T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1426
KARAR NO: 2025/1865
KARAR TARİHİ: 18/12/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 11/01/2023
KARAR TARİHİ : 25/06/2025
NUMARASI :2023/622 Esas- 2025/568 Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA :Eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
İSTİNAF EDEN: Davacı vekili
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Vekil edenin davalı şirket ile arasında ticari faaliyet olduğunu, ürün tedariki talep edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği müvekkil şirket tarafından davalı şirkete bir takım mal ve hizmetler verilmiş olup faturalar düzenlendiğini, işbu faturalar davalı şirkete gönderildiğini, müvekkil şirket ile davalı yan arasındaki ticari ilişkiye istinaden, müvekkil şirkete yönetilen sipariş talepleri üzerine ürünler hazırlanmış olup, satın alma işlemleri gerçekleştirildiğini, müvekkil şirket tarafından davalı tarafın cari hesap ilişkisinde dört adet faturası davalı şirket tarafından ödenmediğini, vekil eden şirketin cari hesap ekstresi de incelendiği takdirde bahse konu faturalara ilişkin borçların davalı tarafından ödenmediğinin görüleceğini, tarafların ticari defter ve kayıtları da incelendiği takdirde davalı tarafın ödenmemiş borçlarının varlığı açıkça ortadayken, davalı şirket müvekkil şirketin alacağını ödemekten imtina ettiğini, İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün 2022/27794 Esas Sayılı dosyası kapsamında 27.10.022 tarihinde müvekkil şirket adına davalının cari hesap borcuna istinaden 394.051,08-TL bedelli icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, bunun üzerine ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk müessesesinin varlığı sebebi ile taraflarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, 2022/19763 Başvuru Numarası ile 10.11.2022 tarihli başvurularına ilişkin davalı taraf ile görüşmeler gerçekleştirildiğini, 2022/19763 Büro Dosya No, 2022/134440 Arabuluculuk No'lu arabuluculuk dosyası kapsamında yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamamış olup işbu hususa ilişkin arabuluculuk anlaşamama son tutanağı düzenlendiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle haklı davalarının kabulüne, İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün 2022/27794 E. Sayılı dosyası kapsamında davalı şirket tarafında yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirketin %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı yüklenici Kiosk'u AVM yönetimi tarafından onaylanmış projede belirtilen özelliklere uygun inşa etmemiş olup eseri müvekkile ayıplı teslim ettiğini, eserin ayıplı olmasına sebebiyet veren davacı ücretsiz imalatı kabul etmediğinden müvekkil tarafından BK 475. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme seçimlik hakkı kullanıldığını, hiçbir şekilde davacının alacaklı olduğunun kabulü anlamına gelmemek kaydıyla mahkemeniz aksi kanaatteyse takas talebinde bulunduklarını, müvekkil şirketin takibe itirazı haklı oduğundan hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacı davaya konu icra takibinde kötüniyetli olduğundan, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkar tazminatı talebinin reddine, davacının icra takinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, mahkeme aksi kanaatteyse takas taleplerinin kabulüne, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...''
1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,
Davalı borçlunun İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün 2022/27794 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 369.646,80.-TL asıl alacak ve 23.421,07.-TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 73.929,36.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,
3-Davalının kötüniyet tazminat isteminin reddine'' karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Ayıp ihbarının süresinde yapıldığını, aksi yöndeki iddialar gerçeği yansıtmadığını, kioksun teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol, inceleme, izleme ve muayene sonucunun, açık ayıp niteliği taşıdığını ve davacı tarafın ayıplar nedeniyle yüzde yüz kusurlu olduğunun sabit olduğunu, olayda her iki tarafın da bulunduğu bir ortamda bu husus yükleniciye derhal bildirildiğini, gerekçeli kararda avm yönetiminin direktiflerinin doğrudan davacıya iletildiğine, yönetimin izninin bu proje için önemli olduğu konusunda herhangi bir bildirim yapıldığının anlaşılamadığı belirtilse de, tanıklar açık bir şekilde bu hususların davacıya bildirildiğini belirttiğini, dava dışı avm yönetiminin onaylamış olduğu 3 boyutlu kioks çizimi projesinin davacı'ya iletildiğini ve işbu projede yer alan kioksun kurulum ve imalatı hakkında anlaşıldığını, kioksun imalatı davacı tarafından gerçekleştirilmiş olup davacı çalışanlarının vize sıkıntısı nedeniyle kurulum ve montajının davacının onay vermiş olduğu farklı bir firmadan satın alınmış ve kioksların kurulum aşamasında davacı tarafından 2 adet süpervizör görevlendirildiğini, davacı yüklenicinin, kiosk'u avm yönetimi tarafından onaylandığını, projede belirtilen özelliklere uygun inşa etmemiş olup eseri vekil edene ayıplı teslim ettiğini, eserin ayıplı olmasına sebebiyet veren davacı ücretsiz imalatı kabul etmediğinden sözleşmeden dönme seçimlik hakkı kullanıldığını, davacı davaya konu icra takibinde kötüniyetli olduğundan, yerel mahkeme kararının usul ve esas yönünden hatalı olması nedeniyle ortadan kaldırılmasına ve davanın reddini, davacının itirazın iptali talebinin ve icra-inkar tazminatı talebinin reddini, davacının icra takinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 HMK, 6098 Sayılı TBK
3. Değerlendirme ve karar
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili; müvekkil şirket tarafından davalı tarafın cari hesap ilişkisinde dört adet faturası davalı şirket tarafından ödenmediğini beyanla sözkonusu faturalardan kaynaklı alacağa ilişkin ilamsız takibe ilişkin davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacı yüklenicinin faturalara konu Kiosk'u AVM yönetimi tarafından onaylanmış projede belirtilen özelliklere uygun inşa etmemiş olduğunu, davacının eseri müvekkile ayıplı teslim ettiğini, eserin ayıplı olmasına sebebiyet veren davacı ücretsiz imalatı kabul etmediğinden müvekkil tarafından BK 475. maddesi uyarınca sözleşmeden dönme seçimlik hakkı kullanıldığını beyanla davanın reddini savunmuş, mahkeme aksi kanaatte ise, davacının ücretsiz imalatı kabul etmediğinden müvekkil şirketin kiosku üçüncü bir firmaya imal ettirmek zorunda kaldığını ve yeni imalat için 135.700,00-TL ödediğini, bununla birlikte AVM de bulunan bayinin distribütörü davacının kusuru sebebiyle kiosk'un kurulamadığı alanın kirasını ödemeye devam ettiğini ve AVM'deki alanın boş kaldığı döneme ilişkin 10.278,00-Euro bedelini müvekkilden tahsil ettiğini, davacı tarafından imalatın projeye uygun şekilde yapılmaması nedeniyle ticari itibarı ve marka imajının zedelenmesine sebebiyet verdiğini, müvekkilin 100.000,00-Euro manevi zarara uğradığını beyanla belirtilen alacaklarının davacı alacağından takas ve mahsubunu talep etmiştir.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Taraflar arasında kiosk imalat ve montajına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır.
Dosyada yer alan delillerden; davacının 4 fatura alacağından bahisle takip başlattığı, takibe konu faturalar incelendiğinde, 04/11/2021 tarihli faturanın 2 adet kioks bedeli içerikli olduğu, 01/12/2021 tarihli faturanın 1 set kioks bedeli içerikli olduğu, 12/04/2022 tarihli faturanın ise çeşitli malzemelere ilişkin olduğu, davalının BA formları incelendiğinde, faturaların bildirimlerinin yapıldığı, davalı tarafça Üsküdar 12. Noterliği'nin 17/03/2022 tarihili, 03901 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya, sözleşmeden dönme ihtarı yaptığı, yine davalı tarafça 15/04/2022 tarihinde 2 adet kioks bedeline ilişkin, ".... ve .... nolu faturaların iadesi olarak kesilmiştir" notlu iade faturası düzenlendiği, yine davalı tarafça 16/05/2022 tarihinde malzeme içeriklerine ilişkin, ".... nolu fatura iadesi olarak kesilmiştir" notlu iade faturası düzenlendiği, davacı tarafça Beyoğlu 57. Noterliği'nin 22/04/2022 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve 20/05/2022 tarihli, 14686 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade faturaların kabul edilmedi ve borcun ödenmesine ilişkin ihtarların yapıldığı, davacı tarafça fatura bedelinin tahsili amacıyla eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
İtirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Ancak icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemesi o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali yönünden yetkili hale getirmeyecektir.
