T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1402 - 2024/1853
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1402
KARAR NO: 2024/1853
KARAR TARİHİ: 19/12/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 30/12/2021
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
NUMARASI : 2021/964 Esas -2024/395 Karar
DAVACI:......
VEKİLİ:......
DAVALI:......
:......
VEKİLLERİ: Av. .....
Av......
DAVALI : 1-.......
2- .......
DAVA : Satış sözleşmesinde ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tazmini
HÜKÜM : Kararın kaldırma- gönderme
İSTİNAF EDEN : Davalı vekili
Taraflar arasındaki satış sözleşmesinde ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tazmini nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davalılar tarafından üretilip satılan ve vekil eden tarafından Milas'daki termik santralde yangın hidrant hattı imalatında kullanılan özellikleri yazılı boruların gizli ayıplı olması nedeniyle hattın kample yenilenmesi gerektiğinden, ayıplı boruların ayıpsız misli ile değişimi ile birlikte boruların ek malzemeleri, önceki yangın hattının sökülmesi, yol kısımlarında beton kaldırma, hafriyat alma, kumlama ve kapatma, yolu yeniden betonlama masrafları, tüm bu işler için işçilik gideri, malzemelerin ve işçilerin nakliyesi, konaklama ve şantiye giderleri ve sair yangın hattının sökümü ve yeniden yapımı için gerekli tüm maliyetlerin piyasa rayiçlerine göre tespiti ile davalılardan ihtarname tebliği tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, Milas Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/13 D.İş sayılı dosyasında delil tespiti için yapılan harçlar, gider avansı, bilirkişi ücreti, araç ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Pimtaş Plastik İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi cevap dilekçesinde özetle;
Davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğundan, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, vekil eden aleyhine açılan işbu dava tamamen haksız ve yasal dayanaktan uzak bir dava olduğunu, davacı tarafın, Milas Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/13 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna delil olarak dayanmış ise de, söz konusu bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, dosyadaki bilirkişi raporunun, eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı bir rapor olduğunu, vekil edene tarafından üretilen ürünlerde hiçbir ayıp bulunmadığını, davacının taleplerinin tamamen haksız, yasal dayanaktan uzak ve fahiş olduğunu, davacının vekil edenlerin talep edebileceği hiçbir alacağı bulunmadığını, davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...''Davanın kabulüne, 30/07/2019 tarihli A-056299 seri numaralı fatura içeriği pe 100 boru*110 sdr11 12 mt özellikteki-540 metre, 07/08/2019 tarihli A-056300 seri numaralı fatura içeriği pe 100 boru*160 sdr11 12 mt özellikteki-456 metre, 30/08/2019 tarihli A-023405 seri numaralı fatura içeriği pe 100 boru*160 sdr11 6 mt özellikteki-84 metre, pe 100 boru*225 sdr11 12 mt özellikteki-492 metre olan boruların, davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ayıpsız misli ile değiştirilerek davacıya teslimine, davacının boruların ayıplı olması sebebiyle yangın hattının değiştirmek için sökülmesi, beton kesme, kazı, harfiyat alınması, boru etrafının kumlanması, kanalın yeniden kapatılması, eski hattın demontaj ücreti, malzeme nakliye ücreti, yeni boruların kanala yeniden döşenip yerleştirilmesi işçilik, boruların ek ve kaynak işçiliği, HDPE boru fittings malzeme bedelleri taleplerinin kısmen kabul-kısmen reddine, 125.496,35.-TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Taciler arasında ayıptan doğan davalarda zamanaşımı süresi olan 2 yıllık sürenin işdu dosyada, dava açılmadan dolduğunu ve davanın zaman aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğiin çok açık ortada olduğunu, vekil edenin davacıya ürün satmadığını, davacının talepleri zaman aşımına uğradığını, davacı süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, vekil edenin şu an itibariyle yaklaşık 30.000 çeşit ürün satmakta olduğunu, davacı bu ürünlerden projeye uygun ürün almadıysa, ya da aldığı ürünü uygun bir şekilde nakliye ve muhafaza etmediyse ürün montajı ve/vaya uygulamasını doğru yapmadıysa, su basıncında farklılıklar oluyorsa, basınç testleri, yük analizleri yapmadıysa bu hususların vekil edene kusur olarak atfedilemediğini, bu itirazlarının 3 yılda hiçbir aşamada incelenip değerlendirelmemesi son derece hatalı olduğunu, bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yerel mahkemesince davacının taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne, kararda belirtilen malların ayıpsız misli ile değiştirilmesine, 125.496,35-TL'nin ticari avans faizi ile davalılardan tahsiline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemeden istinaf taleplerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
Davacının katılma yoluyla yaptığı istinaf talebinin reddini, mahkemeden istinaf taleplerinin ve istinaf sebeplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf ve cevap dilekçesinde özetle;
Davalı vekilinin zaman aşımı itirazı da hukuka aykırı ve haksız olduğunu, her aşamada davacı vekil eden tarafından üretici ve satıcı şirketlere bildirildiğini, ürünlerin garanti süresi dikkate alındığında da zamanaşımı itirazının haksız olduğu anlaşıldığını, davalı üretici ve satıcı firmalar hiç bir şekilde çözüme dair yaklaşım sergilemediğini ve süreçte vekil edenin mağdur edildiğini, gizli ayıplı boruların ayıpsız misli ile değişiminin talep edildiğini, boruların faturasının dosyaya sunuluğunu, ıslah dilekçe ve davanın aynen kabulüne karar verilmesini talep ettiğini, katılma yoluyla da yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve ayıpsız misli ile değişimine karar verilen borular için işçilik bedelleri olarak 63.828,72-TL'nin de kabulünü, kararın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış sözleşmesinde ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 HMK, 6098 Sayılı TBK
