T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/101 - 2026/741
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/101
KARAR NO : 2026/741
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVA TARİHİ : 29/08/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
NUMARASI : 2023/464 Esas - 2025/691 Karar
DAVACI : ERKANLI YAPI VE YATIRIM ANONİM ŞİRKETİ - ...
: Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVALI : RİSGUM MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İSTİNAF EDEN : Davacı vekili
Taraflar arasındaki "eser sözleşmesinin haklı feshi nedeniyle fazla ödenen iş bedeli ile cezai şartın tahsili " davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ile taraflar arasında aktedilen 22.07.2019 tarihli sözleşme uyarınca, davacı şirkete ait Univa Öğrenci Evi projesindeki A, B, E, F ve G bloktaki panel kapılar, şaft kapakları, hilton alt dolap ve hilton tezgahların birim fiyat bedel usulü yapımı konusunda mutabık kalındığı, davalı ile yapılan sözleşme uyarınca, ilk olarak A, B, E, F ve G blok olmak üzere 5 blokta yapımı kararlaştırılan işin toplam bedelinin tahmini 1.135.12,00-TL+ KDV şeklinde belirlendiği, bu tutarın 525.000,00-TL + KDV tutarlık kısmının davacı şirketin yapacağı ve her birisinin değeri 175.000,00TL+KDV olarak belirlenen 3 adet yarı bağımsız dairenin mülkiyetinin davalı yana devredilmesi şeklinde ödeneceğinin belirlendiği, akabinde tarafların 29.07.2019 tarihinde sözlü olarak Univa Öğrenci Evi'nin A ve B blokları için Laminat Parke İmalat İşleri'nin Anahtar Teslim Götürü Bedel Usulü Yapım İşi konusunda anlaştıkları, yapılacak bu işin de bedelinin 136.500,00-TL + KDV olarak belirlendiği, 12.11.2019 tarihli Ek Protokol ile de sözleşmelerin ödeme koşullarında bir takım değişiklikler yapıldığı, taraflar arasında birisi sözlü olmak üzere akdedilen her iki sözleşmenin toplam bedelinin 1.271.624,00-TL + KDV olduğunu, Protokol ile davalı yana toplam değeri 1.225.000,00-TL+KDV olan 7 adet yarı bağımsız dairenin devri ve geri kalan kısmının nakit olarak ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından 29.04.2020 tarihinde davalı yana 1 ünite bedeli 175.000,00-TL + KDV olan ve toplam 826.000,00-TL bedelli 4 adet ünitenin devrinin yapıldığı, davalı edimlerini tamamlamadığından ve ihtarnameye karşılık davalı yan tarafından şirkete hiç bir ödeme yapılmadığından; davalının sözleşme 1,sözleşme 2 ve ek protokoldeki yapmakla yükümlü olduğu edimlerin eksik ifasının tespiti ile davalıya yapılan ödemenin mahsubu neticesinde bakiye kısım olan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000-TL'nin ve davalı yanın kusuru sebebiyle yaşanan gecikme için sözleşme 1'in 25.2. maddesi uyarınca hesaplanacak cezai şart için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000-TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddini; sözleşme konusu tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, hiçbir somut delil bulunmayan ve işin tamamlanma tarihinin üzerinden yaklaşık 3,5 yıl sonra işin eksik ve ayıplı yapıldığı gibi iddialarla basiretli tacir tanımına tamamen aykırı bir şekilde ikame edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ..."Davacının fazladan ödenen imalat bedeli yönündeki davasının kısmen KABULÜ ile;485.427,19.