Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla 5271 sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
İstinaf dilekçesinin kişinin kendi el yazısıyla imzalanmak suretiyle düzenlenmesi gereken bir belge olduğu, sanık segbis ile hazır edilmiş ise, kararın eteğinde istinaf talebini bulunduğu cezaevi idaresine bir dilekçe vermek veya imzası alınmak veya cezaevi personeli tarafından imzası alınmak suretiyle tutanak düzenlenmesi ile yapabileceğinin yazılması gerektiği halde, duruşmada segbis ile hazır edilen sanık hakkında hakim ve zabıt katibi tarafından 15/05/2019 tarihinde düzenlenen ve duruşma zaptının altına derc olunan hakim ve katip tarafından imzalanan tutanakta açıkça sanığın bu şekildeki beyanıyla istinaf talebinin kabul edileceğine dair sanığın yanıltılması karşısında, sanığın ayrıca bir dilekçe vermemesinin hak kaybına neden olmaması açısından istinaf talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan inceleme sonucunda;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, müştekiyi, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık ve net olarak olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği anlaşılmakla,
Katılan vekilinin 09/01/2018 tarihinde verdiği dilekçe ile dosyaya ibraz etmiş olduğu olay yerini ve anını gösteririr kamera görüntülerinin Ulusal Kriminal Büro tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda değerlendirilmemiş olması, dosya kapsamındaki kollukça düzenlenen 26/02/2017 tarihli olay ve araştırma tutanağında olay yerinin hem içini hem de bahçesini gösterir kamera görüntülerinin varlığından bahsedilmesine rağmen bahçe kısmını gösteren görüntüler temin edilip bilirkişi tarafından değerlendirilmeden, yine dosya kapsamına göre sanığın Kocaeli ilinde bulunan aynı firmaya ait iş yerinden yaptığı hırsızlık olayını kabul etmesi karşısında bu olaya ilişkin görüntüler de temin edilerek bütün kamera görüntüleri, sanığın teşhise elverişli fotoğraf ve görüntüleriyle birlikte bilirkişiye verilerek olayı sanığın gerçekleştirip gerçekleştirmediği konusunda yeniden değerlendirme yapılmadan suçun sübutuna mutlak etki edeceği anlaşılan deliller toplanıp etkin bir yargılama yapılmadan karar verilmesi nedeniyle, CMK'nın 289 ve 7188 sayılı Kanun ile değişik 280/1-f maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, kesin olmak üzere, 09/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)