Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı C.M.K.nun 279.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı C.M.K.nun 280.maddesi uyarınca başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
SSÇ hakkında Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02/02/2018 tarih, 2017/31515 Sor. 2018/1048 Esas no'lu iddianamesi ile Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Kamu Görevlisine Hakaret suçlarından dava açıldığı, SSÇ'nin suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını doldurmadığı, iddianamede sevk maddeleri arasında yaş küçüklüğü nedeniyle TCK 31/3 maddesinin gösterilmediği, SSÇ'ye TCK 31/3 maddesine göre ek savunma verilmeden cezalandırma yoluna gidildiği,
Mahkemenin kabulüne göre de,
1-SSÇ'nin polis memuru olan katılanlar ve müştekilere karşı görevli memura mukavemet suçunu işlediği, SSÇ hakkında TCK 43/1-2 maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri nedeniyle ceza artırım yoluna gidilmesi gerektiği halde mahkemenin bu yola tevessül etmediği, ancak aleyhe istinaf bulunmadığından yeniden hüküm kurulurken SSÇ'nin kazanılmış hakkının CMK 283 maddesi gereğince dikkate alınması gerektiği,
2-SSÇ hakkında görevli memura hakaret suçundan hüküm kurulurken takdiren adli para cezası seçilmek suretiyle cezalandırma yoluna gidildiği, SSÇ hakkında 365 adli gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılması şeklinde hüküm kurulması gerekirken 1 yıl karşılığı gün adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde hüküm kurulduğu, hükmün devamında da artırım ve indirimler yapılarak neticeten SSÇ'nin 304 gün adli para cezası ile cezalandırılması gerekirken 10 ay gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, neticeten 6080 TL adli para cezası ile cezalandırılması gerekirken 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hususun da hukuka aykırı olduğu, ancak SSÇ aleyhine istinaf talebi bulunmadığından CMK 283 maddesi gereğince hüküm kurulurken SSÇ'nin kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği anlaşıldığından;
Yukarıda açıklanan nedenlerle, 24/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 27.maddesi ile değişik CMK’nin 280/1-e ve 289/1 maddeleri uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)