Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla 5271 sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2 ve 232/6 maddelerinde düzenlenen, mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağının, sürelerinin ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkca gösterilmesi zorunluluğu karşısında mahkemece 29/05/2019 tarihinde cezaevinde bulunduğu anlaşılan sanığın yüzüne karşı verilen kararın son kısmında CMK'nın 263 maddesine aykırı olarak "cezaevinde bulunan sanığın zabıt katibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek" ibaresinin tam olarak yazılmadığı, dolayısıyla kararda kanun yolları, süresi, mercii ve şeklinin açıkça belirtilmediği anlaşıldığından sanığın 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 21/06/2019 tarihinde göndermiş olduğu istinaf dilekçesi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurunun kapsamına göre sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmelerin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
İstinaf başvurusunda bulunan sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine KESİN olmak üzere 16/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)