(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 225, 279, 280, 326)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla 5271 sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
I-SSÇ'ler O..K.. ve T..K.. haklarında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf talebinin incelenmesinde:
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurunun kapsamına göre SSÇ O.. ve SSÇ'ler müdafinin istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkemenin kararına esas delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sair istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suçu birlikte işleyen SSÇ'lerin "neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin ise eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına" yerine "suça sürüklenen çocuklardan eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına " hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, SSÇ O.. ve SSÇ'ler müdafinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hüküm fıkrasından SSÇ'ler hakkındaki yargılama giderine ilişkin bölümden " suça sürüklenen çocuklardan eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına" sözcükleri çıkartılarak yerine "neden oldukları yargılama giderlerinin SSÇ'lerden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin ise SSÇ'lerden eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına" ifadesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURULARININ DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE, kesin olmak üzere,
II-SSÇ'ler O..K.. ve T..K.. haklarında konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf talebinin incelenmesine gelince:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, müştekiyi Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık ve net olarak olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği anlaşılmakla,
5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesine göre, hükmün ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil hakkında verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerden ibaret olduğu, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, bu itibarla SSÇ'ler hakkında iddianame içeriğine göre sadece bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açıldığı, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı gibi ek iddianame ile de dava açılmadığı halde ek savunma hakkı tanınmak suretiyle SSÇ'lerin konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verildiği, bu suretle savunma haklarının sınırlandırılmış olması ve dava şartının gerçekleşmemiş olması bozmayı gerektirmiş olup,
5271 sayılı CMK'nın 7188 sayılı yasa ile değişik 280/1-e ve 280/1-f maddelerine aykırı davranılması nedeniyle hükmün BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, kesin olmak üzere, 14/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)