T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/676 - 2024/1252
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/676
KARAR NO: 2024/1252
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ...(...)
ÜYE: ...(...)
ÜYE: ...(...)
KATİP: ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/10/2022
NUMARASI: 2022/187 Esas - 2022/745 Karar
DAVACI: LİKİT KİMYA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - ...
VEKİLLERİ: Av. ...
DAVALI: YILPORT KONTEYNER TERMİNALİ VE LİMAN İŞLETMELERİ A.Ş. - ...
VEKİLLERİ: Av. ...
İHBAR OLUNANLAR: 1 -RAY SİGORTA A.Ş. - ...
: 2 -VİTSAN GÖZETİM MÜMESSİLLİK VE TİCARET A.Ş. - ...
VEKİLLERİ: Av. ...
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 08/11/2021
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
KR. YAZIM TARİHİ: 14/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Saray Lojistik Tic.Ltd. Şti. ile davacı müvekkili şirket arasında 15.02.2021 tarihli Kapalı Kasa Taşıma Sözleşmesi akdedildiğini, davalı taşıyan şirketin, anılan Kapalı Kasa Sözleşmesi ile davacı müvekkili şirketin Marmara Ereğlisi Terminali/Tekirdağ adresinde bulunan ve usulünce ambalajlanan ve uluslararası standartlara uygun ürün muhtevasını belirten etiketleme işlemi yapılmasına rağmen, işbu ürünleri kapalı kasa ADR’li araçlara yüklemek suretiyle davacı müvekkilinin müşterilerine yine usulüne uygun biçimde teslim aldığı şekli ile doğru içerikleri ile birlikte doğru müşterilere teslim etmeyi basiretli tacir sıfatı ile açıkça üstlendiğini, anılan sözleşme çerçevesinde 24.02.2021 tarihinde davalı taşıyan şirkete ait olan/emir ve talimatı ile hareket eden ... plakalı araca davacı müvekkili şirket terminalinden (3) ayrı firmaya teslim edilmek üzere (13) adet IBC yüklenerek anılan araç sürücüsüne usulünce gerekli evrakları ile birlikte teslim edildiğini, davalı taşıyan şirkete ait belirtilen araç teslimi kararlaştırılan ilk iki firmaya uğradıktan sonra Yılport Gebze Terminaline iki adet IBC kalacak şekilde vardığını, ne var ki; davalı taşıyan şirket tarafından usulünce teslim alınan ürünlerin davacı müvekkilinin teslim talimatına/talimatlarına ve kapalı kasa taşıma sözleşmesine aykırı biçimde yanlış teslim edildiği hususu, diğer hatalı ürünlerin müşterilere teslim edilmesi ve hatta bir kısmının müşteriler tarafından kullanılmasından sonra teslimin ilk yapıldığı müşteri tarafından davacı müvekkiline iletilmesi ile anlaşıldığını, bu bağlamda, Yılport'a teslim edilmesi gereken ürünlerin iki adet TBA olması gerekirken, birinin üzerinde TBA, diğerinin üzerinde de Potasyum Hidroksit yazdığının davacı müvekkilince tespit edildiğini, davalı taşıyan şirket tarafından yapılan hatalı teslim olgusunun hem taşıyıcı hem de Yılport ... A.Ş. tarafından da ağır kusurlu biçimde fark edilmemesi üzerine bir adet TBA ürünü ile bir adet potasyum hidroksit ürünün tarımsal etil alkolün denatürasyon işleminde kullanılması sonucu davacı müvekkiline ait “Tarımsal Etil Alkolün” bozulmasına yol açıldığını, taşıma sevk evraklarındaki açık bilgilere, sevk irsaliyesinde açıklamaya ve ayrıca IBC üzerinde yazan etiketlere rağmen ağır kusur ve ihmaller sonucu hatalı teslim ve denatürasyon işlemi sonucu davacı müvekkilinin çok büyük oranda maddi ve manevi yönden zarara uğradığını, davalı taşıyan şirket tarafından taşıyanın en temel sorumluluklarından olan doğru emtiayı doğru alıcına teslim görevini ağır biçimde ihlal ettiğini, böylelikle davacı müvekkilinin ürünlerinin zayi olmasına ve dolayısıyla maddi ve manevi zararına neden olduğunu beyanla, uygun görülecek teminat mukabilinde tüm alacaklarını karşılayacak şekilde mahkemeden borçluların menkul ve gayrimenkul malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının tensiple birlikte ihtiyaten haczine karar verilmesini ve şimdilik 50.000 amerikan doları'nın (3095 sayılı kanunun 4/a mddesi uyarınca) 26.04.