Yerel Mahkeme tarafından verilen hükümlere karşı SSÇ müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla başvurunun kararın niteliği, suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan SSÇ müdafi'nin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, müştekiyi Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık ve net olarak olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği anlaşılmakla,
Dosya kapsamına göre sanık ile müştekinin olay öncesinde arkadaş oldukları, olay günü müştekinin sanığın yanına gelerek aracını kullanmak geri getirmek üzere istediği, müştekinin aracın anahtarını vermemesi üzerine ondan habersiz anahtarı alarak aracı çalması, kaza yapması nedeniyle aracı iade edememesi şeklinde gerçekleşen eylemin, müşteki ile sanığın arkadaş olmaları, sanığın olay öncesinde aracı müştekiden aracını kullanmak ve geri getirmek üzere istemesi karşısında eylemin kullanma hırsızlığı suçunu oluşturduğu bu suçun da CMK'nın 253/1 maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında olduğu gözetilmeden dava şartı niteliğinde bulunan uzlaşma prosüdürü gerçekleştirilmeden hüküm kurulması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 289. ve 280/1-f maddelerine aykırı davranıldığı anlaşıldığından diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, kesin olmak üzere 03/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)