Yerel mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı C.M.K.nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden başvuranın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı C.M.K.nun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın adli sicil kaydında görünen Mengen ve Devrek Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilmiş Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin kararların kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra olduğu gözetildiğinden Cumhuriyet Savcısının bu kararlara yönelik ihbar yapılmadığından bahisle yapmış olduğu istinaf başvurusu yerinde görülmemiş ise de;
Sanık hakkında 08/10/2016 tarihinde ve 09/10/2016 tarihinde eşi olan katılan S....'a yönelik kasten yaralama suçunu işlediğinden bahisle 2 kez cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonrasında sanığın her iki eyleminin de sübut bulduğu kanaatine ulaşılarak kasten yaralama suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kasten yaralama suçlarının zincirleme olarak işlenemeyeceği gözetilmeksizin sanığın her iki eylem nedeniyle sübut bulduğu kanaatine ulaşılması halinde ayrı ayrı 86/2-3.a maddeleri gereğince cezalandırılması yerine TCK'nun 43/3.fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak kasten yaralama eyleminin zincirleme şekilde işlendiği belirtilerek sanık hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı kurulurken cezasında TCK'nun 43. Maddesi gereğince artırım yapılması,
Sanık hakkında kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından hüküm kurulurken verilen hapis cezalarının 1 yıldan az olduğu ve TCK 51.madde gereğince ertelendiği dikkate alındığında TCK 53/4.maddesi gözetilmeksizin sanık hakkında her bir suç yönünden TCK 53.maddenin uygulanması,
Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkası olmayan ve dosya kapsamına göre olumsuz herhangi bir kişiliği dosyaya yansımayan, hakkında 62.madde ve 51.maddenin uygulandığı da gözetildiğinde sanık hakkında KAsten Yaralama ve Hakaret suçlarından hüküm kurulurken TCK 61.maddesindeki düzenlemede gözetilmeksizin seçenek yaptırımlardan adli para cezası yerine hapis cezasının seçilmesi,
Sanığın alınan tüm aşamalardaki savunmasında, Tehdit suçuna ilişkin suçlamayı kabul etmediği görülmekle, olaya ilişkin görgüsü ve bilgisi olan ve olayın baştan sona tanığı olan Sedef KUYUCU'nun aşamalardaki çelişkili birbiri ile örtüşmeyen beyanlarına rağmen bu beyanlara itibar edilerek sanık hakkında Tehdit suçundan mahkumiyet kararı kurulması,
Gerekçeli karar başlığında "katılan" Suzan KUYUCU'nun "müşteki" olarak gösterilmesi suretiyle C.M.K.nun 232(2)-b maddesine aykırı davranılması,
Kanuna ve usule aykırı olduğundan 24/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 27.maddesi ile değişik CMK’nin 280/1-e ve CMK 289/1 maddeleri uyarınca HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 07/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)