Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı C.M.K.nun 279.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı C.M.K.nun 280.maddesi uyarınca başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin 20/04/2018 tarihli adli raporuna göre, sanığın suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecede akli arızasının bulunduğu, sanık hakkında TCK 32/1 maddesinin uygulanmasının gerektiği, sanığın Tehdit suçlarını annesi ve babası olan mağdurlara karşı işlediğinin iddia edildiği, akıl hastası olan sanığa Türk Medeni Kanunu 426. ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun kayyum tayin edilerek uzlaşma prosedürünün kayyum ile mağdurlar arasında gerçekleşmesi gerektiği, uzlaşma sonucuna göre sanık hakkında karar verilmesi gerektiği, bu hususlara riayet edilmeyerek akıl hastası olan sanık ile mağdurların uzlaştıkları gerekçesiyle sanık hakkındaki açılan kamu davalarının düşürülmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla;
24/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 27.maddesi ile değişik CMK’nin 280/1-f maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)