(5271 S. K. m. 279, 280, 286, 303) (5237 S. K. m. 43, 53, 265)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 Sayılı CMK'nın 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda; Dairenin yetkisi, başvuranın hakkı, başvuru süresi ve yasa yolunun açıklığı yönünden istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından aynı Kanunun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında incelemeye geçilerek;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından; işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, deliller, gerekçe ile istinaf dilekçesi incelendi:
Sanık hakkında Körfez C. Başsavcılığı tarafından düzenlenen 03/03/2008 tarih, 2008/317 esas numaralı iddianamede sanık hakkında Kamu Görevlisine Karşı Hakaret ve Tehdit suçlarından cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, Körfez SCM tarafından verilen 16/07/2008 tarih, 2008/145-495 EK sayılı görevsizlik kararında sanığın eyleminin Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği ancak Kamu Görevlisine Karşı Hakaret suçundan bahsetmediği, herhangi bir sevk maddesi de belirtilmediği, bu yönde eylemin anlatılmadığı, dosyanın bundan sonraki aşamalarının Kamu Görevlisine Görevini Yaptırmamak İçin Direnme suçu yönünden değerlendirilip sanığın yargılandığı ve bu suç yönünden cezalandırılmasına karar verildiği görülmüş olmakla, her ne kadar kamu görevlisine karşı işlediği iddia edilen hakaret suçu açısından da sanığın yargılanması gerektiği görülmüş ise de; bu suç yönünden mahkemesince zamanaşımı süresince değerlendirme yapılabileceği ancak bu değerlendirme yapılırken sanık hakkında bu suç yönünden zamanaşımının dolup dolmadığı hususunun da dikkate alınması gerektiği belirtilerek Görevi Yaptırmamak İçin Direnme suçu yönünden yapılan incelemede;
Birden fazla mağdurun olduğu kamu davasında, TCK'nun 43.maddesinin uygulanmaması nedeniyle eksik ceza tayin edilmiş ise de; söz konusu kararın sanık tarafından istinaf edilmesi ve CMK 283. madde gereğince istinafın aleyhe herhangi bir sonuç doğurmayacağı da gözetilerek bu husus da eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Mahkemenin kararında yukarıda belirtilen eleştiri dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, verilen kararın eleştiri nedeni yapılan husus dışında Kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; Mahkumiyet hükmünün kanuni sonucu olarak TCK'nun 53. maddesinin uygulanmaması ile sanık hakkında hüküm kurulurken 2 tebligat gideri 28 TL'nin sanıktan tahsil edilmesi gerekirken yazılı şekilde tahsiline yer olmadığına karar verilmiş ise de; yargılama gideri yönünden sanık tarafından kazanılmış hakkın söz konusu olmadığı da gözetilerek;
Bu belirtilen hususlar hukuka aykırı ise de; 5271 sayılı CMK'nun 303. maddesi uyarınca duruşma açılmaksızın Dairemizce düzeltilebilir nitelikte bir eksiklik niteliğinde olduğu anlaşılmakla,
İstinaf yoluna başvurulan kararın Hüküm fıkrasında 3 no'lu bendi olarak;
"Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı da nazara alınmak kaydıyla sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının UYGULANMASINA," kısmının EKLENMESİ ile,
Hüküm 3- numaralı bentte bulunan "Yargılama gideri 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanununun 106.maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğundan hazine üzerine bırakılmasına," kısmının çıkartılarak yerine 4 numaralı bende gelmek üzere "Bu dava nedeniyle yapılan 2 tebligat gideri 28 TL'nin sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına" kısmının eklenerek CMK.nın 303. maddenin verdiği yetkiye dayanılarak DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)