinden sonra gelmek üzere "SSÇ'ye verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/3 maddesi yollamasıyla 50/1-a maddesi uyarınca suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, suçun işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına çevrilerek, SSÇ'nin 100 GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA", "SSÇ'ye verilen 100 gün karşılığı adli para cezasının TCK 52/2 maddesi gereğince SSÇ'nin sosyal ve ekonomik durumu, kişiliği dikkate alınarak 1 tam gün karşılığı takdiren 20 TL'den hesaplanmak suretiyle SSÇ'nin neticeden 2.000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA", "SSÇ'ye verilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 52/4 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak, ilk taksit peşin olmak üzere 24 EŞİT TAKSİTLE ÖDENMESİNE, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının 5275 sayılı yasanın 106/4 maddesi yollamasıyla aynı maddenin 11.fıkrası dikkate alınarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulu hakkında kanuna göre tahsil edileceğinin ihtarına", (ihtarat yapılamadı) " ibarelerinin eklenmesine ve hükmün diğer yönleri aynen muhafaza edilmek suretiyle,
Sair yönleri usul ve yasaya uygun görülen hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 280/1-c maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, kesin olmak üzere 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)