3. Değerlendirme ve karar
Dava, satış sözleşmesinde ayıplı mal nedeniyle uğranılan zararın tazminine yöneliktir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu kapsamda;
Davacı vekili; müvekkilinin Milas'daki termik santralde yangın hidrant hattı imalatında kullanılmak üzere davalılardan Pimtaş A.Ş. firmasının üreticisi olduğu dava konusu boruları diğer davalı Te Açı firmasından satın aldığını, müvekkilin davalılardan satın aldığı boruları üstlendiği sözleşme kapsamında döşeme işini yaptıktan sonra döşenen boruların ayıplı çıktığını beyanla bu nedenle uğranılan zararların davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Pimtaş A.Ş cevabında; davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkilin ürettiği ürünlerin tamamının TSE standartlarına uygun ve ayıpsız olduğunu, davacının uygulayacağı proje için teknik şartname ile müvekkiline başvurarak teknik şartnameye uygun ürün talebinde bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Dosya kapsamından; davacının Milas'daki termik santralde yangın hidrant hattı imalatında kullanılmak üzere davalı Pimpaş tarafından üretimi yapılan dava konusu boruları 30.7.2019-7.8.2019-30.8.2019 tarihli faturalara istinaden davalı satıcı Te Açı firmasından satın alarak şantiye sahasına döşeme işi yaptığı, sonrasında aldırılan analiz raporlarıyla döşenen boruların standartlara uygun olmadığının tespit edildiği, bunun üzerine davacının 16.7.2021 tarihinde davalılara ihtarname çekerek ayıp ihbarında bulunduğu, zarar tespiti amacıyla delil tespiti yaptırılarak sonrasında eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacı ile davalı satıcı arasındaki ilişki satım, davacı ile davalı üretici arasındaki ilişki ise eser sözleşmesine ilişkin olduğu değerlendirilerek sonuca gidilmişse de mahkemece varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı gibi davalı üretici firmanın usule yönelik savunmaları doğrultusunda da mahkeme karar gerekçesinde herhangi bir değerlendirme yapılmış değildir.
Esasen dava konusu davalılardan temin edilen borular stoku bulunan ve belli standartlarda üretilen borular olduğu için ağırlıklı edim satıma yönelik olduğundan uyuşmazlık ticari satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Bu noktada ürünlerin üreticisi olan davalı Pimpaş ile davacı arasında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığı açıktır. Ayıba karşı tekeffül sorumluluğu, akdi bir sorumluluk türü olduğundan, sadece satım sözleşmesinin tarafları arasında geçerli olduğu, alıcının, ayıba karşı tekeffüle dayanan seçimlik haklarını, satıcı dışındaki kişilere, yani satım sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilere (üreticiye, ithalatçıya, ara satıcıya ve benzeri) yöneltmek suretiyle onları ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca sorumlu tutmasının mümkün olmadığı, aynı şekilde, alıcının, satıcı dışındaki üçüncü kişileri, akdi sorumluluğu ilişkin genel hükümler uyarınca sorumlu tutmasının da mümkün olmadığı, alıcının, satıcı dışındaki üçüncü kişilere, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 96 ncı maddesi ve diğer madde hükümlerine dayanan bir tazminat talebini yöneltemeyeceği, tacirler arası ticari satımlarda, satıcının ayıplı mal teslim etmesi halinde, alıcının, akdi sorumluluğa dayanan talep haklarını, satım sözleşmesinin tarafı olmayan üçüncü kişilere (üreticiye, ithalatçıya, ara satıcıya ve benzeri) yöneltmesinin mümkün olmadığı, 6098 sayılı Kanun'un satım akdi hükümlerine göre üretici firmanın ancak garanti vermesi halinde ayıba karşı sorumlu olacağı kuşkusuzdur. (Yargıtay 11. H.D. 2023/4152 E, 2024/6306 K sayılı kararı)
Öte yandan; TTK’nun ticari satışlara ilişkin 23. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nun 231. maddesinde ticari satışlarda ayıplı mal satışından kaynaklanan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin 2 yıl olacağı düzenlenmiştir. Ayıp ihbar süreleriyle ilgili olarak da, TTK m. 23/c uyarınca ticari satışlarda malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek ve incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Gizli ayıp basit bir muayeneyle anlaşılamayacak durumda ise bu tür bir ayıbın ortaya çıkması halinde B.K.'nun 223-2. fıkrası uyarınca ayıbın derhal satıcıya bildirilmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, öncelikle, davalı üretici firma Pimpaş’ın 6098 sayılı Kanun'un satım akdi hükümlerine göre ancak garanti vermesi halinde ayıba karşı sorumlu olacağından dava konusu ürünlerle ilgili garanti verip vermediği araştırılmalı, garanti vermişse bu davalıya husumet düşeceğinin kabulü ile bu halde dava konusu ürünlerin teslim tarihi ile dava tarihi arasında ticari satım sözleşmesi hükümleri uyarınca zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı ve ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı tartışılıp değerlendirilmelidir. Dolayısıyla, davalının usule yönelik itiraz ve defileri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; eksikliklerin tamamlanması amacıyla dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-4-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun sair nedenler incelenmeksizin KABULÜNE,
2- Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/05/2024 Tarih, 2024/964 E. 2024/395 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf talep eden tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,
5-İstinaf talep eden tarafça ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK.nun 353/1-a.4-6 maddesi gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.19/12/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır