Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı C.M.K.nun 279.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı C.M.K.nun 280.maddesi uyarınca başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamı incelendiğinde sanık ....'ın, katılan ....'a gönderdiği mesajların Sair Tehdit ve Hakaret suçuna vücut verdiği, mahkemenin yeterli ve yasal olmayan gerekçelerle sanığın Sair Tehdit suçunu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle Tehdit suçundan beraat kararı verip tüm mesajların Hakaret suçuna vücut verdiğini kabul ederek sanık hakkında Hakaret suçunun karşılıklı işlendiğinden bahisle Ceza Verilmesine Yer Olmadığına dair karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu hususun dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği,
Kabule göre de, ....'ın 1..celsede dava ve duruşmalara katılmasına karar verildiği halde, karar başlığında müşteki olarak belirtilmesi,
Usul ve yasaya aykırı olduğundan 24/10/2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 27.maddesi ile değişik CMK’nin 280/1-e ve 289/1 maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)