Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı C.M.K.nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden başvuranın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı C.M.K.nun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında Hakaret ve Tehdit suçlarından mahkumiyet hükmü kurulduğu sırada sanığın söz konusu eylemi müştekiye yönelik birden fazla kez gerkçekleştirdiğinden bahisle cezasında TCK 43. Maddesi gereğince artırım yapıldığı görülmüş olup, suça dayanak mesaj içerikleri incelendiğinde söz konusu mesajların aynı gün içerisinde, birbirini takip eden çok kısa zaman dilimi içerisinde gönderildiği ve bu haliyle sanığın eylemlerinin tek suç olarak (tek Hakaret ve tek Tehdit suçu) kabul edilmesi gerektiği ancak gönderilen zaman ve aralıkları dikkat edilmeksizin sanık hakkında cezalandırılması yoluna gidildiği sırada Hakaret ve Tehdit suçları yönünden ayrı ayrı TCK 43.maddenin uygulanarak sanığın cezasında fazla ceza tayin edilmesi, (Sanığın atmış olduğu mesajların çokluğu dikkate alınarak sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıp uzaklaşılmayacağı hususunda bu durumun değerlendirilmesi)
Dosya kapsamına göre; Hakaret suçu yönünden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50/1-f maddesinde “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlemesindeki özelliklere göre; Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın 20/05/2019 tarihinde alınan ifadesinde kamuya yararlı bir işte çalışmak isteyip istemediğine dair beyanının alınmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi;
Kanuna ve usule aykırı olduğundan 24/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 27.maddesi ile değişik CMK’nin 280/1-e ve CMK 289/1 maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)