-TL'nin temerrüt tarihi olan 22/01/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece fazladan ödenen imalat bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne, cezai şart talebinin reddine karar verildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ticari defter kayıtlarına göre müvekkil şirketin davalıdan net 842.532,29 TL alacaklı olduğunun 27/02/2025 tarihli SMMM bilirkişi raporunda açıkça tespit edilmesine rağmen mahkemenin bu tespiti göz ardı ederek teknik bilirkişi raporundaki fiziki imalat oranına dayalı hesaplama ile alacak miktarını 485.427,19 TL olarak hatalı belirlediğini, bu durumun HMK m.222 ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davalının E blok imalatlarını dahi tamamlamadan F ve G blokların hazır olmamasını bahane ederek temerrüt hâlini meşrulaştırmaya çalıştığını, sözleşmenin feshinin davalının yaklaşık 3,5 yıl boyunca işi tamamlamaması nedeniyle gerçekleştiğini, fesih tarihine kadar işlemiş olan gecikme cezası alacağının 74.576,07 TL olarak hesaplandığını, mahkemenin cezai şart talebinin reddi yönündeki kararının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davalı lehine hükmedilen 30.000 TL maktu vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne aykırı olduğunu ve reddedilen talep kalemi için ayrıca maktu vekalet ücreti hükmedilmesinin mükerrer vekalet ücreti yaratacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davamızın tamamının kabulü ile cezai şart talebinin de kabulüne, davalı lehine hükmedilen 30.000 TL maktu vekalet ücreti hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık," eser sözleşmesinin haklı feshi nedeniyle fazla ödenen iş bedeli ile cezai şartın tahsili" istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı HMK, 6098 sayılı TBK,
3. Değerlendirme
Dava, eser sözleşmesinin haklı feshi nedeniyle fazla ödenen iş bedeli ile cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır.
Davacı, davalı yüklenici ile aktedilen Univa Sakarya Projesi A, B, E, F, G Bloklar Kapı, Kapak, Banyo Dolap ve Banyo Tezgah Birim Fiyat Usulü Yapım İşi sözleşmesi gereği işin zamanında teslim edilmemesi iddiası ile sözleşmenin feshedildiğinden ödenen fazla iş bedelin iadesi ve cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi, aksi halde sözleşme konusu tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği, hiçbir somut delil bulunmayan ve işin tamamlanma tarihinin üzerinden yaklaşık 3,5 yıl sonra işin eksik ve ayıplı yapıldığı gibi iddialarla basiretli tacir tanımına tamamen aykırı bir şekilde ikame edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının fazla ödemeye dayalı davasının kısmen kabulü ile; 485.427,19 TL'nin temerrüt tarihi olan 22/01/2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, cezai şart talebinin reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda işin yapılıp teslim edildiğini ve bedele hak kazanıldığını ispat yükleniciye, bedelin ödediğini kanıtlama yükü iş sahibine aittir.
Eser sözleşmesinde bedelin hangi şekilde ödeneceği konusunda bir hüküm bulunabilir. Bu noktada götürü bedel söz konusu olacaktır. Götürü bedel TBK'nın 480. maddesinde yer almaktadır. Taraflar arasında imzalanan 24.02.2022 tarihli sözleşmenin götürü bedelli eser sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Götürü bedelli eser sözleşmelerinde Yargıtayın istikrar kazanan uygulama ve içtihatlarında yüklenicinin hak ettiği iş ve imalât bedelinin tespiti ya da iş sahibinin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için, eksik ve kusurlar dikkate alınmak ve düşülmek suretiyle işin fiziki gerçekleşme onanının işin tamamına göre tespit ve bulunacak oranın götürü bedeli uygulanmak suretiyle hak edilen bedel bulunup bundan kanıtlanan ödemenin düşülmesi suretiyle hesaplanacağı kabul edilmektedir. Sözleşme dışı (ekstra) işin bedeli ise, işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre fiyatlandırma yapılmak suretiyle tespit edilebilir.