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte alınmasına, davacı müvekkili şirketin ticari itibarinin sarsılmasından dolayı 500.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen avans faizi ile tahsiline, davalı borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının tüm alacaklarını karşılayacak miktarının tensiple ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu sözleşmenin kostik depolama sözleşmesi değil, etil alkol denatürasyon sözleşmesi olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında 11.03.2019 tarihinde "kostik" yükünün gemiden tahliyesi, depolanması ve kara tankerlerine yüklenmesi konulu bir sözleşme imzalandığını, davacının bu sözleşme devam ederken 2020 eylül ayında "etil alkol" ürününün denatürasyonu ve depolanması konusunda talebini kendilerine ilettiğini, bu talep üzerine denatürasyon işleminin yapılabilmesi için 24.09.2020 tarihinde Tütün ve Alkol İdaresi Başkanlığı’ndan izin alındığını, bu izin neticesinde davacı ile 11.03.2019 tarihli "kostik" depolama hizmet sözleşmesine ek olarak "etil alkol" denatürasyonu ve depolanmasına ilişkin protokol üzerinde anlaşıldığını, ek protokolün hazırlandığını ve davacıya iletildiğini, davacının birkaç e-posta yazışması ardından metin üzerinde bazı değişiklikler yaparak protokolü kabul ettiğini, bu kabulün ardından 20.09.2020 tarihinde etil alkolün müvekkili şirket limanına giriş yaptığını ve ilk denatürasyon işleminin yapıldığını ve hizmete başlandığını, uygun olmayan mala, uygun görüşü vererek dolaşımının sağlanması sebebi ile oluşan zarardan müvekkili şirkete kusur yüklenemeyeceğini, dolaysıyla niteliği değişen malın satışı sebebi ile oluşmuş firmalar neznindeki zarardan müvekkili şirketin değil, denetim yükümlülüğünü yerine getirmemiş gözetim firması, davacı ve pek tabi ki diğer davalının sorumlu olduğunu, bu sebeple Vitsan Gözetim’e davanın ihbarını talep ettiklerini, taraflar arasında "İcap ve kabul" şeklinde anlaşılan ek protokol gereği davacıya bu ek protokol gereği hizmet verilmeye başlandığını, etil alkolün bu ek protokolde belirtildiği şekilde m3 8,00 USD birim ücret üzerinden depolanırken, denatürasyon hizmeti için m3 2,00 USD üzerinden fatura edildiğini, buna rağmen davacı tarafından dosyaya sadece kostik sözlşemesi sunulduğunu, ancak dava konusu sözleşmenin etil alkol denatürasyonu sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında yapılan yazışmalar gereği bu protokolün icap ve kabul şeklinde oluşan bir protokol olduğunu, bu sebeple bu ek protokol üzerinden davanın görülmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan anlaşma gereği teslim edilen denatürasyon maddesinin hatalı olması halinde oluşabilecek zarardan sorumlu olanın davacı olduğunu, müvekkili şirketin, bidonlar ile teslimatı yapılan denatürasyon malzemesinin içerisinde hangi kimyasal olduğunu bilemeyeceğini, davacı yana böyle bir taahhüdünün bulunmadığını, aksine taraflarca kabul edilen protokolün 4.maddesi açık olduğunu, davacı ile diğer davalı arasında imzalanan sözleşme gereği tüm sorumluluğun Saray Lojistik tarafından üstlenildiğini, taraflarınca potasyum hidroksit teslimatı yapıldığını gösteren bir irsaliye, belge bulunmadığını, davacının sigorta şirketi var ise, iş bu davanın davacının sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini, davacının sözleşme ve ticari ahlak gereği ilk yapması gerekenin bir zarar var ise bunu sigortacısına bildirmesi gerektiğini, taraflarınca bu hususun Kartal 18. Noterliği, 07957 nolu, 30.04.2021 tarihli ihtarname ile davacıya bildirildiğini ancak olumlu bir sonuç alınamadığını, bu sebeple; davanın "Vitsan Gözetim Mümessillik ve Ticaret A.Ş.'ye ve "Ray Sigorta A.Ş.' ye ihbarına, davacının vereceği cevaplara karşı cevap verme ve delil sunma hakkını saklı tutarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... 1-Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının REDDİNE,
2-Davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul yönünden, mahkemece hukuki ve fiili irtibat bulunan işbu dosya ile lojistik firması olan Saray Lojistik Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davaya ilişkin dosyasının birleştirilmesinin zorunlu olduğu hususu gözden kaçırıldığını, Esas yönünden; ek protokole ilişkin mahkemenin kabulü hukuki dayanaktan yoksun olup tümüyle varsayıma dayandığı, 6098 sayılı TBK.nun Sözleşmeden Doğan Borç İlişkileri başlıklı 1 nci maddesi “Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur. İrade açıklaması, açık veya örtülü olabilir.” hükmünü, aynı Kanun’un İkinci derecedeki noktalar başlıklı 2 nci maddesi “ Taraflar sözleşmenin esaslı noktalarında uyuşmuşlarsa, ikinci derecedeki noktalar üzerinde durulmamış olsa bile, sözleşme kurulmuş sayılır.İkinci derecedeki noktalarda uyuşulamazsa hâkim, uyuşmazlığı işin özelliğine bakarak karara bağlar.” hükmünü içerdiğini yine 6098 sayılı TBK.nun Süresiz öneri başlıklı, hazır olanlar arasında başlıklı 4 ncü maddesi “ Kabul için süre belirlenmeksizin hazır olan bir kişiye yapılan öneri hemen kabul edilmezse; öneren, önerisiyle bağlılıktan kurtulur. Telefon, bilgisayar gibi iletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan öneri, hazır olanlar arasında yapılmış sayılır.” hükmünü haiz olup, anılan yasal düzenlemelere aykırı biçimde tanık beyanları dahi denetime elverişli bir şekilde irdelenemeden ek protokol hükümlerinin sözleşmenin eki olarak kabul edilmesi ilkesel olarak açık bir yanılgıya dayandığı, zira, mahkemenin davanın reddine mesnet yapmış olduğu ek protokol mahkemenin de kabulünde olduğu üzere taraflarca/şirketi temsil ve ilzam eden yetkililerce imzalanmadığından bu bağlamda, halen davalı çalışanı olan tanık beyanlarına, kabul için süre belirlenmeksizin hazır olan bir kişiye yapılan öneri hemen kabul edilmezse; öneren, önerisiyle bağlılıktan kurtulur. Telefon, bilgisayar gibi iletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan öneri, hazır olanlar arasında yapılmış sayılır şeklindeki yasal düzenleme yok sayılarak, itibar edilmesinin hukuken olanaklı bulunmadığı hususu mahkemece gözden kaçırıldığını,
Öte yandan, davalı Yılport …A.Ş. nin delil olarak dayandığı tarihsiz ek protokol davacı müvekkil şirketin yetkili organlarınca imza edilmediği gibi esasen mail yazışmalarından da ek protokolün kabul edildiğine ilişkin açık yada örtülü bir irade beyanı da yer almamakla, başka bir deyişle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/2. maddesi gereğince; tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Bu sebeple davalıdan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü daha ağır olup, Mahkemece, anılan hükmün tartışmasız bırakılması da istinaf nedeni olduğu, yine tarihsiz ve imzasız ek protokolü kabul anlamına gelmemek üzere, ek protokolün 4 ncü maddesine mahkemece yanılgılı anlam yüklenmesi de bir başka istinaf nedeni olmakla, davalı Yılport…A.Ş.nin gözetim firmasının bulunmaması halinde denatürasyon işlemine başlamasının sözleşmeye açık aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle bu hususun davalı yönünden ağır kusur oluşturduğu, bu nedenle gözetim firmasının bulunmamasının dahi denatürasyon işleminin uzmanı olan davalı Yılport…A.Ş.'ni hiçbir şekilde dava konusu sorumluluktan kurtarmayacağı mahkemece gözardı edildiği beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu sözleşme kostik depolama sözleşmesi değil, etil alkol denatürasyon sözleşmesi olup davacının iddiasının aksine dosyada dinlenen tüm tanık ifadeleri ile taraflar arasında kostik sözleşmesi (likit kimya hizmet sözleşmesi) ve etil alkol protokolü (ek protokol) olmak üzere iki farklı anlaşma olduğu kabul edildiğini, keza zarar iddiasında bulunan yük kostik yükü değil, etil alkol yükü olup bu husus tartışmasız kanıtladığı, bu sebeple “Likit Kimya Hizmet Sözleşmesi” hükümlerine yönelik iddialar bu davanın konusunu oluşturmadığından yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, yerel mahkeme Saray Lojistik adına davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığını belirterek önce tefrikine ardından, davanın yetki yönünden reddine karar verdiği, karar taraflarca istinaf edilmediğinden kesinleştiği, istinaf edilmeksizin, kesinleşme sonrası iş bu davaya yapılan itirazların kesin hüküm gereği değerlendirilmesi mümkün olmadığını, davacı ve davalı tanığı tarafından etil alkol ek protokolünün kurulduğunu beyan ve kabul edildiği, icap ve kabul şeklinde kurulan protokol gereği denatürasyon işlemi başlamış ve ek protokoldeki şartlar aynen uygulandığını, davacı icap-kabul şeklinde kurulan sözleşmenin yetkili kişi tarafından kabul edilmediğini beyan ederek geçersiz olduğunu ileri sürdüğü ancak ne var ki geçersiz olduğu iddia edilen protokol gereği denatürasyon işlemi başlamış ve faturalandırma süreci ve ödemeler (denatürasyon ücreti) dahil bu ek protokol gereği aynen yapılmış taraflar arasında uygulandığı yani ek protokol hem kurulmuş, hem de uygulandığını, bu aşamadan sonra ek protokolü geçersiz saymak ve hatta geçersizliğini dahi iddia etmek kötü niyetin göstergesi olup davacı tanığı dahi sözleşmenin kurulduğunu beyan etmiş iken bu mesnetsiz iddiaların kabulü mümkün olmadığını, beyan ederek yerel mahkeme kararının onanmasına, davacının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 13/10/2022 tarih, 2022/187 Esas - 2022/745 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; hizmet sözleşmesinin sözleşmeye aykırı ifası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince; Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının REDDİNE, Davacı tarafından açılan manevi tazminat davasının REDDİNE karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında 11.03.2019 tarihli "Likit Kimya Hizmet Sözleşmesi" başlıklı "kostik" yükünün gemiden tahliyesi, depolanması ve kara tankerlerine yüklenmesi konulu bir sözleşme bulunduğu, bu sözleşmeye ek olarak, "etil alkol" denatürasyonu ve depolanmasına ilişkin protokol düzenlenlendiği ve olay öncesinde taraflarca imzalanmadığı, ancak tarafların imza edilmeyen ve yetkili personel tarafından onaylanmayan protokole göre işlemlere devam ederek örtülü kabullerinin bulunduğu, ki dava konusu olayın ikinci protokolden yaklaşık 1 yıl sonra meydana geldiği, bu dönemde protokol hükümlerine göre çalışıldığı, davaya konu olayın meydana gelmesinden sonra da tarafların aynı protokolü imzalı hale getirerek, aynı şartlarda çalışmaya devam ettikleri değerlendirildiğinde; ek protokolün taraflar arasında düzenlenen 11.03.2019 tarihli "Likit Kimya Hizmet Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin eki olarak yürürlüğe girdiği sonucuna varılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dava, dosyası tefrik edilen dava dışı taşıyıcı firma olan Saray Lojistik Ltd.Şti.'nin davalı Yılport'a 2 IBC(plastik tank) TBA ( tersiyer bütil alkol) teslim etmesi gerekirken, 1 IBC(plastik tank) TBA ( tersiyer bütil alkol) ve 1 IBC potasyum hidroksit (potas kostik) teslim etmesi sonucu uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararlar için açılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen ek protokolün "Denatürasyon İşlemi" başlıklı 4. maddesinin 2 nolu alt bendine göre; denatürasyon için kullanılacak malzemelerin temini davacı tarafından yapılacak olup, denatüran maddelerin uygunluğu, karışım şekli ve sirkülasyon süresi davacının gözetim firmasının sorumluluğundadır. Aynı maddenin 3 nolu alt bendinde de, gözetim firmasının denatürasyon işlemi öncesinde operasyon uygunluğunu kontrol edeceği, muhteviyat ve miktarda bozulma, azalma ve benzeri zararlardan Yılport şirketinin sorumlu olmayacağı belirtilmiştir. Aynı maddenin 4 nolu alt bendinde gözetim firmasının denatürasyon işlemi boyunca operasyona nezaret edeceği, gerekirse müdahale edeceği, nezaret edilmediği hallerde, davalı şirketin herhangi bir kusur ve zarar iddiasında bulunamayacağı hükme bağlanmıştır. Olay sırasında gözetim şirketinin temsilcisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkeme tarafından "Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, taraflar arasında yapılan sözleşme ve ek protokol, dinlenen tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında düzenlenen ek protokol hükümlerine göre, denatürasyon için kullanılacak malzemelerin temininin davacı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı, denatüran maddelerin uygunluğu, karışım şekli ve sirkülasyon süresinin davacının gözetim firmasının sorumluluğunda olduğu, gözetim firmasının denatürasyon işlemi öncesinde operasyon uygunluğunu kontrol etmesi gerektiği, muhteviyat ve miktarda bozulma, azalma ve benzeri zararlardan Yılport şirketinin sorumlu olmadığı, gözetim firmasının denatürasyon işlemi boyunca operasyona nezaret etmesi ve gerektiğinde müdahale etmesi gerektiği, nezaret edilmediği hallerde davacı şirketin herhangi bir kusur ve zarar iddiasında bulunmasının mümkün olmadığı, davaya konu olayda davacının gözetim firması bulundurmadığı, davalıya yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, kusurun hatalı teslimat yapan lojistik firmasında ve denatürasyon işlemine nezaret etmeyen ve gözetim firması bulundurması gerekirken bulundurmayan davacıda olduğu, davalı nezdinde gerçekleşen sözleşmeye ve protokole aykırı bir hususun bulunmadığı anlaşılmakla; davacının açtığı maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Ancak yapılan yargılamada toplanan deliller hüküm kurmak için yeterli değildir.
HMK. M, 266'da Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller düzenlenmiştir. Buna göre
(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmü bulunmaktadır.
Somut olayda, etil alkol denatürasyon işlemi söz konusudur. Bu konuda çözüme ulaşmak için özel veya teknik bilgiye ihtiyaç vardır. Dava dışı taşıyıcı firma olan Saray Lojistik Ltd.Şti.'nin davalı Yılport'a 2 IBC(plastik tank) TBA ( tersiyer bütil alkol) teslim etmesi gerekirken, 1 IBC(plastik tank) TBA ( tersiyer bütil alkol) ve 1 IBC potasyum hidroksit (potas kostik) teslim ettiği iddiasından kaynaklı olayda taraflar arasında akdedildiği kabul edilen "etil alkol" denatürasyonu ve depolanmasına ilişkin protokol uyarınca denatürasyon işleminin yapılıp yapılmadığı, sözleşmenin 4. maddesi uyarınca gözetim şirketinin bulunmamasında sorumluluğun hangi tarafta olduğu, doğru ürün kullanılmamasında davalının bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında tercihen Yüksek Kimya Mühendisi bir bilirkişiden rapor alınarak, rapor sonucunda dosya kapsamındaki diğer delillerde değerlendirilerek bir değerlendime yapılmalıdır. Bu nedenlerle kararın kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 13/10/2022 tarih, 2022/187 Esas ve 2022/745 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. 26/09/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*