Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı C.M.K.nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden başvuranın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı C.M.K.nun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında hüküm kurulurken verilen hapis cezasının hukuki sonucu olan TCK 53 maddesinin yanlış uygulandığı görülmüş ise de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek, TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasının, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğu görüldüğünden, bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Mahkemenin kararında yukarıda eleştirilen husus dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK.'nun 280/1-a maddesi gereğince İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5271 sy.lı CMK'nın 286/2-a. maddeleri gereğince KESİN olarak 29/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.(¤¤)