T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/515 - 2025/583
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/515
KARAR NO: 2025/583
KARAR TARİHİ: 18/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ: 11/11/2024
ARA KARAR TARİHİ: 09/01/2025
NUMARASI : 2024/742 Esas
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av...
DAVALILAR :1-ERTUN ENERJİ ÜRETİM İNŞAAT SAĞLIK HİZMETLERİ EĞİTİM GIDA TARIM NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET AŞ Cevizlidere Mah. 1247 Sk. No: 16/1 Çankaya /ANKARA
2- ÖZGÜL GRUP İNŞAAT TİCARET AŞ-
Yıldızevler Mahallesi Cezayir Cad. No: 10/1 Çankaya/ANKARA
VEKİLLERİ: Av...
DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
TALEP : İhtiyati Haciz Talebinin Reddine İtiraz
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2025
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/742 Esas sayılı dosyasından verilen 09/01/2025 tarihli ara kararına karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulması üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla, dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı arasında Sakarya ili dahilinde olan "Akyazı İlçesi Özel Eğitim 12 Derslikli Anaokulu Yapım İşine" ait "Betonarme İşlerine ait Tüm İşçiliklerin Yapılması" işinin taşeron olan davacı tarafından yapılması hususunda sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca işe fiili başlangıç tarihi 27.11.2023 tarihi olduğunu, müvekkilinin sözleşme uyarınca kendisine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen muhatap iş ortaklığı tarafından sözleşmenin ödeme koşullarında belirtilen ödemenin zamanında yerine getirilmediğini, hakedişlerde belirtilen tutarlar yerine oldukça cüzi ödemeler yapıldığını belirterek açmış olduğu kısmi davada dava değeri 100.000,00 TL tutarda ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/01/2025 tarihli ara kararı ile;...alacağın varlığı ve miktarı ile haklılık hususunda yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmemiş olmakla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurda görülen davada ihtiyati haciz talepleri alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedilmiş olup hukuka aykırı olarak verilen kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararının verilmesi gerektiğini beyanla; yerel mahkemenin 09.01.2025 tarihli ara kararında verilen ihtiyati haczin reddi kararının istinaf incelemesi ile kaldırılarak, borçluların borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının öncelikle teminatsız reddi halinde uygun bir teminat karşılığı faiz ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL kadarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yerel mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunup bulunmadığı, kararın eksik incelemeye ve/veya yanılgılı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLER :
Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsiline ilişkin olup, talep, yargılama sırasında talep edilen ihtiyati haciz isteminin reddine dair ara kararın istinaf talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 09/01/2025 tarihli ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.
İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ile 268. maddesinde yer almaktadır.
Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacak rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında her hangi bir koşul öngörülmemiştir.
İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır.
Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2. maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukuki himaye sağlanmaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukuki himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İcra ve İflas Kanunu’nun 264. maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası kapsamında ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır.
6100 sayılı HMK.nın 389.maddesinde "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır.
İhtiyati haciz müessesesi İİK.257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup İİK.257 maddesine göre ihtiyati hacze karar verilebilmesi için alacağın para alacağı olması ve rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş olması gerekir. Bunun yanında, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati hacze karar verilebilmesi, borçlunun muayyen yerleşim yeri olmaması ve taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanması yahut kaçması ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması şartına bağlıdır. Yine İİK'nın 258. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz talep eden taraf, dilekçesinde alacağı ve ihtiyati haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat edecek delilleri göstermek zorundadır. Görüldüğü üzere İİK'da ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için haklılığın tereddütsüz şekilde ispatı şartı aranmamakta, yaklaşık olarak ispat yeterli görülmektedir.
Somut olayda; davacı ihtiyati haciz istemini eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedeline dayandırdığı, davacının alacağının varlığının ve miktarının, varsa kusurun, alacağın muaccel olmadığı yargılamayı gerektirdiği, davaya konu eserin ayıplı ve eksik olduğu iddiasının bu aşamada incelemediği ve araştırılmadığı, yasada belirtilen şartların oluşmadığı anlaşılmakla, İİK'nın 257. vd. maddesindeki şartların varlığı ve yaklaşık ispat kuralı gereğince ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı kanaatine dayalı redde ilişkin mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun mahkemece verilen kararda usul ve esas yönünden aykırılık bulunmadığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/01/2025 tarih, 2024/742 Esas sayılı ara kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden tarafça yatırılan peşin harç yeterli olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca 18/04/2025 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır