Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı C.M.K.nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden başvuranın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı C.M.K.nun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında (Kapatılan) Karamürsel Sulh Ceza Mahkemesi tarafından 20/04/2009 tarih ve 2008/194 Esas, 2009/113 Karar sayılı kararla verilen HAGB kararının 21/05/2009 tarihinde kesinleştiği,
Sanığın, denetim süresi içerisinde Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/10/2013 tarih 2013/144 Esas, 2013/533 Karar sayılı, 18/10/2018 tarihinde kesinleşen, 01/01/2011 tarihinde ikinci suçu (Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma) işlemesi nedeniyle, hakkında verilen HAGB kararının açıklanması için mahkemesine ihbarda bulunulduğu, bu ihbar sonucunda Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, 02/10/2019 tarih 2019/138-489 E.K sayılı kararla, açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması suretiyle sanık hakkında Mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın istinafı üzerine dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmış ise de;
Denetim süresi içerisinde kasten işlenerek açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına neden olan Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 18/10/2018 tarihinde kesinleşen, 04/10/2013 tarih 2013/144 Esas, 2013/533 Karar sayılı ilamına konu "Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma" suçunun 24/10/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 Sayılı Yasanın 26. Maddesi ile değişik CMK'nun 253. Maddesi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı, bu durumda 5237 Sayılı TCK'nun 2 ve 7. Maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi u ygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, "Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma" suçu yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı hususu araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda sanığın denetim süresi içerisinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu bulunması, uzlaşmanın olumsuz sonuçlanıp hükmün açıklanması durumunda, suçun niteliği (açıklanması geri bırakılan hükme ilişkin suçun) ve suç tarihinin 12/06/2008 olduğu hususu da dikkate alınarak, zamanaşımının dolup dolmadığı hususunda yeniden hukuki değerlendirme yapılması gerektiğinden;
Yukarıda belirtilen nedenlerle hüküm kanuna ve usule aykırı olduğundan, 24/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 27.maddesi ile değişik CMK’nin 280/1-e ve CMK 289/1 maddesi uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine 5271 sayılı C.M.K.nun 286/1. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.(¤¤)