T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1761 - 2025/386
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1761
KARAR NO: 2025/386
KARAR TARİHİ: 05/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:...(...)
ÜYE:...(...)
ÜYE:...(...)
KATİP:...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ: 08/09/2022
KARAR TARİHİ: 10/09/2024
NUMARASI : 2022/772 Esas - 2024/449 Karar
DAVACI: İNOVAR ARGE MÜHENDİSLİK VE TASARIM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0478056077300018 [25949-12562-29336] UETS
VEKİLİ: Av....
DAVALI:METACORTEX BİLGİ TEKNOLOJİLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - 0619089108700001 [25919-08321-98098] UETS
VEKİLİ: Av...
DAVA: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
HÜKÜM:Davalı vekilinin istinaf başvurusu esastan red
Davacı vekilinin istinaf başvurusu kabul-Yeniden hüküm kurulması
İSTİNAF EDEN: Davacı vekili - Davalı vekili
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı ve davalı tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Metacortex Bilgi Teknolojileri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin müvekkil şirketten güvenlik kameraları ve bunların birtakım sistemlere entegrasyonu hizmetini satın almak istediğini, “Bununla ilgili olarak taraflarca görüşmeler yapıldığını, müvekkilinin 2021 Kasım ayından 2022 Şubat ayına kadar üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdiğini, süreç boyunca davalı şirket tarafından dava konusu ürün ile ilgili geliştirilen prototipler için revizyonlar talep edildiğini, müvekkilinin bu konuda her türlü özveriyi gösterdiğini, 24.01.2022 tarihinde iş tamamıyla nihayete erdiğinde müvekkil şirketin “Linux Wifi IP Kamera" şeklinde, 24.01.2022 tarihli ve ... numaralı fatura kestiğini, faturaya konu 77.200,08 TL borcun tamamının 31.01.2022 tarihinde ödenmesi gerekirken davalı tarafından ödemenin yapılmadığını, müvekkil şirketin yapmış olduğu çalışmalar ile ilgili olarak defalarca davalı şirkete gidildiğini, bu çalışmaların 4 ay boyunca yapıldığının müvekkil şirket ve davalı şirket yetkililerinin “Whatsapp" konuşmalarıyla sabit olduğunu, ödemenin yapılmaması üzerine Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2022/4260 Esas sayılı icra dosyası ile faturaya dayalı olarak 77.200,08 TL Asıl Alacak, ve 1.641,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 78.491,90 TL nin tahsili amacıyla takip yapıldığını, davalının 04.04.2022 tarihinde haksız şekilde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek davalı firma tarafından Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2022/4260 Esas sayılı icra dosyasına haksız şekilde yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın 9620'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin limanlarda kullanılmak üzere Digital Surveyor isimli bir proje başlattığını, anılan projenin hayata geçirilmesi amacıyla vekil şirket ve davacı şirket arasında anlaşma yapıldığını, davacı tarafça projenin donanım toplanması kısmının davacı şirket tarafından yürütülerek müvekkil şirketçe üretilen yazılımın yanında donanımları müşterilere kendilerinin fatura etmesi opsiyonunu seçtiğini, davacı şirketin kararlaştırılan sürede projeye başlamadığını ve bu sebeple anlaşma gereği davacı tarafça tedarik edilmesi gereken kamera donanımlarının müvekkil şirketçe piyasadan üçüncü kişilerden tedarik ettiğini, donanımın davacı şirketçe tedarik edilmesinden sonra müvekkil şirket tarafından davacıdan donanımları birleştirmesi ve IP67 dış aksam üretmesi istendiğini, davacı tarafın 3 adet 3 boyutlu kutu bastığını, müvekkil şirket tarafından tedarik edilen donanımları yerleştirdiğini, donanım içinde çalıştırılan canlı yayın protokolleri ve web yazılımının müvekkil şirket tarafından geliştirildiği birleştirilen donanımın liman sahasında yapılan testlerde başarılı sonuç vermediğini, davacı şirketten defalarca eksikliklerin tamamlanması ve ayıpların giderilmesi konusunda talepte bulunulmasına rağmen sağlıklı dönüş alınmadığını, davacının eksik ve ayıplı ifası nedeniyle müvekkil şirketin maddi ve manevi zararlarla karşılaştığını belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine, davacının asıl alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği tespit edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre;...Davanın kısmen kabulü ile; davalının Sakarya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2022/4260 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 38.600,00 TL asıl alacak ve 749,53 TL işlemiş faizi olmak üzere toplamda 39.349,53 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilmesine, faize ilişkin taleplerin reddine, İcra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararı usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, davalı-borçlunun kötü niyetli olarak, zaman kazanmak adına borca itiraz ettiğini, bir başka yönüyle de davalı borçlunun faize itiraz etmemesi sonucu söz konusu faiz oranının da kesinleştiği, davalı firma tarafından Sakarya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2022/4260 Esas sayılı icra dosyasına haksız şekilde yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleplerini havi işbu dava ikame edilmişse de ilk derece mahkemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak davanın kısmen kabulüne karar verdiğini beyanla; yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmasını ve talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde; davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkemenin hukuka aykırı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken belirtilen şekilde verilen kısmen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, bilirkişi raporları göz ardı edilerek kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın gereği gibi yerine getirmediği, eksik ve ayıplı olarak ifa ettiği ediminden kaynaklı olarak fatura düzenlemesi ve icra takibi başlatması kötü niyetli olup müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını beyanla; yerel mahkemenin hukuka aykırı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; davalı yan tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı HMK, 6098 Sayılı TBK, 6102 sayılı TTK,
3. Değerlendirme
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli için düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne daire verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşme ilişkisi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, uyuşmazlığın bu hükümlere göre çözümlenmesi gerektiği açıktır.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imâl edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Bir tanımlama yapmak gerekirse; yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluk borcu, yüklenicinin eseri teslim borcunun tamamlayıcısı olarak, meydana getirdiği eserde ortaya çıkan ayıp ve eksiklikleri üstlenme borcudur. Bu gibi durumlarda eserde dürüstlük kuralları gereğince bulunması gereken niteliklerin yokluğu söz konusudur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 477/3. maddesi, "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." hükmünü içermektedir. Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474, gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Ancak, kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile var olan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, uygun sürede (TBK m.474); gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir (TBK m. 477). Ayıp bildirimi süresinde yapılmadığı takdirde iş sahibi bu ayıbı örtülü olarak kabul etmiş sayılır. Eksik işler bedeli ise ihbar koşuluna ve ihbar süresine bağlı olmaksızın teslim tarihinden itibaren kural olarak beş yıllık zamanaşımı süresinde (TBK m. 147/son ) talep edilebilir. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün 1977/11-393 E. 1979/80 K. sayılı ve Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Daire'sinin 16.01.2013 tarih ve 2012/5835 E., 2013/129 K. sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.) Öte yandan, sözleşme ayakta iken işin davacı yüklenici tarafından yapıldığı yasal karinedir.
Ayrıca, 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi hükmünde bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmazsa faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya 8 gün içerisinde itiraz edildiği ileri sürülüp ispat edilmediğinde içerikleri kesinleştiğinden işin eksiksiz teslim alındığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirilmediğinin kabulü zorunludur. Bu halde, iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2017/1382 E,2017/3332 K sayılı kararı)
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davalı Şirketin Sakarya Üniversitesi Teknoloji Geliştirme Bölgesinde faaliyet gösteren bir şirket olup faaliyetleri kapsamında limanlarda kullanılmak üzere Digital Surveyor isimli proje başlattığı, bu proje kapsamında liman sahalarında konteyner yükleme esnasında konteynere takılacak bir remote kamera ile yükleme sistemi canlı yayın yapılarak iş güvenliğinin sağlanmasının hedeflendiği, bu proje kapsamında da davacı tarafça sunulan fiyat teklifi özelliklerinde kamera donanımlarını toplayarak teslimi konulu yazılı sözleşme tarafların kabulünde olup taraflar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisi ispatlanmıştır. Davacı yüklenici tarafça dava konusu iş sebebiyle iş bedeli olarak 24/01/2022 düzenleme, 31/01/2022 ödeme tarihli KDV dahil 77.200,08 TL bedelli fatura düzenlendiği, fatura için takip başlatıldığı, takibe itiraz sonrasında davacı tarafça eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Tacir olan tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre; davalı şirketin 2022 yılı defterinde ise söz konusu faturanın kayıtlı olmadığı ve 2022 yılı defter kayıtlarına göre takip tarihinde davacı şirkete borçlu olarak görünmediği, ancak tebliğ alınan faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediği ve faturanın davalıya ait BA formlarında yer aldığı belirlenmiştir.
