T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1160
KARAR NO: 2025/1336
KARAR TARİHİ: 30/09/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 15/08/2023
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
NUMARASI: 2023/594 Esas - 2025/329 Karar
DAVACI: ... - ... - ......Adapazarı / Sakarya
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ... - ... - ......Kandıra / Kocaeli
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: Eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN: Davalı vekili
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkilinden davalının Kandıra Cebeci'de bulunan pansiyon şeklindeki konaklama tesisinin odalarına koltuk takımı, mutfak ve yatak odası mobilya takımları imalatı ve montajı için teklif alındığını ve tarafların anlaştığını, müvekkili tarafından imal edilen ürünler davalının gösterdiği adreste bulunan yerlerine monte edildiğini ve edimlerin eksiksiz şekilde yerine getirildiğini, müvekkili tarafından davalı adına kesilen 17.05.2023 tarihli ...... nolu ve 890.000,00TL + 71.200,00TL KDV toplam 961.200,00 TL bedelli fatura davalıya iletildiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmemesine rağmen ödeme işlemi de süresi içerisinde davalı tarafından tamamlanmadığını, davalı hakkında Kandıra İcra Müdürlüğü’ nün 2023/187 E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirterek davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davanın süresinde açılmadığını, davaya konu edilen alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı tarafça müvekkiline tebliğ edildiği iddia edilmiş olmasına rağmen müvekkiline tebliğ edilen faturanın olmadığını, davanın zaman aşımı defi nedeniyle reddine, aksi halde muaccel olmayan alacak istemi ve takip nedeniyle davanın reddine, neticeten davanın esastan reddine ve de takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "Davanın kabulü ile davalı boçlu tarafından Kandıra İcra Müdürlüğü'nün 2023/187 Esas sayılı takip dosyasında borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki koşullar ile aynen devamına, takip miktarı alacağa takip tarihinden alacağın tahsiline kadar taleple bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesine, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Davanın süresinde açılmadığını ve davaya konu edilen alacak zamanaşımına uğradığını, tanıkları dinlenmeksizin karar verildiğini, fatura taraflarına tebliğ edilmediğini, sözleşme bedeli olarak toplam KDV dahil 654.000 TL için anlaşma sağlandığını, davacıya 639.000 TL ödeme yapıldığını, davacının taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak yüksek miktarda fatura keşide etmesi hukuka aykırı olduğunu, teslim tam ve süresinde gerçekleşmediğinden alacağın muacceliyeti oluşmadığını, anılan esere ilişkin fiyatlar sunulmuş ve anlaşmanın bu şekilde olduğu beyan edilmesine rağmen fatura bedelinin iş bedeli olarak kabulü mümkün olmadığı, bilirkişi raporundaki hesaplama yöntemi ve belirlenen miktar hatalı, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK
3. Değerlendirme ve karar
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece, dava kabulüne dair verilen kararına karşı davalı vekilince istinafa başvurulmuştur.
Davalı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla davalıya ait konaklama tesisinin odalarına koltuk takımı, mutfak ve yatak odası mobilya takımları imalatı ve montajına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasında kurulan sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddeleri hükümlerine göre eser sözleşmesidir.
Davacı tarafça, taraflar arasında mobilya imalatına ve montajına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu iddiasıyla davacı yüklenici tarafça dava konusu iş sebebiyle iş bedeli olarak 17.05.2023 tarihli 961.200,00 TL bedelli fatura düzenlendiği ve ödemeler dikkate alındığında ödenmeyen bakiye 322.200,00 TL için takip başlatıldığı, takibe itiraz sonrasında davacı tarafça eldeki davanın açıldığı; Davalı iş sahibi ise, imalatın eksik teslim edildiğini, sözleşme bedelinin toplam KDV dahil 654.000 TL için anlaşma sağlandığını, davacı yana yapmış olduğu işler karşılığında 639.000,00 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini savunduğu anlaşılmaktadır.
Tacir olan tarafların ticari defterlerinin incelemesinde; davacının işletme defteri tuttuğu, takibe ve davaya konu faturanın defterinde kayıtlı olduğu, davalı defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği, davalı tarafından faturaya karşılık yapılan her hangi bir ödeme belgesinin dosyaya sunulmadığı, tarafların defter, kayıtlarında ödeme kaydı bulunmadığı, ancak davalının Ba formuyla vergi dairesine bildirildiği tespit edildiği belirlenmiştir. Eldeki davada, dava ve takibe konu faturanın davalının Ba formuyla vergi dairesine bildirilmesi sebebiyle davalıya tebliğ edildiği bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anılan faturaya davalı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edildiği ileri sürülüp ispat edilmediğinden içerikleri kesinleştiğinden davalının işi eksiksiz teslim aldığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinin kabulü zorunludur. Bu halde davalı iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2017/1382 E, 2017/3332 K sayılı kararı)
Davalı yan, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğunu ileri sürmüş ise de sunulan fiyatlandırma belgesinin tek taraflı davalı tarafça düzenlendiğinden ve davacının katılımının olmadığından belgenin sözleşme olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda, davalı tarafça süresinde faturaya itiraz etmediğinden dava konusu işe ilişkin davacının düzenlediği 961.200,00 TL'lik faturadaki yazılı miktar iş bedeli olarak kesinleşmiştir. Bundan sonra davalı iş sahibi kesinleşen iş bedelini ödediğini kanıtlamalıdır. Davalı iş sahibi, davacı yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği edimi eksiksiz teslim aldığını kabul ettiği ve açık ayıplarla ilgili muayene ve makul sürede ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi fatura tebliğlerinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmedikleri, fatura içeriklerinin ve iş bedelinin kesinleştiği, bu sebeple iş sahibinin sonradan ortaya çıkan ayıp iddiası bulunmadığından istinaf dilekçesinde belirtilen eksik ve ayıplı iş savunması dinlenilmeyecektir. Yanlar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından ve davada talep bakiye iş bedelinin tahsiline ilişkin olduğundan olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresi 5 yıl olup, zaman aşımı süresi dolmamıştır. Ayrıca, davalı tanıklarının dinlenmediği yönünde itirazda bulunmuş ise de fatura içeriği kesinleştiğinden, davalının sonardan ortaya çıkan ayıp savunması bulunmadığından, fatura içeriği kesinleştiğinden davalının işi eksiksiz teslim aldığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, ayıp ve eksik iş savunmalarının teknik bilirkişi incelemesiyle belirleneceğinden dosyaya yenilik katmayacağı değerlendirildiğinden kaldırma sebebi yapılmamıştır. Bu durumda; davada, davalı iş sahibinin sözleşme ile üstlendiği edimi eksiksiz teslim aldığı, fatura içeriğinin ve bedelleri ile ayıplı ve eksik imalat bulunmadığı hususlarının kesinleştiği gibi yüklenicinin tespit edilen yazılı miktar ile bakiye iş bedeli alacağı bulunduğu anlaşıldığından Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
V.KARAR
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/05/2025 tarih, 2023/594 Esas - 2025/329 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalıdan alınması gereken 22.009,04 TL harçtan, peşin yatırılan 5.505,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.504,48 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 30/09/2025 tarihinde KESİN olarak karar verildi.
*
...
Başkan
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Üye
...
¸e-imzalı
...
Katip
...
¸e-imzalı