Somut olayda, davacının alacağının tahsili için İstanbul 37. İcra Dairesinde takip başlatıldığı, davalının icra dairesinin yetkisine itirazda bulunmadığı, böylelikle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı itirazın iptali davasını İstanbul Mahkemelerinde açmış, davalı mahkemenin yetkisine itiraz ettiğinden mahkemece Gebze mahkemesine yetkisizlik kararı verilmiş, bu karara davacı tarafça istinaf yoluna başvurulması üzerine ilgili istinaf dairesince başvurunun esastan reddine karar verilerek Gebze Mahkemelerinin yetkisi de kesinleşmiş olduğundan davalının yetkiye yönelik istinafı yerinde görülmemiştir.
Davanın esası incelendiğinde;
Tacir olan tarafların ticari defterleri bilirkişice incelettirilmiş olup alınan rapor incelendiğinde; davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 4 adet faturanın davalı defterine borç olarak kaydedildiği, sonrasında davalının iade faturası düzenlediği, iade faturasının davacı defter kayıtlarında yer almadığı anlaşılmaktadır.
Eser sözleşmelerinde ayıplı imalât halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmal etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Eksik işlerle ilgili teslim alınırken itirazi kayıt ileri sürmeye ve ihbarda bulunmaya gerek yoktur. Zamanaşımı süresi içinde işin eksik yapıldığı iş sahibince ileri sürülebilir.
Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi hükmünde bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmazsa faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Eldeki davada, dava ve takibe konu faturaların davalının defter ve kayıtlarına işlendiği dosyada yer alan bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Dolayısıyla anılan faturaya davalı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edildiği ileri sürülüp ispat edilmediğinden içerikleri kesinleştiğinden davalının işi eksiksiz teslim aldığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinin kabulü zorunludur. Bu halde davalı iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2017/1382 E,2017/3332 K sayılı kararı)
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında kiosk imalat ve montajına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında davacı yüklenicinin takip konusu 4 adet fatura düzenleyerek bakiye alacağını talep ettiği, tacir olan tarafların defter ve kayıtlarının bilirkişice incelenmesi neticesi sunulan rapora göre, dava ve takip konusu faturaların davalı kayıtlarına borç olarak kaydedildiği, sonrasında davalı tarafça iade faturası düzenlenmişse de TTK.21/2 maddesi uyarınca faturaya davalı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edilmediğinden ve taraflar arasında akdi ilişkinin de çekişmesiz olduğundan fatura içeriği ve bedelin davalı aleyhine kesinleştiğinin kabulü gerekeceği, kaldı ki, davalı tarafından fatura defterine kaydedildikten sonra anılan faturaya ilişkin iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacağı, davalı iş sahibinin davacı yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği edimi eksiksiz teslim aldığını kabul ettiği ve açık ayıplarla ilgili muayene ve makul sürede ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi tebliğlerinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz edilmediklerinden fatura içerikleri kesinleştiğinden belirtilen nedenlerle bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının dava konusu faturadan kaynaklı davalıdan 369.646,80.-TL.alacaklı olduğundan mahkemece bu miktar yönünden davanın kısmen kabulü kararı yerindedir.
Davalı tarafça takas mahsup savunması olarak ileri sürülen alacakların kaynağı dava konusu sözleşmeden kaynaklı davacının ayıplı edim iddiasına ilişkin olduğu, oysa, mahkemece aldırılan bilirkişi raporuyla iddia edilen ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre yukarıda açıklandığı üzere davalının açık ayıplarla ilgili muayene ve makul sürede ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden eseri bu haliyle kabul etmiş sayılacağı, bu nedenle, davalının, davacının ayıplı ifasına dayalı alacağı olduğunu öne sürerek takas mahsup savunmasında bulunamayacağından, davalının bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.
Alacağın sırf faturaya dayalı olması onu likit kılmaz ise de, alacağın likit sayılabilmesi için faturaların borçluya tebliğ edilmesi ve yasal 8 günlük süre içerisinde itiraza uğramaması, ya da davalı borçlunun faturaları ticari defterlerine kaydetmiş ve yasal süresi içinde iade faturası kesmemiş olması gerekeceğinden (Emsal Yargıtay 15.H.D. 2013/5783 E, 2014/102 K sayılı kararı) kabul edilen alacağın likit olması ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne ilişkin diğer yasal koşulların da oluşması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü kararı yerindedir. Öte yandan, reddedilen kısım yönünden davacı takibinde haksız ise de kötüniyetli olduğundan sözedilemeyeceğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddi kararı da yerindedir.
Açıklanan nedenlerle; mahkeme kararı yerinde görüldüğünden, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1/b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Alınması gerekli istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 2.137,46 TL nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına,
4- Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/12/2025
*
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır