T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/65
KARAR NO: 2024/459
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:21/09/2022
NUMARASI:2022/209 Esas - 2022/426 Karar
DAVACI : ... (T.C. NO: ...) - ...
VEKİLİ:Av. ... - ...
DAVALI: ALŞAN İLAÇ VETERİNERLİK İNŞAAT DENİZCİLİK YAPI MALZEMELERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. - ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 08/04/2022
KARAR TARİHİ: 13/03/2024
KR. YAZIM TARİHİ: 13/03/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı veya davacının şirketinin davalı şirket ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, takip borçlusu olunmadığı halde müvekkilin resmi adresinde işlem yapılması üzerine gelindiğini, müvekkilin menkulleri nakliye arabasına yüklemeye başladığını, nakliyenin eşyaları yüklemesinin durdurulması için evrakları imzalaması ve gelen nakliye hammaliye masraflarına dair ödeme yapılmasını istediğini, müvekkilin de haciz ve muhafaza baskısı nedeniyle davalı vekilinin hazırladığı evrakları çok bir değerlendirme yapamadan ve hukuki bilgi yetersizliği ile imzaladığını, 10.000,00 TL'de ödemeyi yaptığını fakat kendisine imzalanan evrakların suretinin verilmediğini, müvekkilden 17/02/2021 tanzim, 18/06/2021 ödeme tarihli 130.000,00 TL tutarlı bono alındığını ancak bu bononun İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9845 Esas sayılı dosyaya konu edilmediğini, alınan bononun müvekkile iade edilmemiş olup geçmiş tarihli bono alınması bono alınmasının yasal olmadığı gibi hukuki bir mesnedi de bulunmadığını, icra takibine konu edilen 17/02/2022 tanzim ve vade tarihli 130.000,00 TL'lik de protokol konu bir senet olmadığını, müvekkil ile davalı arasında hiçbir ilişkisi olmadığını, bu senedin de bedelsiz olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkil hakkında başlatılan İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9845 Esas sayılı takibin durdurulmasını, bu bono hakkında ihtiyati haciz uygulanmasının yapılmamasına yönelik tedbir verilmesini, borçlu olunmadığının tespitini, protokolün geçersizliğini ve bononun iadesini, davalının %40 kötüniyet tazminatına mahkumiyetini, davalının %10 para cezasına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9845 Esas sayılı icra takibi ve takibe dayanak mezkur bono olduğunu, bononun kayıtsız ve şartsız bir bedel ödemek vaadini içerdiğini bu sebeple bononun TBK m. 18 uyarınca soyut borç tanıması içeren bir kambiyo senedi olduğunu, davacının borçlu ispat faaliyetini yazılı delille gerçekleştirmek zorunda olduğunu ve davacı borçlunun böyle bir borcun bulunmadığına dair somut yazılı delil sunmadığını, dava konusu bononun tanzim ve vade tarihi 17/02/2022 olduğunu bu husus dava konusu bononun mezkur protokole istinaden düzenlendiğini ispatladığını, davacı tarafın aykırı beyanının dava konusu icra takibiyle de hiçbir ilgisinin olmadığını, taraflarınca davacı borçludan sadece 17/02/2022 tanzim tarihli, 17/02/2022 vade tarihli 130.000,00 TL bedelli bir adet bononun alındığını, bu bononun 17/02/2022 tarihli protokole ilişkin olarak alındığını, davacının yapması gereken ödemeyi gününde yapmadığını bu sebeple 21/03/2022 tarihinde davacı borçlu aleyhine dava konusu icra takibinin başlatıldığını, dava dilekçesinde mezkur protokolün kefalet sözleşmesi olduğunu, şekil şartlarını sağlamadığını iddia etmiş olsa da bu iddiaların tamamının hukuki mesnette yoksun olduğunu, tüm bu sebeplerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. Md 72/4 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE. İhtiyati Tedbir Kararı uygulanmış olmakla 130.000,00-TL üzerinden hesaplanacak olan %20 oranında ki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme neticesinde davanın reddine karar verilmiş olduğu, kararın kaldırılması gerektiğini, protokolde yazılı 17.02.2021 tanzim ve 18.06.2021 tarihli Bono'dan borçlu olmadığının tespiti hususunda karar verilmesi ve devamla mükerrer alacak talebiyle başlatılan İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1836 E. ve normal bir sayfa ekine konularak, haciz ve muhafaza baskısı ile alınan 17.02.2022 tarihli ve 17.02.2022 vadeli senet dayanak gösterilerek başlatılan İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6845 E. sayılı dosyasına konu borçlardan sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiğini, Mahkemece mükerrerlik hususu hiçbir şekilde göz önüne alınmaksızın; bu doğrultuda deliller toplanmaksızın, doğrudan yemin delili ile doğrudan davanın reddine karar verilmesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararı uygulanmış olduğundan 130.000,00 TL'nin %20'si oranında tazminatın davalıya verilmesine karar verilmiş olduğu, işbu kararında kanuna aykırı olduğunu, zira, davalının zarara uğramadığını, mükerrer takipler nedeniyle davacının zarara uğramış olduğunun açık olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı borçlu tarafından, davalıya yemin teklif edildiğini, davalı tarafından yeminin yerine getirildiğini. senede karşı senetle ispat zorunluluğunun olduğunu, davacı borçlunun böyle bir borcun bulunmadığına dair somut yazılı delil sunmadığını, nitekim davacı borçlu tarafından senet üzerindeki imzanın da kendisine ait olduğunun ikrar edildiğini, davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarının aksine dava konusu bononun, ekte sunduğumuz 17.02.2022 tarihli protokole istinaden 17.02.2022 tarihinde davacıdan alındığını, işbu protokolde yazılı olan bono bilgilerinin bütünüyle maddi hata teşkil ettiğini, söz konusu protokolde yer alan bono bilgilerinin sehven yazıldığını, davacı borçlunun, işbu protokolü tacir sıfatıyla ve hür iradesiyle imzaladığını, davalının alacağının haksız bir şekilde sürüncemede bırakıldığını, belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/09/2022 tarih, 2022/209 Esas - 2022/426 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava menfi tespit talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.
İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; Davacının davalıya bir borcu olmadığını, İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2022/1836 sayılı dosyasında asıl borçlu olan Say Global..A.Ş.’nin bocu için davacının yetkilisi olduğu dava dışı şirketin adresine muhafaza için gelindiğini, muhafazayı durdurmak için haciz baskısı altında 17.02.2022 tarihinde 10.000,00 TL ödediğini, yine bu tarihte davacıya bir kısım evraklar imzalatıldığını, takibe konu edilen bononun haciz baskısı ile imzalatıldığını, hacizde imzalatılan protokoldeki bononun bilgilerinin farklı olduğu, takibe konu edilen bononun farklı olduğunu, davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, davalı tarafından davacının protokolün ve bononun hür irade ile verildiğini, protokolde bono bilgileri kısmında maddi hata yapıldığını belirterek davanın reddini istediği, mahkemece yapılan yargılama sonrasında davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının takip konusu bono nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasındadır.
4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.6100 sayılı HMK'nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir.
Menfi tespit davasında da anılan Yasa hükümlerindeki ispat yüküne ilişkin kuralın uygulanması gerekir. Buna göre, menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden tarafa yani davalıya düşer. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2017/3521 Esas 2019/1844 Karar sayılı ilamı).
Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü, kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir.
Somut olayda; Davacının yetkilisi olduğu HCG Oto Ekspertiz…Ltd. Şti isimli şirketin “...” adresine İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2022/1836 sayılı dosyasından yazılan talimat ile Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2022/808 sayılı dosyasından 17.02.2022 tarihinde haciz için gelindiği görülmüştür. İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2022/1836 sayılı dosyasında davacının ve davacının yetkilisi olduğu şirketin borçlu olarak yer almadığı anlaşılmaktadır.
Dosyaya gelen 17.02.2022 tarihli haciz tutanağında, anılan adrese gelindiği ancak herhangi bir muhafaza veya haciz işlemi yapılmadan işleme son verildiği görülmektedir. Tarafların kabulünde olduğu üzere, anılan haciz işlemi sırasında davacının İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2022/1836 sayılı dosyasındaki borç nedeniyle 17.02.2022 tarihli protokolün imzalandığı anlaşılmaktadır.
Az yukarıda açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davalarında ispat yükü borçlu olan davacıdadır. Dosyaya içinde bulunan ve aksi ispat olunana kadar geçerli olan haciz tutanağında herhangi bir haciz veya muhafaza tedbirinin davacı hakkında uygulanmadığının yazıldığı, bu durumun aksinin davacı tarafça ispat edilemediği, yine 17.02.2022 tarihli protokol içeriğine göre davacının İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2022/1836 sayılı dosyasındaki borcu kabul ettiği ve ödeme taahhüdünde bulunduğu, ödeme tarihlerinin protokolde açıkça yazıldığı, protokolde senet tarihinin hatalı yazılmasının maddi hatadan kaynaklandığının anlaşıldığı, takibe dayanak edilen protokolün haciz tutanağından ayrı olarak taraflarca tanzim edildiği, davalı şirketin tacir olduğu, davacı şirket temsilcisi gerçek kişi olsa dahi davacının borçlanma edimini kendi serbest iradeleri ile yaptıkları, davacı tarafça düzenlenen protokol içeriğinde bononun ihtirazi kayıtla karşı tarafa verildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi davacının prokolün ilk taksidini de ihtirazi kayıt koymadan ödediği, davacı tarafça bu aşamada protokolün cebri icra tehdidi altında ve korkutma ile imzalandığı ileri sürülemeyeceğinden mahkemenin cebri icra tehdidi ve korkutmanın oluşup oluşmadığının icra dosyasındaki belgelere göre değerlendirerek davanın reddine karar vermesi yerindedir. (Y.19HD, 2013/15399 E, 2013/19559 K, Y.19Hd, 2015/6111E, 2015/17372K, 21.12.2015 Tarihli benzer mahiyetteki ilamları ile İstanbul BAM 16. HD 2018/2823 esas 2021/882 karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/4218 esas 2023/334 karar sayılı ilamları)
Taraflarca imzası inkar olunmayan 17.02.2022 tarihli protokol karşısında davacının bildirdiği tanıkların dinlenilmemesi bu aşamada esasa etkili görülmediğinden, yine davaya konu edilen takipte vezneye girecek paranın davalıya ödenmemesine dair 08.04.2022 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir kararı uygulandığından mahkemece tazminata hükmedilmesi de yerinde olup davacı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddi gerekmiştir.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 346,90-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/03/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Üye ...
¸e-imzalıdır.
...
Katip ...
¸e-imzalıdır.
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*