Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı C.M.K.nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden başvuranın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı C.M.K.nun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında İmar Kirliliğine Neden Olmak suçundan açılan kamu davasında sanığın müsnet eylemleri nedeniyle hakkında beraat kararı verilmiş ise de, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında belirtilen 03/07/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 62.maddesinde daha sonra yapılan değişiklikler (25/07/2019 tarih, 30842 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair yönetmelik) ve Danıştay 6. Ceza Dairesi tarafından verilen 24/04/2019 tarih, 2017/4839 Esas sayılı dosyasına ilişkin yürütmenin durdurulması kararı gözetilmeksizin, sanık hakkında baz istasyonu için ruhsat alınmasına gerek olmadığı yönündeki yasal mevzuat bulunduğundan bahisle unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraat kararı verildiği görülmekle, bu karar gerekçesi itibariyle yasaya ve usule uygun görülmemiş, Yargıtay 18. Ceza Dairesi tarafından verilen 15/10/2018 gün, 2017/4266 Esas, 2018/13008 Karar sayılı ilamında belirtilen hususlar dikkate alındığında ayrıca mahallinde yapılan keşif sonrasında dosyaya sunulan 11/09/2017 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu baz istasyonlarının "sökülebilir nitelikte olmayıp, nakledilebilecek özellikte olduğuna ilişkin" ibare karşısında, söz konusu baz istasyonlarının TCK 184.maddesi kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte yapı kapsamında kalıp kalmadığı, yapılan imalatın taşıyıcı sistemi etkileyip etkilemediği hususunda ek rapor almadan karar verildiği görülmüş olup, bu eksiklikler giderildikten sonra sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdir edilmesi gerektiği, bu haliyle verilen kararın;
Kanuna ve usule aykırı olduğundan 24/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 27.maddesi ile değişik CMK’nin 280/1-e ve CMK 289/1 maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)