Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı C.M.K.nun 279.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı C.M.K.nun 280.maddesi uyarınca başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre, sanık Ha.....'ın kullanmakta olduğu motosiklet ile katılan Serdar YILDIRIM'ı evinin önünden geçtiği esnada, katılana yönelik tehditvari bir şekilde kafa salladığı, daha sonra katılan Serdar YILDIRIM'ın kardeşi olan tanık Er....'ın yanında durarak ceketini kaldırdığı, belindeki siyah tabancayı tanığa göstererek "ağabeylerin nerede, onları vuracam, peşindeyim, denk getireceğim onları" şeklinde tehdit içerikli söylemlerde bulunduğu, sanığın katılanı yokluğunda silahla tehdit ettiği, silahla tehdit suçunun oluşması için silahın tehdit suçunda bizzat tehditin katılan üzerindeki etkisini arttıracak biçimde katılana teşhir edilmesi veya katılana karşı kullanılmasının gerektiği, katılanın yokluğunda gerçekleştirilen silahla tehdit eyleminin silahla tehdit suçunu oluşturabilmesi bakımından silahın katılanın evi, arabası gibi daima kullanımda olan eşyalar üzerinde hasar, iz bırakacak şekilde kullanılmasının gerektiği, bu itibarla katılanın yokluğunda gerçekleşen tehdit eyleminde salt silahın teşhir edilmiş olmasının suçun nitelikli halini oluşturmayacağı, bu durumda sanığa isnat edilen eylemlerin TCK 106/1-1.cümlesinde düzenlenen Tehdit suçuna vücut vereceği, mahkemenin bu hususu dikkate almadan tehdit suçunun nitelikli hali olan silahla tehdit suçundan hüküm kurduğu, tüm bu hususlar dikkate alınarak sanığın eylemlerinin TCK'nun 106/1-1.cümle anlamında Tehdit suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu suçun da CMK'nun 253/1-a kapsamında uzlaşmaya tabi suç olduğu ve mahkemece CMK'nun 254. maddesi uyarınca ve aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen usul ve esasa göre uzlaşma işlemlerinin yerine getirilmesi amacıyla dosyayı uzlaştırma bürosuna gönderdikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu işlemin mahkemece yerine getirilmediği anlaşılmakla;
Kanuna ve usule aykırı olduğundan 24/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 27.maddesi ile değişik CMK’nin 280/1-f maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)