Sözleşmenin feshi, sözleşme ilişkisinin ileriye etkili olarak son bulması halidir. Sözleşmenin feshine ilişkin irade bildirimi, tek yanlı bozucu yenilik doğuran haklardan olup, karşı tarafa ulaşmasıyla hüküm doğurur. Bu yasal nedenle, sözleşme 818 Sayılı Yasa'nın 106. (6098 sayılı TBK 123)maddesi hükmü uyarınca, “geriye etkili sonuç doğurur” şekilde fesih olunduğuna göre, aynı Yasa'nın 125. maddesi hükmü gereğince, sözleşmeyi bozan alacaklının, kendine düşen borcu ödemekten kaçınma hakkı olduğu gibi; yapmış olduğu ödemeyi de geri isteyebilir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2012/3042 esas ve 2013/1870 karar sayılı ilamı) TBK 125/3. Maddesine göre; sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini, borçlu temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse isteyebilir. İş sahibi tarafından sözleşmenin haklı olarak feshi halinde iş genel hükümlere göre tasfiye edilir. Bu durumda iş sahibi sözleşme ve fesih tarihi itibariyle yürürlükte olan Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine göre olumsuz (menfi) zararını talep edebilir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/1577 esas ve 2023/1752 karar sayılı ilamı) Bir başka deyişle sözleşmenin feshi halinde fesheden iş sahibi kural olarak müspet zarar kapsamında olan eksik ve kusurların giderim bedelini isteyemez ise de menfi zarar kapsamında fazla ödemenin istirdadını talep edebilir. (Yargıtay 15. Hukuk dairesi 2014/2391 Esas- 2015/769 karar sayılı ilamı) Olumsuz (menfi) zarar kapsamına sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan masraflar ile daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zararlar girer.
Davacının fazla ödenen iş bedeli talebi yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında imzalanan 22.07.2019 tarihli Univa Sakarya Projesi A, B, E, F, G Bloklar Kapı, Kapak, Banyo Dolap ve Banyo Tezgah Birim Fiyat Usulü Yapım İşi Sözleşmesi, 29.07.2019 tarihinde sözlü olarak yapıldığı iddia edilen Univa Öğrenci Evi'nin A ve B blokları için Laminat Parke İmalat İşleri Anahtar Teslim Götürü Bedel Usulü Yapım İşi ve 27.11.2019 tarihli ek protokol uyarınca işin götürü bedelli aktedilip, bedelin 1.271.624,00 TL olduğu, bilirkişi incelemesi ile tespit olunan işin fiziki seviyesi % 52,74 olup yüklenicinin hakettiği bedelin 670.717,83 TL olup davacı yanın ticari defterlerine göre 1.156.145,02 TL ödeme (davacının ödeme beyanı 1,069.000 TL ise de davalı istinafa gelmiyor) yaptığı, böylece fazla ödemesi 485.427,19 TL olup bu bedelde davacının talebinin kısmen kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Ceza şartı, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş olmadıkça veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir (TBK 179/2). (Yargıtay 15. HD 12.04.2010, 09/7003, 10/2104). Sözleşmenin feshi halinde kural olarak müspet zarar kapsamındaki cezai şart talep edilemez. Ancak sözleşmede feshedilmeyen süre öngörülmüş ise, sözleşme daha sonra feshedilmiş olsa dahi bu süre ile sınırlı olarak cezai şart istenebilir (Yargıtay 15. HD 08.10.2019, 539/3835).
Taraflar arasında aktedilen sözleşmenin 25. Maddesinde düzenlenen cezai şart TBK'nın 179/2. Maddesinde düzenlenen ifaya ekli cezai şart olup sözleşmenin feshinde istenemeyeceğinden bu talebin reddine dair Mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; ilk derece mahkemesi dosyasında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 23/10/2025 tarih, 2023/464 E - 2025/691 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, (harç tahsil müzekkeresinin temyize tabi dosyalarda Dairemizce, temyize tabi olmayan (kesin karar) dosyalarda ilk derece mahkemesince ilgili vergi dairesine yazı yazılmak sureti ile yerine getirilmesine,)
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma açılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.b.1 ve 361/1 maddeleri gereğince, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
*
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır