T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/122
KARAR NO: 2024/574
KARAR TARİHİ: 29/03/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 11/02/2022
KARAR TARİHİ: 21/11/2023
NUMARASI: 2022/96 Esas -2023/621 Karar
DAVACI : TÜRKERLER MÜHENDİSLİK YAPI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (VKN: ...) ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : DYGOZAN YAPI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (VKN: ...) ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı istemi
HÜKÜM: Kararın kaldırılması- gönderme
İSTİNAF EDEN: Davacı vekili
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı istemi davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;
Davacı şirketin davalı şirketin ... adresinde bulunan Grand Kanyon Villaları projesinin yapı işlerini üstlendiği, yaptığı işler nedeniyle alacakları için toplam 643.000 TL'lik fatura düzenlediği ve bu alacağın sadece 300.000 TL'sinin davalı tarafından çek ve nakit olarak ödendiğini, Kocaeli İcra Dairesi 2019/134230 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe geçildiği, davalının itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, yapım işleri devam ederken davalı tarafın ödemelerini kestiği ve devamında da zor duruma düştüğünden alacağını şirket yetkilisinden devam eden iş için teminat senedi vermesini istediği ve silah zoruyla 200.000 TL'lik senet imzalattığı, davalının bu senet ile Kocaeli İcra Dairesi 2019/51376 Esas sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe geçtiği ve bu konuda açılmış menfi tespit davasının Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/397 Esas sayılı dosyası ile derdest olduğu, davalı şirketten 343.000 TL alacaklı olup şimdilik 10.000 TL'nin davalı şirketten tahsilini talep ettikleri, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın icra takip tarihi olan 23.12.2019 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
Ticari defter kayıtlarında, davacının düzenlediği faturaların toplam miktarının, 345.000,00 TL tutarında olduğu, bunun dışındaki hiçbir faturanın defterlerine işlenmediği, davacı tarafından gönderilen başkaca fatura olmadığı, borçlu olduğu iddia edilen faturalar karşılığında davacı tarafından yapılan iş yahut davacı tarafından satılan bir malzemenin mevcut olmadığı, davacının yaptığı işler karşılığında düzenlediği tüm faturaların, ticari defterlerine işlendiği ve bu faturalardan kaynaklanan tüm ödemeler de davacıya zamanında ve fazlasıyla yapıldığı, şirketlerine ait inşaat projesinde işlerini sürdürürken yanında çalışan işçilerine ücretlerini ödemediği için işçileri işi bıraktığı, akabinde davacı şirket yetkilisi ...'a işçilerine ücretlerini ödeyebilmesi ve şantiyenin ilerlemesi için 200.000 TL verdiği, bunun karşılığında da davacı ve davacı şirket yetkilisi ... müvekkile 200.000 TL değerinde senet verdiği, senede yönelik, davacı tarafça ikame edilen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ndeki 2019/397 Esas sayılı menfi tespit konulu davanın tekemmül ettiği, bu dosya kapsamında, davacının borçlu vaziyetinin aydınlatılacağı, davacı tarafından, bu tarihten sonra, borçtan kurtulma maksadı ile, 23.10.2019 tarihinde Kocaeli İcra Dairesi'nin 2019/134230 E. Sayılı icra dosyası ile ödemesini yapmış oldukları 1 fatura (fatura no: ... nolu) ve 04.09.2019 tarihli 3 adet faturaya ilişkin vekil eden aleyhine icra takibi başlatıldığı ve haksız takibe itiraz ettikleri, Kocaeli İcra Dairesi'nin 2019/134230 E. Sayılı icra dosyası kapsamında, tüm faturaların 04.09.2019 tarihli tek bir seri içinde düzenlenmiş olması, bir diğeri ise, taraflar arasında hiçbir ticari ilişkinin mevcut olmadığı bir tarihte düzenlenmesi olduğu, her bir villa için, KDV ve sigorta işçilik giderleri, villanın boyaları da dahil olmak üzere 50.000,00 TL'ye anlaştıklarını, davacının, bu villalara ait bedelleri de faturalara rakamları şişirerek yansıttığı, projede yalnızca 3 villa yaptığı, sonrasında, yarım bıraktığı işleri, dava dışı ..., ... ve ... tamamladığı, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ''davanın reddine'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinafa başvuru dilekçesinde özetle;
2018 sonu itibariyle sadece 10.000 TL borcunun bulunduğu sonrasında her hangi bir ödeme yapılmadığını ve devamında vekil eden tarafından pek çok işin yapıldığı orta olduğunu, bilirkişi raporunda da pek çok hususun tespit edilemediği bildirilmiş iken gerekli araştırılmalar yapılmadan davanın reddi yoluna gidilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu, işin 2019 yılında devam ettiğini, vekil eden şirketin davalı şirkete ait villaların çelik konstrüksiyon, boya, çatı ve her türlü işlerini yaptığının sabit olduğunu, bu işler için herhangi bir hesaplamaya gidilmeden davanın reddi yasa ve usule aykırı olduğunu, sonrasında yapılan işler için vekil eden tarafından 4 adet daha fatura kesilmiş ancak taraflar arasındaki çatışmadan dolayı davalı tarafça defterlerine işlenmediğini, istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK
3. Değerlendirme
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekillince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşme bulunmamakla birlikte davalının Grand Kanyon Villaları projesinin yapım işine ilişkin olarak eser sözleşmesi kurulduğu tarafların kabulündedir. Uyuşmazlık, iş bedeli yönündedir. Davacı, sözleşme kapsamında toplam 643.000,00 TL bedelli fatura düzenlemiş ve iş bedeli olarak bu bedeli talep etmiştir. Tacir olan tarafların ticari defter incelemesinde 345.000,00 TL bedelli faturaların iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmakla bu fatura bedelleri ve içerikleri kesinleşmiştir. Diğer faturalar tarafların ticari defterinde kayıtlı değildir. Davacı eseri eksiksiz ve ayıpsız yaptığını, iş bedeli için düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini iddia etmekte, davalı ise, eksik iş bulunduğunu, davacının hakettiği iş bedelinin nakit ve çek ile ödendiğini savunmaktadır.
Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Eser sözleşmelerinde işin sözleşmeye uygun ifa edilerek teslim edildiğini ispat yükü yükleniciye, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükü ise iş sahibine aittir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK hükümlerine göre eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kabul edilip sözleşmede bedel yazılı olmaması ya da sözlü sözleşme ilişkisinde tarafların bedelde anlaşamamaları halinde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanacağı kabul edilmelidir. Mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV olacağından bunlar ayrıca eklenmeyecektir. Ayrıca, taraflar arasında yazılı bir yazılı sözleşme yoksa ve taraflar arasında sözlü sözleşmenin kapsamı konusunda ihtilâf varsa Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre akdi ilişkinin kapsamının her tür delil ile ispatlanması mümkündür.
Taraflar arasında davalıya ait villa projesinin bir kısım inşaat işleri yapımı için sözleşmenin kurulmuş olduğu sabit olup uyuşmazlık taraflar arasındaki sözleşmenin kapsamı, yüklenicinin gerçekleştirdiği imalatın miktarı ve bedeli, sözleşme kapsamında yükleniciye yapılan ödeme miktarının ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar yönünden yeterli bir araştırma ve inceleme yapmaksızın karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu faturalar yönünden yapılan yargılamanın, araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olduğundan söz edilemez.
Bu durumda mahkemece, öncelikle taraf delilleri değerlendirilerek sözleşmenin kapsamı belirlenmeli, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalar yönünden fatura bedeli esas alınmalı, davalının defterlerinde kayıtlı olmayıp davaya konu yapılan faturalar yönünden ise dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetinden ve yeni bir bilirkişi heyeti marifetiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak davacının dava dayanağı faturalarda belirtilen işleri yapıp yapmadığı, yapılmış ise faturalarla uyumlu olup olmadığı tespit edilmeli, yaptığı iş ve imalâtların yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre, piyasa fiyatları içinde KDV de bulunduğundan piyasa rayicine göre bulunacak bedele ayrıca KDV eklenmeden, bedelinin ne olduğu konularında denetime elverişli rapor veya ek rapor alınarak belirlenmeli, bu şekilde dava konusu yapılan davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalar yönünden fatura bedeli, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar yönünden ise yukarıda açıklanan yöntemle belirlenen bedel dikkate alınarak yüklenicinin hak ettiği iş bedeli ortaya konulmalı, fatura miktarları da göz önünde bulundurularak ispat edilen ödemeler de düşürülerek sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf talebi yerinde olduğu görülmekle yukarıda belirtilen nedenlerle yerel mahkemenin kararı yerinde olmadığından HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/11/2023 tarih, 2022/96 E. 2023/621 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf talep eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
5-İstinaf talep eden tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
7-İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a.6 maddesi gereğince 29/03/2024 tarihinde KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.
*
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı