(5271 S. K. m. 280, 326) (5237 S. K. m. 29, 53)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurunun kapsamına göre Katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararına esas delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sair istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
20/07/2017 tarih ve 7035 sayılı Yasanın 15. maddesi ile, CMK’nın 280/1-a maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “(c)” ibaresinin “(a), (c), (d)” şeklinde değiştirildiği ve aynı Yasanın 303/1-a fıkrasında düzenlenen “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse hükümdeki hukuka aykırılığın düzeltilebileceğine” ilişkin düzenlemenin istinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılacak inceleme sırasında da uygulanabilir hale getirildiği, yine 24/10/2019 tarih 7188 sayılı Yasanın 27. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin (c) bendinin (d) bendi olarak değiştirildiği ve maddeye eklenen (c) bendi ile "başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hallerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre, olay gecesi katılan ile sanık F...'nin kızı olduğu anlaşılan tanık ..... arasında belirlenemeyen bir nedenle çıkan tartışma sırasında katılan .....'ın tanık .....'e vurmaya çalıştığını öğrenen sanığın, kızına yönelik gerçekleşen bu olayın meydana getirdiği şiddetli elemin etkisi ile katılana ait ikamete katılanın rızası dışında girerek üzerine atılı suçu işlediği olayda, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi, yine sanık hakkında hüküm kurulurken 53. maddenin uygulanmaması, ayrıca aynı dosya kapsamında birlikte yargılanan sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinin "ayrı ayrı" yerine, "yargılama giderinin sanıklardan tahsiline" şeklinde hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması bozmayı gerektirmiş olup,
Katılan vekilinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
Sanık hakkında hükmün 3-B fıkrasının 2. paragrafından sonra gelmek üzere, aynı dosya kapsamında sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulur iken TCK'nın 29/1 maddesi uyarınca uygulama yapıldığı maddede takdiren 1/4 oranında indirim yapılmış olması da dikkate alınarak "suçun haksız tahrik altında işlenmiş olması nedeniyle TCK'nın 29/1 maddesi uyarınca sanığın cezasından takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına " cümlesinin eklenmesine, bu paragraftan sonra gelmek üzere TCK'nın 62/1 maddesi ile uygulama yapılan paragraftan "1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesine, bu paragraftan sonra gelmek üzere "Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3. maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına" cümlesinin eklenmesine, TCK'nın 57/3 maddesinin uygulandığı paragrafta yer alan "1 yıl 8 ay süre ile denetim süresi belirlenmesine" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl 3 ay süre ile denetim süresi belirlenmesine" ibaresinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin bölümden "yargılama giderinin sanıklardan tahsiline" kısmı çıkartılarak yerine "neden oldukları yargılama giderlerinden sanıkların ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise sanıkların eşit olarak sorumlu tutulmak suretiyle tahsil edilerek hazineye irad kaydına" ifadesinin yazılması suretiyle ve hükmün diğer yönleri ile aynen muhafaza edilmek suretiyle, 5271 sayılı CMK'nın 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 27/01/2020 tarihinde, kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.(¤¤)