(5271 S. K. m. 280, 303) (5237 S. K. m. 106)
Yerel mahkemece verilen hükme-hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı C.M.K.nun 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden başvuranın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı C.M.K.nun 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında Silahla Tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezanın Kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sair istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Silahla tehdit suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesine karşın, sanıklar hakkında Birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçundan hüküm kurulması gerekirken, yalnızca TCK'nun 106/2-a maddesi gereğince silahla tehdit suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de; hukuki değerlendirme yapılırken alt sınırdan bir miktar uzaklaşılması da gözönüne alındığında, bu eksikliğin usule aykırı olduğu anlaşılmış ise de ;
Bu hukuka aykırılığın esasa etkili olmayıp düzeltilmesinin de yeniden yargılamayı gerektirmediği, bu hususlarda Dairemizce CMK'nın 280/1-a maddesi delaleti ile CMK'nın 303. maddesi kapsamında karar verilmesinin mümkün olduğu kanaatine varılmakla;
İstinaf kapsamındaki hükümden "Silahla Tehdit" suçundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nın 106/2-a. maddesi gereğince;" bölümünün KALDIRILARAK, YERİNE "Birden Fazla Kişi ile birlikte Silahla Tehdit" suçundan eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 106/2-a-c maddeleri gereğince" bölümünün EKLENMESİNE,
Sair yönleri usul ve yasaya uygun olan Hükmün CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanıklar hakkında katılan N...T...a yönelik Silahla Kasten Yaralama suçundan kurulan beraat kararlarının incelenmesinde;
Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından verilen 26/03/2019 tarih, 2018/10246-2019/6374 E.K.sayılı ilamında belirtildiği şekilde ; olay tarihinde katılan sanıklar A...K..ve F... K..'nın, katılan N...T...'ın bulunduğu eve diğer katılan sanıkları tehdit etme kastı ile ateş ettikleri sırada evde bulunan katılan N...T...ın alınan doktor raporuna göre BTM ile giderilebilecek şekilde yaralandığı olayda, her ne kadar sanıklar katılan N... T...'ı kasten yaralamak kastı ile ateş etmemişler ise de; silahla tehdit suçunu işledikleri sırada evin içerisinde başka şahısların bulunabileceğini ve bu kişilerin de yaralanabileceklerini öngörmelerine rağmen, amacı elde etmek istedikleri için "olursa olsun" diyerek sonucu göze almış, kabullenmiş ve bu sonucun oluşmasına kayıtsız kalmış olduklarından, sözkonusu eylemi olası kastla işledikleri kanaatine varılmış olup, sanıkların birlikte işledikleri bu eylemlerinin TCK'nun 86/2, 86/3-e, TCK 21/2.maddelerinde düzenlenen olası kast ile kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi,
Kanuna ve usule aykırı olduğundan 24/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 27.maddesi ile değişik CMK’nin 280/1-e ve CMK 289/1 maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Düzeltilerek esastan red kararları yönünden CMK'nun 286/2-a maddesi gereğince, bozma kararları yönünden ise CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)