(5271 S. K. m. 231, 279, 280, 303, 326) (5237 S. K. m. 31, 52, 62, 116, 119, 143, 168) (5275 S. K. m. 106)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonucunda;
Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçesi incelenerek, 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesi gereğince Dairemizin görev ve yetkisi, başvuranların hakkı, başvuru süresi, yasa yolunun açıklığı, başvurularının kapsamına göre SSÇ ......, SSÇ ...... ve SSÇ ...... müdafilerinin istinaf başvurularının kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mahkemenin karar başlığında gözaltı giriş çıkış tarihlerinin ve gözaltı sürelerinin gösterilmemesi yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım eksikliği olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında eleştiri dışında esas delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmelerin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sair istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
20/07/2017 tarih ve 7035 sayılı Yasanın 15. maddesi ile, CMK’nın 280/1-a maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “(c)” ibaresinin “(a), (c), (d)” şeklinde değiştirildiği ve aynı Yasanın 303/1-a fıkrasında düzenlenen “olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse hükümdeki hukuka aykırılığın düzeltilebileceğine” ilişkin düzenlemenin istinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılacak inceleme sırasında da uygulanabilir hale getirildiği, yine 24.10.2019 tarih 7188 sayılı Yasa ile değişik 27. Maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 280. Maddesinin (c) bendinin (d) bendi olarak değiştirildiği ve maddeye eklenen (c) bendi ile "başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hallerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında yer alan 01/07/2016 tarihli olay ve araştırma tutanağına göre, SSÇ'ler ……, ...... ve ......'un kolluk görevlileri tarafından yakalandıklarında suça konu motorsikletleri çaldıktan sonra bıraktıkları yerleri söyleyerek kısmi hasarlı da olsa motorsikletlerin soruşturma aşamasında müştekiye teslimini sağlamaları ve müştekinin de 11/06/2019 tarihli celsede zarar tazmin talebinde bulunmayıp etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterdiğinin anlaşılması karşısında, SSÇ'ler hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1 maddesiyle uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 168/2 maddesiyle uygulama yapılarak fazla ceza tayini, yine dosya kapsamında yer alan 01/07/2016 tarihli CD inceleme tutanağına göre, güncel saatten 1 saat geri olduğu tespit edilen güvenlik kamera görüntülerine göre SSÇ'lerin eylemlerini saat 03:56'da yani güncel saate göre saat 04:56'da tamamladıklarının ve olay tarihinde Düzce ilinde güneşin doğuş saatinin 04:24 olduğunun anlaşılması karşısında, eylemin gece sayılan zaman diliminde işlenmediğinin kabulü gerekirken SSÇ'ler hakkında koşulları oluşmadığı halde hırsızlık suçundan hüküm kurulduğu sırada 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesiyle; işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulur iken TCK'nın 116/2 maddesi yerine aynı Kanun'un 116/4 maddesinin uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi, farik mümeyyiz raporlarının zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle Adli Tıp Kurumuna ödenen toplam 200,00 TL'nin suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'ye aykırı davranılması, ayrıca suçu birlikte işleyen SSÇ'lerin "neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinin ise eşit olarak tahsili ile hazineye irat kaydına" yerine "SSÇ'lerden eşit olarak tahsili ile hazineye gelir kaydına" şeklinde karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması bozmayı gerektirmiş olup;
SSÇ'ler müdafilerinin istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5271 sayılı CMK'nın 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan;
1-SSÇ'ler ...... ve ...... haklarında üzerlerine atılı "bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık" suçundan kurulan hüküm fıkrasından; TCK'nın 143/1 maddesi ile uygulama yapılan paragrafın hükümden çıkartılarak devamında TCK'nın 31/3 maddesi ile uygulama yapılan paragraftan "her bir SSÇ.nin ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılarak yerine "her bir SSÇ.nin 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesine, devamında TCK'nın 168/2 maddesi ile uygulama yapılan paragraftan "TCK 168/2 maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin SSÇ'ler lehine uygulanmak suretiyle cezalarında takdiren 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle her bir SSÇ.nin ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin çıkartılarak yerine "TCK 168/1 maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin SSÇ'ler lehine uygulanmak suretiyle cezalarından takdiren 2/3 oranında indirim yapılmak suretiyle her bir SSÇ.nin ayrı ayrı 1 yıl 10 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesine, aynı hüküm fıkrasında TCK'nın 62. maddesinin SSÇ'ler lehine uygulanmasına yer olmadığına ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere "Suça sürüklenen çocukların geçmişteki halleri, suça eğilimleri, genel kişilik özellikleri, adli sicillerindeki ve uyap kayıtlarındaki derdest ve sonuçlanmış bulunan birçok dosyalarının bulunması nazara alındığında, bir daha suç işlemeyecekleri hususunda kanaat oluşmadığından CMK'nın 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına" paragrafının eklenmesine ve hükmün diğer yönleri aynen muhafaza edilmek suretiyle,
2-SSÇ'ler ...... ve ...... haklarında üzerlerine atılı iş yeri dokunulmazlığının ihlal etme suçunda hüküm fıkrasından; TCK'nın 116/2-4 maddesi ile uygulama yapılan paragrafın çıkartılarak yerine "SSÇ'ler ...... ve ......'in üzerlerine atılı "işyeri dokunulmazlığını ihlal etme" suçu sabit görüldüğünden, 5237 sayılı TCK'nın 116/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, faillerin kastının yoğunluğu, faillerin güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak takdiren alt sınırdan her bir SSÇ.nin ayrı ayrı180 gün adli paracezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesine, devamında TCK'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılan paragraftan "her bir SSÇ.nin ayrı ayrı 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin çıkartılarak yerine "her bir SSÇ.nin ayrı ayrı 360 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesine, yine TCK'nın 31/3 maddesi ile uygulama yapılan paragraftan "her bir SSÇ.nin ayrı ayrı 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılarak yerine "her bir SSÇ.nin ayrı ayrı 240 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesine, aynı hüküm fıkrasında TCK'nın 62. maddesinin SSÇ'ler lehine uygulanmasına yer olmadığına ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere "SSÇ'lerin kişilikleri, sosyal ekonomik durumları, suçun işleniş şekli ve özellikleri de gözönüne alınarak verilen adli para cezalarının TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca her günü takdiren 20 TL'den hesaplanarak neticeten her bir SSÇ.nin ayrı ayrı 4.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezalarının TCK'nın 52/4 maddesi gereğince 20 eşit taksit ile tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve 5275 sayılı Kanun'un 106/4 maddesi yollamasıyla aynı maddenin 11. fıkrası dikkate alınarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edileceğinin ihtarına (ihtarat yapılamadı.)"ibareleri eklenerek hükümlerin diğer yönleri aynen muhafaza edilmek suretiyle,
3-SSÇ ...... hakkında üzerine atılı "bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık" suçundan kurulan hüküm fıkrasından; TCK'nın 143/1 maddesi ile uygulama yapılan paragrafın hükümden çıkartılarak devamında TCK'nın 31/2 maddesi ile uygulama yapılan paragraftan "SSÇ.nin 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılarak yerine "SSÇ.nin 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesine, devamında TCK'nın 168/2 maddesi ile uygulama yapılan paragraftan "TCK 168/2 maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin SSÇ lehine uygulanmak suretiyle cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin çıkartılarak yerine "TCK'nın 168/1 maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin SSÇ lehine uygulanmak suretiyle cezasından takdiren 2/3 oranında indirim yapılmak suretiyle SSÇ.nin 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenmesine, aynı hüküm fıkrasında TCK'nın 62. maddesinin SSÇ lehine uygulanmasına yer olmadığına ilişkin paragraftan sonra gelmek üzere "SSÇ hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50/3 maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 50/1-a maddesi gereğince sosyal ve ekonomik durumuna, suçun işlenmesindeki özelliklere göre günlüğü takdiren 20 TL'den paraya çevrilerek SSÇ.nin 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının TCK'nın 52/4 maddesi gereğince 20 eşit taksit ile tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve 5275 sayılı Kanun'un 106/4 maddesi yollamasıyla aynı maddenin 11. fıkrası dikkate alınarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edileceğinin ihtarına (ihtarat yapılamadı.)"ibareleri eklenerek hükümlerin diğer yönleri aynen muhafaza edilmek suretiyle,
4-SSÇ ...... hakkında üzerine atılı işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan hüküm fıkrasından; TCK'nın 116/2-4 maddesi ile uygulama yapılan paragrafın çıkartılarak yerine "SSÇ ......'un üzerine atılı "işyeri dokunulmazlığını ihlal etme" suçu sabit görüldüğünden, 5237 sayılı TCK'nın 116/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, faillerin kastının yoğunluğu, faillerin güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak takdiren alt sınırdan 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin eklenmesine, devamında TCK'nın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılan paragraftan "SSÇ.nin 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına" cümlesinin çıkartılarak yerine "SSÇ.nin 360 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesine, yine TCK'nın 31/2 maddesi ile uygulama yapılan paragraftan "SSÇ.nin 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılarak yerine "SSÇ.nin 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesine, hükmün devamında TCK'nın 50/3 maddesi ile uygulama yapılan paragrafın çıkartılmasına, TCK'nın 52/2 maddesi ile uygulama yapılan paragraftan günlüğü 20 TL'den paraya çevrilme kısmında "sanığın neticeten 7.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılarak yerine "SSÇ.nin neticeten 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibareleri eklenerek hükmün diğer yönleri aynen muhafaza edilmek suretiyle,
5-Hüküm fıkrasından SSÇ'ler hakkındaki yargılama giderine ilişkin (G) bendinin çıkartılarak yerine "Zorunlu kamu giderleri hariç olmak üzere, her bir suça sürüklenen çocuğun sebebiyet verdiği yargılama giderlerinden ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise eşit olarak sorumlu tutulmaları suretiyle yargılama giderlerinin suça sürüklenen çocuklardan TAHSİLİNE" cümlesinin eklenmesi ve hükmün diğer yönleri aynen muhafaza edilmek suretiyle, sair yönleri Usul ve Yasaya uygun görülen hükmün 5271 sayılı CMK’nın 303/1-a ve 280/1-a maddeleri uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere, 06/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)