Takibe konu, iş bedeline ilişkin faturanın davalı taraf TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturaları süresinde itiraz ve iade etmeyerek ve BA formu düzenleyerek faturayı borç kaydettiği, fatura münderecatını aynen kabul ettiği ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatladığının kabulü gerekmiş olup, davalı taraf faturaların ticari deftere borç kaydederek fatura içeriğini kabul ettiği ve faturaların ve iş bedelinin kesinleşmiştir. Bu durumda anılan faturaya davalı tarafça 8 gün içerisinde itiraz edildiği ileri sürülüp ispat edilmediğinden içerikleri kesinleştiğinden davalının faturada belirtilen imalatlar yönünden işi eksiksiz teslim aldığı ve açık ayıplarla ilgili muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinin kabulü zorunludur. Bu halde davalı iş sahibi ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların varlığı ve bunları ortaya çıkmasından itibaren gecikmeksizin yükleniciye bildirmesi halinde giderilmesini ya da bedelinin iş bedelinden düşülmesini isteyebilecektir. (Emsal Yargıtay 15. H.D. 2017/1382 E,2017/3332 K ve 2017/1382 E, 2017/3332 K sayılı kararları)
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kuralla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; Takibe konu, iş bedeline ilişkin faturanın davalı taraf TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, BA formu düzenleyerek borç kaydettiği, fatura münderecatını aynen kabul ettiği ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatladığının kabulü gerekmiş olup, davalı taraf faturanın ticari deftere borç kaydederek fatura içeriğini kabul ettiği ve faturanın ve iş bedelinin kesinleşmiştir. Ayrıca, davalı iş sahibinin sözleşmenin feshi ile işin eksik ifasına yönelik savunmasının eksik iş niteliğinde olduğundan fatura bedeli ve içeriğinin kesinleşmesi sebebiyle itibar edilmesi mümkün değildir. Faturanın kesinleşmesi sebebiyle ödeme konusundaki ispat yükü davalı yana geçmiştir. Davalı taraf ticari defterlerinde ödemeyi ispatlayamamıştır. Mahkemece, faturanın kesinleştiği, ödeme defi nedeniyle ispat yükünün ticari defter kayıtlarının aksini iddia eden davalıda olduğu, davalı tarafça iddia edilen hususların yazılı delille ispatı gerektiği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul kararı isabetsiz olmuş, davacının bu yöne değinen istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulması; davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Takibe konu alacak likit olmakla birlikte davacının icra inkar tazminatı yönünden açık istinafı bulunmadığından icra inkar tazminatının reddi kararı hükümde korunmuştur.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; davalı tarafın istinaf isteminin esastan reddi, davacı tarafın istinaf talebi ise yerinde görülmekle yukarıda belirtilen nedenlerle yerel mahkemenin kararı yerinde olmadığından kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
B-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/09/2024 tarih, 2022/772 E - 2024/449 K sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden hüküm kurulmasına,
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Sakarya 3. İcra Müdürlüğü’nün 2022/4260 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 77.200,08 TL asıl alacak ve 1.641,82 TL işlemiş faizi olmak üzere toplamda 78.841,90 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,
2-İcra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine,
3-Alınması gereken 5.273,53 TL karar ilam harcından, 80,70 TL başvurma harcı, 1.346,43 TL peşin harç ve 637,45 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 3.208,95 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
-İlk derece mahkemesince yazılan 29/11/2024 tarih, 2024/491 ve 492 sayılı harç tahsil müzekkerelerinin işlemsiz iadesinin istenmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.346,43 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı ve 637,45 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.064,58 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 30.00,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 1.274,90-TL keşif harcı, 6.928,50-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.203,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk nedeniyle karşılanan 1.560,00 TL tarife bedelinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,(harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
İstinaf incelemesi yönünden;
1-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden yatırmış olduğu istinaf maktu karar harcının talebi halinde iadesine,
2-Davalıdan alınması gereken 2.687,97 TL harçtan, peşin yatırılan 672,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.015,97 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacının yapmış olduğu 40,00 TL tebligat gideri ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.209,40 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 05/03/2025 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır