Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla 5271 sayılı CMK'nın 279.maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek 5271 sayılı CMK'nın 280.maddesi gereğince dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurunun kapsamına göre Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, kollukça düzenlenen 17/01/2019 tarihli tutanağa göre müştekinin henüz bir şikayeti bulunmadığı halde sanık şüphe üzerine yakalandığında üzerinde bulunan telefonu müştekiden çaldığını söyleyerek müştekiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında o yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkında TCK'nın 168/1 maddesinin uygulanmamasına ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Mahkemenin karar başlığında gözaltı giriş çıkış tarihlerinin gösterilmemesi yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım eksikliği olarak kabul edildiğinden ve sanığın gözaltında geçirdiği sürenin, TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de; bu hususun da infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararına esas delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sair istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kısmi iptal kararı gözetilmek suretiyle, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin tatbiki gerekirken, kararda yazılı şekilde uygulama yapılması hususu yasaya aykırı olup, Cumhuriyet savcısının istinaf itirazı bu nedenle yerinde görülmüş ise de; bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip CMK 280 ve 303/1 maddeleri kapsamında düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine ''Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, TCK'nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına'' ibaresinin yazılması, suretiyle, DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere oybirliğiyle, 09/01/2020 tarihinde karar verildi.(¤¤)