Yerel Mahkeme tarafından verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olmakla kararın niteliği, suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısı, sanık ve sanık müdafinin istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
5271 sayılı CMK’nın 193. maddesinin 1. fıkrasına göre, "Yasanın ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz." , 188. maddeye göre "Duruşmada, hükme katılacak hâkimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt kâtibinin ve Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâllerde müdafiin hazır bulunması şarttır." , aynı kanunun 151/1. maddesine göre "150 nci madde hükmüne göre görevlendirilen müdafi, duruşmada hazır bulunmaz veya vakitsiz olarak duruşmadan çekilir veya görevini yerine getirmekten kaçınırsa, hâkim veya mahkeme derhâl başka bir müdafi görevlendirilmesi için gerekli işlemi yapar. Bu durumda mahkeme oturuma ara verebileceği gibi oturumun ertelenmesine de karar verebilir." , 289. maddesinin 1.fıkrasının e bendinde ise Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılmasının kesin bozma nedeni olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, sanık müdafinin 07/11/2019 tarihinde mazeretli sayılması için talepte bulunmasına rağmen, mahkeme tarafından dilekçe içeriği ile ilgili olumlu ya da olumsuz karar verilmeksizin 07/11/2019 tarihli son oturumda sanık müdafinin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması yasaya aykırı olup sanık müdafinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün 5271 Sayılı CMK 289 ve 280/1-f maddeleri uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, kesin olmak üzere, 16/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)