(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 289) (5237 S. K. m. 63, 142, 168)
Yerel Mahkeme tarafından verilen hükümlere karşı sanık ve sanık müdafi tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla başvuruların kararın niteliği, suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunulan istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Sanığın adli sicil kaydında görülen Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/03/2019 tarih ve 2019/81 Esas, 2019/213 Karar sayılı ilamının, tekerürre esas teşkil ettiğinin anlaşılması karşısında kurulan hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe istinaf talebi bulunmadığından bozma nedeni yapılamamıştır.
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, müştekiyi Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, istinaf denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği nazara alınarak Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık ve net olarak olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği anlaşılmakla,
Dosya kapsamına göre;
1-Sanığın suça konu projeksiyon cihazını çaldıktan sonra shop bilgisayar isimli işyerine sattığı, yakalandıktan sonra bu iş yerini göstererek suça konu cihazın müştekiye iadesini sağladığı ancak; üçüncü kişi konumundaki şahsın zararının giderilip giderilmediğinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, TCK’nın 168. maddesinin uygulanabilmesi için hırsızlık suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının tek başına yeterli olmadığı, failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın hırsızlık suçunun mağduruna iadesini sağlamasının yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, satın alan kötü niyetliyse; hırsızlık suçunun sanığın elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerektiği anlaşılmakla, dosya kapsamına göre yukarıda belirtildiği şekilde araştırma yapılıp işyeri sorumlusu hakkında İstasyon Polis Merkezi Amirliğince 2019/974 suç numarasına kayden hırsızlık malı bilerek satın almak suçundan soruşturma yürütüldüğünün kolluk fezlekesinden anlaşılması karşısında, işyeri sorumlusu hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hakkında mahkumiyet kararı verilip verilmediği araştırılıp hakkındaki dava devam ediyor ise birleştirilerek görülmesinde zorunluluk bulunması, dava açılmamış ise tanık sıfatıyla dinlenerek zararının giderilip giderilmediği sorulup sonucuna göre TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
2-Sanığın bina niteliğindeki cami içerisinden gerçekleştirmiş olduğu hırsızlık eyleminde suç tarihi itibariyle yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesi yerine hangi gerekçelerle TCK'nın 142/1-a maddesiyle uygulama yapıldığının gerekçeli kararda tartışılmaması,
3-Mahkemenin karar başlığında gözaltı giriş çıkış tarihlerinin gösterilmemesi ve sanığın gözaltında geçirdiği sürenin TCK'nın 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmesine karar verilmemesi,
Açıklanan nedenlerle; yazılı şekilde eksik incelemeyle, etkin bir yargılama yapılmadan hüküm kurulması suretiyle sanık ve sanık müdafinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMK'nın 289, CMK'nın 7188 sayılı yasa ile değişik 280/1-e ve 280/1-f maddelerine aykırı davranılması nedeniyle hükmün BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 283 üncü maddesi gereğince sonuç ceza itibariyle kazanılmış hakkın korunmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, kesin olmak üzere, 14/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)