T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/847 - 2025/1808
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/847
KARAR NO: 2025/1808
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ: 05/06/2024
KARAR TARİHİ: 05/02/2025
NUMARASI : 2024/336 Esas - 2025/63 Karar
DAVACI : SAKARYA SU VE KANALİZASYON İDARESİ
VEKİLLERİ: Av. ..
Av. ...
Av. ...
DAVALI :BEKNA İNŞAAT TURİZM SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
HÜKÜM: Davacının istinaf başvurusu usulden red
Davalının istinaf başvurusu kabul-Kaldırma, Gönderme
İSTİNAF EDEN: Davacı vekili - Davalı vekili
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı idarenin yaptığı 2023/368705 İKN ihaleyi üzerine alan davalı ile imzalanan 08/06/2023 tarihli "Sakarya İli Muhtelif Mahallerde İçmesuyu Yenileme İnşaatına Ait Sözleşme" kapsamında öngörülen işin davalı tarafından sözleşmeye uygun şekilde yapılmaması ve usulüne uygun yer teslimine rağmen imalata başlanmaması ve edimin yerine getirilmemesi sebebiyle 4735 SY 20. Maddesi gereği ihtar edilip süre verilerek sözleşmenin feshedildiği, davalının fesihte kusurlu olduğu, kesin hesap sonucu kesinleşen alacağın davalı tarafından ödenmemesi üzerine 635.576,99 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/4363 esas sayılı icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği ve takibin durduğu, zorunlu ara buluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından yapılan Sakarya ili muhtelif mahallelerde içme suyu şebeke yenileme inşaatı işleri ihalesinin davalı tarafından üstlenildiği, 03.07.2023 tarihinde yer teslim tutanağı imzalandığı, 09.07.2023 tarihinde davalı idarenin kontrol teşkilatı ile birlikte ihale mahalline gidildiğinde ihale konusu işin yapılacağı ana hatta paralel betonarme sulama kanalının geçtiğininin tespit edildiği, içme suyu hattının geçmesi ve abone bağlantılarının yapılabilmesi için sulama kanalının yıkılmasının gerektiği ya da yatay delgi yöntemi ile bu hatların yapılabileceğinin öngörüldüğü, ayrıca Söğüt Köprüsü inşaatı sebebiyle tüm trafiğin hattın geçeceği güzergahta bulunan Akçakamış Köyü içine yönlendirilmesi sebebiyle köyde kazı yapılmasına karşı çıkıldığını, yine güzergahta bulunan Akyazı Topağaç Köyü muhtarının köy yollarının yeni asfaltlanması sebebiyle kazı yapılmasına karşı çıktığı, köylülerin karşı çıkması üzerine davalı idareden kolluk kuvveti desteği istemelerine rağmen verilmediiğ, bu süreçte Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle zarar gören şirket merkezinin bulunduğu binadan ve ayrıca şirket yetkilileri ile çalışanlarının hasarlı binalarından eşyalarının çıkarılacak olması sebebiyle Kahramanmaraş'a döndükleri, bu konuda davacının bilgisinin bulunduğu ve kendileri ile yapılacak yazışmaların Ekap adresinden yapılmasını davacıya 07.09.2023 tarihinde idareye verdiği dilekçe ile bildirdikleri, bu sebeple feshe dayanak ihtarların tebliğinin geçersiz olduğunu, feshin 26.12.2023 tarih ve E-70281199-020-71193 sayılı yazı ile öğrenildiği, fesih işlemine karşı Sakarya 1. İdare Mahkemesinin 2024/120 E. Sayılı dosyasında açılan davanın görev yönünden reddi kararının istinaf edildiği ve henüz sonuçlanmadığı, bu davanın beklenilmesinin gerektiği, feshin ve bu feshe istinaden yapılan alacak talebi ile icra takibinin haksız olduğundan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...Davanın kısmen kabulüne, davalının Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2024/4363 Esas sayılı dosyasına yaptığın itirazın kısmen iptaline, davalı hakkındaki icra takibinin 619.561,92 TL asıl alacak ve 4.208,31-TL işlemiş faiz (Gecikme bedeli) olmak üzere toplam 623.770,23 TL üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin talebin ise reddine, koşulları oluşmakla, kabul edilen değer üzerinden hesaplanan 124.754,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde; müvekkili idare tarafından ikame edilen işbu davanın bir itirazın iptali davası olduğu, davaya konu icra takibinde ise müvekkili idare ile davalı şirket arasındaki ihale sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar bulunduğu, müvekkili idare ile davalı şirket arasında akdedilen ihale sözleşmesinin davalının kusurlu davranışları neticesinde 4735 sayılı Kanunun 20'nci maddesi kapsamında feshedildiği, fesih sonrası çıkarılan kesin hesapta yüklenicinin müvekkili idareye ödemesi gereken ve sözleşmeden kaynaklanan bedeller bulunduğunun tespit edildiği, yükleniciye yapılan ihtara rağmen söz konusu bedellerin ödenmemesi nedeniyle davalı yüklenici hakkında Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/4363 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı yüklenicinin takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, yapılan hesaplama uyarınca gerek kontrollük aracı gerekse teminat güncelleme bedeli alacak kalemlerinin bilirkişi raporunda daha az hesaplanmış olmasının bir hesap hatası olduğu, bu bakımdan itirazlarına dikkat edilerek kesin hesapta hesaplandığı ve icra takibine konu yapıldığı miktarlar üzerinden tam olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla; kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne ve dava değeri üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına ve davalının haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun ve tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle cevap dilekçesinde belirttikleri delillerinden tanık dinletme ve keşif taleplerinin mahkeme tarafından reddedildiği, dosyada alınan 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda icra takibine konu olan, davacı idarenin fesihten kaynaklı alacakları arasında sayılan gecikme cezası, tabela cezası ve kontrollük aracı cezasının mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğu belirtilerek hesaplama yapıldığı, ancak bu değerlendirmenin hatalı olduğu, bu sebeple gerekçeli kararda müvekkili şirketin icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin karara esas aldığı bilirkişi raporu yeterli olmayıp, davanın başından beri anlatmaya çalıştıkları ve tek bir bilirkişi ile bu olayda rahat karar verilemeyeceğine ilişkin fikirleri adeta yok sayılarak sadece 1 kişilik ve inşaat mühendisince verilen raporun karar vermeye elverişli bir rapor olmadığını, Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/496 E. Sayılı dosyasından alınan heyet raporunun en doğru örnek olduğunu beyanla; yerel mahkemenin hukuka, usule ve hakkaniyete aykırı olarak tesis edilen kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK,
3. Değerlendirme
Dava, eser sözleşmesinin ifasına başlanmaması nedeniyle sözleşmenin haklı feshine dayalı alacakların tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Davacı, 2023/368705 nolu ihale neticesinde davalı ile imzalanan 08/06/2023 tarihli "Sakarya İli Muhtelif Mahallerde İçmesuyu Yenileme İnşaatına Ait Sözleşme" kapsamında öngörülen işin davalı tarafından sözleşmeye uygun şekilde yapılmaması ve usulüne uygun yer teslimine rağmen imalata başlanmaması ve edimin yerine getirilmemesi sebebiyle 4735 SY 20. Maddesi gereği ihtar edilip süre verilerek sözleşmenin feshedildiği, davalının fesihte kusurlu olduğu, kesin hesap sonucu kesinleşen alacağın davalı tarafından ödenmemesi üzerine 635.576,99 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2024/4363 esas sayılı icra takibine davalı tarafından itiraz edildiği ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı, davacı idare ile imzalanan sözleşme uyarınca usulünce yer tesliminin yapılmadığı, fesih için yasal prosedüre uyulmadığından feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davalının Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2024/4363 Esas sayılı dosyasına yaptığın itirazın kısmen iptaline, davalı hakkındaki icra takibinin 619.561,92 TL asıl alacak ve 4.208,31-TL işlemiş faiz (Gecikme bedeli) olmak üzere toplam 623.770,23 TL üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin talebin ise reddine dair verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
Davalının istinaf isteminin incelenmesinde;
Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarında da değinildiği üzere, idare kamu hizmetlerini yerine getirmesi sırasında bir takım tasarruflarda bulunmak zorunda olup bunlardan biri de üçüncü kişilerle yapacağı “sözleşme”lerdir. İdarenin sözleşme için tarafını belirlerken izleyeceği yol ise “ihale” olup bu işlemin kuralları da kanunlarla düzenlenmiştir. Kamu İhale Kanununda, uluslararası mevzuat gereği sadece sözleşmelerin imzalanmasına kadar olan ihale süreci ile ilgili hükümlere yer verilebildiğinden, yapılan ihaleler sonucunda düzenlenecek sözleşmeler ile ilgili hususlarda bir boşluğa neden olunmaması için, bu konu ile ilgili hükümlerin ayrı bir kanun ile düzenlenmesine ihtiyaç duyulmuştur.
Anılan kanunlardan da anlaşılacağı üzere bu kanunların kapsamına giren idareler, sözleşmelerin tarafını seçme konusunda özel hukuktaki gibi serbestiye sahip olmayıp sözleşme tarafını ihale yolu ile belirlemekte hatta doktrinde tartışmalı olmakla birlikte ihale üzerinde kalan istekli ile sözleşme imzalamadığında özel hukuktaki gibi sözleşme öncesi sorumluluğunun (culpa in contrahendo) bulunduğu kabul edilmektedir. (Emsal Danıştay 8. Daire 10.04.2017 T., 2016/11286 E., 2017/2653 K.). Burada dikkat edilmesi gereken önemli konu sözleşmelerin diğer taraflarının da ancak kanunlarda tanımlanan koşullara sahip iseler sözleşmeye taraf olabilecekleri konusudur. (Kamu İhale Kanunu md.4.11; md 10 )
Sözleşmelerin imza aşamasında ise Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu md 5’e göre Kamu İhale Kurumu tarafından hazırlanan “tip sözleşmeler” imzalanmakta, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu md 7/v maddesine göre “Sözleşmede yer alması zorunlu hususlar” arasında “İhale dokümanında yer alan bütün belgelerin sözleşmenin eki olduğu.” sayılmaktadır. Sonuçta idare ile istekli arasında sözleşmenin imzalanması ile birlikte KİK 12. maddesinde tanımlanan ve ihale dökümanları arasına alınan “Şartnameler”de sözleşmenin eki haline gelmektedir.
Sözleşmenin imzalanması ile birlikte sözleşme ve ekleri açısından Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 4. maddesinde “Bu Kanunda belirtilen haller dışında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamaz ve ek sözleşme düzenlenemez.” hükmü getirilerek sözleşmenin taraflar arasında adeta anayasa gibi olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki ihtilafların öncelikle sözleşme ve ekleri dikkate alınarak incelenmesi gerekmektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 193/2. maddesinde ise, delil sözleşmesinin yapılmasının sınırlarına yer verilmiş olup, buna göre taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmelerinin geçersiz olacağı belirtilmiştir.
Delil sözleşmesini taraflar yargılamanın her aşamasında ileri sürebilirler. Taraflarca ileri sürülmese dahi, delil sözleşmesinin mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Delil sözleşmesi temyiz hâlinde Yargıtay tarafından da kendiliğinden göz önünde tutulur. Delil sözleşmesi kesin delil sayıldığından gerek tarafları ve gerekse mahkemeyi bağlayacağından, hâkimin görevinden ötürü re'sen bu hususu göz önünde bulundurması zorunludur. (Emsal HGK 21.06.2022 T, 2020/(15)6-610 E., 2022/976 K. sayılı ilamı)
Taraflar arasındaki sözleşme Kamu İhale Kanunu ve Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununa göre düzenlenmiş olup sözleşmenin ekleri arasında YİGŞ bulunmaktadır. Davacı, davalıca işe başlanmadığı gerekçesiyle sözleşmenin haklı feshi nedenine dayanmaktadır. Mahkemece, dosyaya kazandırılan 06/01/2025 tarihli bilirkişi raporuna davalıca yapılan itirazlar reddedilerek hükme esas alınmış, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı yanca istinaf aşamasında sunulan aynı işe yönelik Mahkemede derdest olan 2024/496 esas sayılı dosyada bilirkişi heyetince hazırlanan rapor sunulmuş olup, raporda incelenen dosyada yer alan raporun tam aksi kanaat bildirilmiştir. Dava konusu yapım işleri aynı taraflar arasında aynı işe ait olup gerekirse dosyaların birleştirilerek ve raporlar arasındaki çelişkiler giderilmek suretiyle ve dosyada davalıca rapora yapılan itirazları değerlendirir ek rapor yada gerektiğinde yeni bilirkişi heyetinden alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde, eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Davanın reddedilen kısmına ilişkin yönelik davacı istinafı incelendiğinde;
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir ve kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Davada kabul edilen asıl alacak miktarı toplamda 619.561,92 TL olup reddedilen kısım 16.015,07 TL'dir. İstinafa konu kararın 04.06.2025 tarihinden önce verilmiş olması halinde HMK 341. maddedeki kesinlik sınırınin karar tarihinde yürürlükte bulunan Kanun hükmüne göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay HGK, 14.07.2025 tarih, 2023/4-931 Esas -2025/491 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.) Davacı tarafından istinaf edilen değer hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı 2025 yılı kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altındadır. İstinafa konu kabul edilen alacak miktarına göre hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı kesinlik sınırı 40.000,00 TL'nin altında olduğundan, ilk derece mahkemesi tarafından davacının istinaf kanun yolu başvurusunun kesin karara karşı yapılması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nın 346.maddesine göre reddedilmesi gerektiği, ancak mahkemece bu yönde bir karar verilmediği, dosyanın bu hali ile Dairemize gönderildiği, kararın kesin olması halinde ilk derece mahkemesince bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 tarih 3/4 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca parasal kesinlik sınırı nedeniyle temyiz edilemeyecek kararların temyizi halinde Yargıtay'ca temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi bu yolda Dairemizce de karar verilebileceği gözetildiğinde, kesinlik sınırının dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf isteğinin kesin karara ilişkin olması sebebiyle bu yönden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V. KARAR
Sonuç itibariyle; davacının istinaf talebinin kesin karara yönelik olması nedeniyle usulden reddine; davalı tarafın istinaf talebi ise yerinde görülmekle yukarıda belirtilen nedenlerle yerel mahkemenin kararı yerinde olmadığından HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına ve dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nun 341/2 ve 346/1 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
B-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE,
1-SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/02/2025 tarih, 2024/336 E - 2025/63 K sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harçlarının talebi halinde iadesine,
4-Davalı tarafça yatırılan istinaf nispi karar harcının talebi halinde iadesine,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6, maddesi gereğince KESİN olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
*
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır